LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te zir kelimesini içeren 28 kelime bulundu...

bermal

  • Zirve, dağ tepesi. Dağın üstü, en yüksek yeri. (Farsça)

berz

  • Ziraat, ekim. (Farsça)

bezr

  • Ziraat, ekim. (Farsça)

cebe-puş / cebe-pûş

  • Zırh giyen. (Farsça)

cevşen / جوشن

  • Zırh.
  • Zırh.
  • Zırhlı giysi. (Farsça)

cevşen-puş / cevşen-pûş

  • Zırhlı, zırh giyen. (Farsça)

cibal-i şahika / cibâl-i şâhika

  • Zirvesi çok yüksek olan dağlar.

cinsi / cinsî

  • Zırh yapıcı.

çünki

  • Zira, şundan dolayı ki, şuna binaen ki, şu sebebden ki. (Farsça)

echel / اجهل

  • Zırcahil. (Arapça)

echelüminkaragöz / اجهل من قره گوز

  • Zırcahil. (Arapça - Türkçe)

ekerat

  • Ziraat ve imar için, sahiblerinin rençberlere verdikleri arazi.

hakl

  • Ziraate uygun yer.

mezraa

  • Ziraat olunacak, ekilecek tarla, yer, çiftlik.

müstel'im

  • Zırhlı, zırh giymiş kişi.

mütederri'

  • Zırh giyen, zırhlanan.

müvakere

  • Ziraat etmek, ekip biçmek.

müzarea şirketi / müzârea şirketi

  • Zirâat ortaklığı. Harman yapılan ürünleri yetiştirmek için, tarla yâni toprak birinden, çalışma, işçilik diğerinden olmak ve mahsûlü sözleşilen nisbette (miktârda) aralarında paylaşmak üzere, kurulan şirket.

şahika / şâhika / شَاهِقَه

  • Zirve.
  • Zirve, doruk.

tederru'

  • Zırhlanma. Zırh giyme.

tedri'

  • Zırh giydirme.

türrehe / ترهه

  • Zırva. (Arapça)

yave / yâve / یاوه

  • Zırva, saçma. (Farsça)

yavegu / yâvegû / یاوه گو

  • Zırvalayan, saçmalayan. (Farsça)

zered

  • Zırh.

zerrad

  • Zırh ören.

zırh / زره

  • Zırh. (Farsça)

zırhpuş / zırhpûş / زره پوش

  • Zırhlı. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın