LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te zeytin ifadesini içeren 19 kelime bulundu...

aker

  • Zeytinyağı tortusu.

dagbus

  • (Çoğulu: Dagabis) Küçük hıyar.
  • Sirkeyle ve zeytin yağıyla yenen bir ot.

hamye

  • İçine yağ ve zeytin konulan kap.

idare fitili

  • Eskiden geceleyin yatak odalarını aydınlatmak için zeytinyağı konmuş küçük bir tabağın içinde yakılan bir çeşit fitilin adıdır. Küçük petrol lâmbalarına da idâre denildiği için bunların fitillerine de bu ad verilir.

katt

  • Kuru yonca.
  • Koğuculuk etmek, yalan söylemek, dedikodu yapmak.
  • Zeytin yağını fesliğen ile kokutmak.

misvak / misvâk

  • Bir karış büyüklüğünde kesilmiş, dişleri temizlemek için kullanılan ve Erak denilen ağaçtan veya zeytin dalından yapılan ağaç fırça.

piyaz

  • Soğan. (Farsça)
  • Zeytinyağlı ve sirkeli fasulye haşlaması. (Farsça)

revgan-ı zeyt

  • Zeytinyağı.

selit

  • Kahredici, galebe edici.
  • Susam yağı.
  • Kötü sözlü şerli kimse. Ağzı bozuk.
  • Zeytinyağı.

temyiz

  • Bir şeyi diğerinden seçip tarif etmek, ayırmak. Seçmek. İyiyi kötüden ayırmak.
  • Yargıtay.
  • Gr: Belirsiz olan kelime ve sayıları belirli hale koymak. Meselâ: "İşrune dirhemen" (yirmi dirhem) ve "Retle zeyten" (Bir retl zeytin yağı) tâbirlerinde "dirhemen" ve "zeyten" gibi.
  • <

terbit

  • Zeytinyağı vermek.

usm

  • Zeytin ağacı.

utm

  • (Utüm) Yabani zeytin ağacı.

utme

  • İğde gibi zeytin biçimindeki meyve.

zenbuc

  • Yabani zeytin.

zeyt

  • Zeytinyağı. Yağ.
  • Zeytin yağı.

zeytun / zeytûn / زیتون

  • Zeytin.
  • Zeytin. (Arapça)

zeytuni / zeytunî

  • Zeytin renginde olan.

zeyyat

  • Zeytin ağacı.