LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te zarar veren ifadesini içeren 12 kelime bulundu...

asalak

  • Başka hayvan veya bitkilerin üstünde yaşayan ve onlara zarar veren hayvan veya bitki. Parazit.
  • Mc: Başkalarının sırtından geçinen kimse.

asib-resan

  • Zarar veren, musibete atan, belâya düşüren, felâkete sevkeden. (Farsça)

gammaz

  • Birisine iftira ederek zarar veren. Münafık, fitneci.
  • Adamın ayıplarını arayıp gizli şikâyet eden.
  • Tersane kethüdalarına mahsus altı çifte kayık.
  • "Gamz"dan. İftiracı, fitne koğucu. Birine iftira ederek zarar veren kimse.

kaza / kazâ

  • Zarar veren olay.

mevadd-ı muzırra

  • Zararlı maddeler. Zarar veren şeyler.

müdafaa

  • Bir hücuma ve zarar veren bir harekete karşı durmak. Def'etmek. Savmak.
  • Düşman hücumunu men'etmek.
  • Mahkemede: İddiacının dâvasını def' edecek bir surette bir iddia dermeyân etmek, beyânatta bulunmak.

muhill-i namus / muhill-i nâmus

  • Nâmusa zarar veren, nâmusa dokunan.

muzırrin / muzırrîn

  • Zararlar, zarar verenler.

tariz / târiz

  • Dokundurma, iğneleme; sözde bir yönü göstererek başka bir yönü kastetme sanatı, meselâ; insanlara zarar veren kimseye "İnsanların en hayırlısı onlara faydalı olandır." diyerek o kimsenin hayırlı biri olmadığını söylemek gibi.

zalim / zâlim

  • Zulm eden, müslümanlara ve İslâmiyet'e; eli ile, dili ile ve kalemi ile zarar veren, başkalarının hakkına tecâvüz eden.
  • Allahü teâlâya inanmayan kâfir.

zarr / zârr

  • Zarar veren, zararlı.

zelzele-i muzırra

  • Zarar veren sarsıntı, sallantı.