LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te zannet ifadesini içeren 17 kelime bulundu...

cehl-i mürekkeb

  • Câhil olduğu hâlde, câhilliğini bilmeyip, kendini âlim zannetmek.

halüsinasyon

  • Gerçekte olmayan bir şeyi varmış gibi görme, olmayan bir şeyi varmış zannetme ve işitme, hayal etme.

hamletmek

  • Yüklemek, zannetmek.

hass

  • Zannetmek.
  • Silkmek.
  • Davarı kaşağılamak.
  • Közün üstünde birşey pişirmek.
  • Katletmek, öldürmek.

hayle

  • Zannetmek, sanmak.

ihsas

  • Hissetmek. Hissettirmek. Açık anlatmadan kapalıca bahsetmek.
  • Bulmak. Görmek. Bilmek. Zannetmek. İdrak etmek. Duyurmak.

imkan-ı vehmi / imkân-ı vehmî

  • Vehimle bir şeyi mümkün görmek, zannetmek.

mültebis

  • İltibas etmiş, birini öteki zannetmiş, karıştırmış olan.
  • Karışık, şüpheli ve benzer olan.

pindar

  • Sanma, zannetme.
  • Böbürlenme.

su-i zan

  • Kötü zanna sahib olma, başkasının hareketini kötü zannetme.

teferrüs

  • Ferasetle bir şeyi kestirmek. Bir şeyi dikkat ve teemmül ederek isabetli olarak idrak etmek, anlamak.
  • Zannetmek.

teşbih

  • Benzetmek, benzetiş. Bir nitelikte saymak ve zannetmek.

tevehhüm

  • Evhamlanmak. Az tehlike ihtimâli olsa çok korkmak. Yok olanı var zannetmekle ye'se ve korkuya düşmek.
  • Kuruntuya kapılma, sanma, zannetme.

tevehhüm-ü ebediyet / تَوَهُّمِ اَبَدِيَتْ

  • Ebedî yaşayacağını zannetme.

tevehhüm-ü zarar

  • Zarar zannetmek.

zan

  • Zannetme, sanma.

zann / ظن

  • Şüphe. Zannetmek, samak. Sezme.
  • Zan, sanı. (Arapça)
  • Zannedilmek: Sanılmak. (Arapça)
  • Zannetmek: Sanmak. (Arapça)