LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te yetkili ifadesini içeren 14 kelime bulundu...

defterdar / defterdâr / دفتردار

  • İldeki en üst düzey maliye yetkilisi. (Arapça - Farsça)
  • Maliye bakanı. (Arapça - Farsça)

ehil

  • Yetkili, yetkin, ehliyetli.

erbab-ı hall-u akd / erbâb-ı hall-u akd

  • Halife seçmeye yetkili olan kişiler. Medine halkının ileri gelenleri.

evliya / evliyâ / اوليا

  • Velîler. (Arapça)
  • Önderler. (Arapça)
  • Yetkililer. (Arapça)

hakem

  • Bir işte karar vermeye yetkili kişi.

hıdane / hıdâne

  • Çocuğu kucağa almak, besleyip büyütmek üzere yanında bulundurmak. İslâm nikâhının bozulmasından sonra (ayrılıkta), çocuğu, selâhiyetli (yetkili) olan kimsenin yâni başkası ile evli olmayan annenin belirli bir yaşa gelinceye (oğlan çocuğu yedi, kız ye tişkin oluncaya) kadar yanında alıkoyması ve terb

istinabe / istinâbe / اِسْتِنَابَه

  • Duruşmada yasal gerekçelerle bulunamayan zanlının, ilgili mahkemece, yasal prosedürün yerine getirilmesi için zanlıya en yakın bölgedeki bir mahkeme veya kişileri yetkili kılması.
  • Başka bir mahkemenin muâmeleye yetkili kılınması.

murahhas

  • Devlet veya bir teşekkül adına yetkili olarak bir yere gönderilen kişi.

sahib-i salahiyet / sahib-i salâhiyet

  • Yetki sahibi, yetkili.

salahiyet / salâhiyet / صَلَاحِيَتْ

  • Yetkili olma.

salahiyetdar / salâhiyetdâr / صلاحيت دار

  • Yetkili.
  • Yetkili. (Arapça - Farsça)

salahiyetli / salâhiyetli

  • Yetkili.

salahiyettar / salâhiyettar

  • Yetkili.

şeyhülislam / şeyhülislâm

  • İslâm devletinde en yüksek dînî yetkili. Dînî işlerde zamânın en yetkili ve söz sâhibi âlimi.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın