LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te yemin etmek ifadesini içeren 17 kelime bulundu...

aliyye / âliyye

  • Âlete mensup. Âletle alâkalı.
  • (Çoğulu: Alâyâ) Yemin etmek.

azime

  • (Çoğulu: Azâim) Büyük iş, fevkalâde ve çok mühim iş.
  • Tılsım, efsun, sihir.
  • Sebat. Verilmiş olan kararda kat'ilik.
  • Kasdetmek, yemin etmek.

belka'

  • Tenha çöl. Harap ve boş yer.
  • Yazı.
  • Yalan yere yemin etmek.
  • Su, süt gibi boğaz ıslatan şeyler.
  • Bir hurma cinsi.

bülkut

  • (Çoğulu: Belâki) Bir hurma cinsi.
  • Ot ve su olmayan harap ve boş yer.
  • Yalan yere yemin etmek.

elve

  • Yemin etmek, kasem.

gamus yemini / gamûs yemîni

  • Geçmişteki bir hâdise için, bile bile yalan söyleyerek, yemîn etmek.

half

  • Yemin etmek. Andiçmek. Kasem etmek.
  • Yemin etmek.

half etmek

  • Yemin etmek.

halif

  • Yemin etmek.

ihlaf

  • Yemin vermek. Yemin etmek.
  • Yok etmek. Telef etmek.

ila / îlâ

  • Yemin etmek.
  • Erkeğin, bir müddet karısına yaklaşmaması. için yemin etmesi.
  • Sıkıntı ve derde uğrama.

nefl

  • Sevab için yapılan ibâdet. Emredilmemiş, farz veya vâcib olmadan yapılan ibadet. Nâfile.
  • Birisine ganimet malı veya atiyye, ihsan vermek.
  • Yemin etmek.

tahılle

  • Gerçek yere yemin etmek.
  • Yeminden kurtulmak için verilen keffaret.

tahlil

  • (Hall. den) Sirkeleştirme. Ekşitme.
  • Dişlerini hilâllamak. Gerçek yere yemin etmek.
  • Açmak.

teelli

  • Yemin etmek.

yemin-i gamus / yemîn-i gâmûs

  • Günâha ve Cehennem'e sokan yemin. Geçmişteki bir şey için, bile bile yalan söyleyerek, yemin etmek.

yemin-i lağv / yemîn-i lağv

  • Boş yere yemîn. Geçmiş bir şey için zan ile yanlış yemîn etmek. Bunda günah ve keffâret yoktur.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın