LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te yardım etmek ifadesini içeren 29 kelime bulundu...

delalet

  • Delil olmak. Yol göstermek. Kılavuzluk. Doğru yolu bulmakta insanlara yardım etmek.
  • İşaret.

halbe

  • (Çoğulu: Halâbib) Bir yarış yapmak veya bir şeye yardım etmek için toplanan atlılar grubu.

hılf

  • Birbirine yardım etmek.
  • Ahdetmek.

i'da'

  • Düşman etmek.
  • Sıçratmak.
  • Geri getirmek.
  • Muavenet etmek, yardım etmek.

icaret

  • İcâr, ücret. Kiraya vermek.
  • Kurtarmak, yardım etmek.

ida'

  • Fasid olmak. Bozulmak.
  • Helâk olmak.
  • Yardım etmek.

ifza'

  • Medet etmek, yardım etmek.
  • Korkutmak.

igase / igâse

  • İmdada yetişmek, yardım etmek.
  • İmdada yetişmek, yardım etmek.

ihmal

  • Bir şeyi yüklemesi için yardım etmek. Yükletilmek.

imdat etmek

  • Yardım etmek.

intisar

  • Yardım etmek.
  • Hakkını tamamen almak.
  • Öc ve intikam almak.

is'ad

  • Mes'ud etmek. Mübarek eylemek. İâne, yardım etmek.

med

  • Uzatma, çekme. Yayma ve döşeme.
  • Çoğaltmak.
  • Bir şeye dikkatlice bakmak.
  • Nihayet, son.
  • Sönmek. Bir şeyi söndürmek.
  • Yardım etmek, mühlet vermek.
  • Yâr ve yâver olmak.
  • Tarlaya fışkı ve gübre dökmek.
  • Sel suyu.

muavenet / معاونت

  • Yardım. (Arapça)
  • Muavenet etmek: Yardım etmek. (Arapça)

muavenet etmek / muâvenet etmek

  • Yardım etmek.

mükanefe / mükânefe

  • Yardım etmek, muavenet.

müsbet hareket

  • Yapmak, yol göstermek, yardım etmek gibi olumlu ve yapıcı hareket, davranış.

müsbet hizmet

  • Yol göstermek, yardım etmek gibi olumlu ve yapıcı hizmet.

müstemidd

  • Yardım etmek isteyen.

müvazere

  • Yardım etmek, muâvenet.

muzaheret

  • Birbirine yardım etmek.
  • Arka olma, destek olma.

müzaheret

  • (Zahr. dan) Arkadan yardım etmek, korumak.

refd

  • Atâ etmek, hediye vermek.
  • Yardım etmek.
  • Büyük kadeh.

sıla-i rahm

  • Akrabâyı, yâni ana, baba, dede, çocuklar ve torunları; süt ve evlilik yoluyla olan yakınları ziyâret etmek, gözetmek ve onlara yardım etmek.

tadafür

  • Bir yere toplanmak.
  • Yardım etmek, muâvenet etmek.

tegavün

  • Cem'olmak, toplanmak.
  • Kötü işe yardım etmek, şer işe muâvin olmak.

terafuk / terâfuk / ترافق

  • Yardımlaşma. (Arapça)
  • Terâfuk etmek: Birbirine yardım etmek. (Arapça)

tezahür

  • Meydana çıkma, belirme, görünme. Gösteriş.
  • Birbirini korumak, birbirine arka olmak.
  • Arkalaşmak; yâni birbirine yardım etmek.
  • Avretine zıhar etmek, yani zevcesinin arkasını validesinin arkasına teşbih ederek "zuhruki kezuhri ümmî" demek.

vizare

  • Yardım etmek.
  • Kuvvet vermek.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR