LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te yaratan ifadesini içeren 208 kelime bulundu...

aferidgar / âferîdgâr / آفریدگار

  • Yaratan, Tanrı. (Farsça)

aferin / âferîn / آفرین

  • Beğenmek, alkış, yaşa, varol. (Farsça)
  • Yaratan, yaratıcı. (Farsça)
  • Yaratan. (Farsça)

ahsen-ül halıkin / ahsen-ül hâlıkîn

  • Hâlıkıyyet mertebelerinin en güzel ve en münteha mertebesinde olan bir Hâlık-ı Zülcelal. Her şeyi herşeyle münasebetine lâyık bir tarzda güzel yaratan Hâlık. (C.C.)

ahsenü'l-halıkin / ahsenü'l-hâlıkîn

  • Herşeyi en güzel bir tarzda ve şekilde yaratan Allah.

allah

  • Bütün varlıkları yaratan Halıkımızın has ismi.

arz ve semavat san'atkarı / arz ve semâvât san'atkârı

  • Dünyayı ve gökleri mükemmel bir san'atla yaratan Allah.

asar-ı sani / âsâr-ı sâni

  • Herşeyi mükemmel ve san'atlı bir şekilde yaratan Allah'ın eserleri.

avn-i hak

  • Varlığı zorunlu ve gerçek olan, her şeyi hakkıyla yaratan ve her hakkın sahibi olan Allah'ın yardımı.

azamet-i sani / azamet-i sâni

  • Herşeyi san'atlı ve mükemmel bir şekilde yaratan Allah'ın yüceliği, büyüklüğü.

azamet-i sanii / azamet-i sânii

  • Her şeyi san'atlı olarak yaratan Allah'ın büyüklüğü.

azrail

  • Ölüm meleği. Dört büyük melekten biridir, ölenlerin ruhlarını almak görevi vardır. Diğer bir ismi de "melek-ül mevt: Ölüm meleği"dir. Yeryüzünde hayatın var olması, insanın yaratılışı tesadüfle açıklanamıyacağı gibi, ölüm de tesadüfle açıklanamaz. Hayatı yaratan ölümü de yaratmıştır. Hayat gibi ölüm

badi

  • Sebeb. İllet. Mûcib. Vesile.
  • Zâhir ve âşikâr olan.
  • Halkeden. Hâlık. Yaratan.

bais / bâis

  • (Ba's. dan) Gönderen. Sebeb olan. İcab ettiren.
  • Yeniden yaratan. Ölüleri tekrar dirilten.
  • Peygamber gönderen (Allah C.C.)
  • Sebep olan, gerektiren.
  • Gönderen.
  • Yeniden yaratan.

bari / bâri / bârî

  • Varlıklara biçim verip şekillendiren ve onları mükemmel bir surette yaratan Allah.
  • Düzgün ve güzel yaratan Allah.

bari'

  • Bir kalıptan döker gibi, düzgün, tertipli ve güzel yaratan. Aza ve cihâzatları birbirine mütenasip ve kâinattaki umumî nizama ve gayelere uygun ve münasebettar olarak halkeden Cenâb-ı Hak (C.C.)

bari' teala ve tekaddes / bâri' teâlâ ve tekaddes

  • Varlıklara biçim verip şekillendiren, onları mükemmel bir surette yaratan, yüce ve her türlü eksiklikten uzak Allah.

bari-i teala / bâri-i teâlâ

  • Varlıklara biçim verip şekillendiren, onları mükemmel bir şekilde yaratan ve her türlü kusur ve eksiklikten uzak ve yüce olan Allah.

batın / bâtın

  • Bütün varlıkların içini yaratan ve dahiline hükmeden Allah.
  • Bütün varlıkların iç yüzünü ve özellikle canlıların içlerini mükemmel bir fabrikanın harika makineleri gibi yaratan ve işleten Allah.

bedi' / bedî' / بَد۪يعْ

  • Allahü teâlânın esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Daha önce benzeri olmayan, görülmemiş, işitilmemiş, bilinmeyen şeyleri yoktan var eden, yaratan.
  • Benzersiz olan ve öyle yaratan (Allah).

berahin-i sani / berahin-i sâni

  • Herşeyi mükemmel ve san'atlı bir şekilde yaratan Allah'ın varlığının delilleri.

cenab-ı hakim-i rahim / cenâb-ı hakîm-i rahîm

  • Her şeyi hikmetle ve yerli yerinde yaratan, yarattıklarına sonsuz şefkat gösteren Allah.

cenab-ı halık-ı rahim / cenâb-ı hâlık-ı rahîm

  • Herbir şeyi sonsuz şefkat ve merhametle yaratan, sonsuz şan ve şeref sahibi olan Allah.

cenab-ı hallak-ı alem / cenâb-ı hallâk-ı âlem

  • Âlemin yaratıcısı olan, çokça ve sürekli olarak yaratan Allah.

cihanaferin / cihânâferîn / جهان آفرین

  • Dünyayı yaratan, Tanrı. (Farsça)

cilve-i kudret-i fatır / cilve-i kudret-i fâtır

  • Benzersiz şeyler yaratan Allah'ın kudretinin cilvesi, yansıması.

delil-i sani / delil-i sâni

  • Herşeyi mükemmel bir san'atla yaratan Allah'ın delili.

elhamdü lillahi ala rahmaniyyetihi ve ala hakimiyyetihi / elhamdü lillâhi alâ rahmâniyyetihî ve alâ hakîmiyyetihî

  • Hamd ve şükür sonsuz merhamet sahibi ve herşeyi hikmetle, bir gaye ve maksatla yaratan Allah'a aittir.

emr-i halık / emr-i hâlık

  • Herşeyi yaratan Allah'ın emri.

errezzak

  • Bütün rızıkları ve faydalanacak şeyleri yaratan ve ihsan eden Allah (C.C.)

esma-i fatır / esmâ-i fâtır

  • Herşeyi yoktan ve harika üstün sanatıyla yaratan Allah'ın isimleri.

fa'al-i hallak / fa'âl-i hallâk

  • Herşeyi devamlı olarak yaratan, dilediğini dilediği gibi yapan Allah.

falık / fâlık

  • Çatlatan. Açan. Büyümesi için tohumu açan, yaratan. (Allah C.C.)

fatır / fâtır

  • Yaratan, yaratıcı.
  • Benzeri bulunmayan şeyi harika üstün sanatıyla yaratan Allah.
  • Benzeri bulunmayan şeyi yaratan. Hârika üstün san'atiyle yaratan. Halkedici Allah (C.C.)
  • Benzeri bulunmayan eserleri yaratan Allah.

fatır-ı akdes / fâtır-ı akdes

  • Varlıkları hiç yoktan benzersiz olarak yaratan ve bütün noksanlıklardan yüce olan Allah.

fatır-ı alim / fâtır-ı alîm

  • Herşeyi bilen ve harika üstün san'atıyla yaratan, sonsuz ilim sahibi Allah.

fatır-ı bimisal / fâtır-ı bîmisal

  • Benzersiz şeyleri hârika ve üstün sanatıyla yaratan Allah.

fatır-ı hakim / fâtır-ı hâkîm

  • Her şeyi hikmetle ve benzersiz olarak yaratan Allah.

fatır-ı hakim-i zülcelal / fâtır-ı hakîm-i zülcelâl

  • Sonsuz haşmet ve yücelik sahibi olan ve her şeyi bir gaye ve faydaya yönelik olarak, tam yerli yerinde benzersiz yaratan Allah.

fatır-ı hakim-i zülcemal / fâtır-ı hakîm-i zülcemâl

  • Sonsuz güzellik sahibi, herşeyi hikmetle ve harika üstün sanatıyla yaratan Allah.

fatır-ı kerim / fâtır-ı kerîm

  • Sonsuz cömertlik ve ikram sahibi olan ve herşeyi hârika, eşsiz sanatıyla yaratan Allah.

fatır-ı kerim-i zülcemal / fâtır-ı kerîm-i zülcemâl

  • Sonsuz güzellik, lütuf ve cömertlik sahibi ve herşeyi hârika üstün sanatıyla yaratan Allah.

fatır-ı rahim / fâtır-ı rahîm

  • Rahmeti herşeyi kuşatan ve benzersiz şeyleri üstün sanatıyla yaratan Allah.

fatır-ı rahman / fâtır-ı rahmân

  • Rahmet ve şefkati sınırsız olan ve herşeyi yoktan yaratan Allah.

fatır-ı zülcelal / fâtır-ı zülcelâl

  • Sonsuz haşmet sahibi olan ve herşeyi benzersiz üstün sanatıyla yaratan Allah.

fatır-ı zülcemal / fâtır-ı zülcemâl

  • Sonsuz güzellik sahibi ve herşeyi benzersiz yaratan Allah.

fatır-üs semavat / fâtır-üs semâvât

  • Gökleri yaratan, Allah.

hak

  • Herşeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah.

hak teala / hak teâlâ

  • Herşeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan yüce Allah.

hak teala ve tekaddes hazretleri / hak teâlâ ve tekaddes hazretleri

  • Varlığı gerçek olan, her şeyi hakkıyla yaratan ve her hakkın sahibi olan ve her türlü kusur ve noksanlıktan sonsuz derece uzak olan yüce Allah.

hakem

  • Her şey hakkında küllî ve genel hükmü veren ve her şeyi küllî hükme göre adalet ve denge ile yaratan Allah.

hakim-i bimisal / hâkim-i bîmisâl

  • Hikmet sahibi; herşeyi hikmetle, belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve yerli yerinde yaratan ve eşi, benzeri olmayan Allah.

hakim-i hakem-i hakim-i zülcelali ve'l-cemal / hâkim-i hakem-i hakîm-i zülcelâli ve'l-cemâl

  • Herşeyin hâkimi, her varlığın küllî hükmünü veren, her şeyi hikmetle ve yerli yerinde yaratan, sonsuz büyüklük ve güzellik sahibi.

hakim-i kerim / hakîm-i kerîm

  • Herşeyi hikmetle belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratan ve sonsuz cömertlik ve ikram sahibi Allah.

hakim-i mutlak / hâkim-i mutlak

  • Herşeyi belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratan sınırsız hikmet sahibi Allah.

hakim-i zülcemal / hakîm-i zülcemâl

  • Sonsuz güzellik sahibi ve herşeyi hikmetle yaratan Allah.

halık / hâlık / خالق

  • Yoktan yaratan. Yaratıcı. Allah (C.C.)
  • Yaratıcı, herşeyi yaratan Allah.
  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her şeyi taktîr ve tâyin eden, yaratan.
  • Yaratan, yaratıcı. (Allah'ın isimlerinden)
  • Yaratan, Tanrı. (Arapça)

halik / hâlik / خالق

  • Tanrı. (Arapça)
  • Yaratan. (Arapça)

halık-ı adl u hakim / hâlık-ı adl u hakîm

  • Herşeyi adaletle ve hikmetle yaratan Allah.

halık-ı arz ve semavat / hâlık-ı arz ve semâvât

  • Gökleri ve yeri yaratan Allah.

halık-ı azam / hâlık-ı âzam

  • Her şeyi yaratan yüce Allah.

halık-ı ferd / hâlık-ı ferd

  • Bir ve benzersiz olan, herşeyi yaratan Allah.

halık-ı hakim / hâlık-ı hakîm

  • Her şeyi hikmetle yaratan Allah.

halık-ı hakim-i alim / hâlık-ı hakîm-i alîm

  • Her şeyi hakkıyla bilen, ilmi herşeyi kuşatan ve yarattığı herşeyi hikmetle, belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratan Allah.

halık-ı hakim-i rahim / hâlık-ı hakîm-i rahîm

  • Her şeyin yaratıcısı olan, her şeyi hikmetle yaratan ve herbir şeye özel rahmet ve merhamet tecellîsi olan Allah.

halık-ı hayat / hâlık-ı hayat

  • Hayatı yoktan yaratan Allah.

halık-ı hayır / hâlık-ı hayır

  • İyilik yaratanı.

halık-ı kadim-i kadir / hâlık-ı kadîm-i kadîr

  • Sonsuz cömertlik ve ikram sahibi olan, varlığının başlangıcı olmayan, her şeyi yaratan Allah.

halık-ı kainat / hâlık-ı kâinat

  • Evreni ve bütün varlıkları yaratan Allah.

halık-ı kerim / hâlık-ı kerîm

  • İkramı bol ve her şeyi yaratan Allah.

halık-ı kerim ve rahim / hâlık-ı kerîm ve rahîm

  • Sonsuz cömertlik ve merhamet sahibi ve her şeyi yaratan Allah.

halık-ı küll / hâlık-ı küll

  • Herşeyi yaratan Allah.

halık-ı lemyezel / hâlık-ı lemyezel

  • Ezelî, ebedî olan ve her şeyi yaratan Allah.

halık-ı mevt ve hayat / hâlık-ı mevt ve hayat

  • Hayatı ve ölümü yaratan Allah.

halık-ı rahim / hâlık-ı rahîm

  • Rahmeti herşeyi kuşatan, her bir varlığa ayrı ayrı şefkatini gösteren ve herşeyi yaratan Allah.

halik-ı rahim / hâlik-ı rahîm

  • Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi ve herşeyi yaratan Allah.

halık-ı rahim ve hakim / hâlık-ı rahîm ve hakîm

  • Sonsuz merhamet sahibi olan ve herşeyi hikmetle yaratan Allah.

halık-ı semavat / hâlık-ı semâvat

  • Gökleri yaratan Allah.

halık-ı şer / hâlık-ı şer

  • Kötülük yaratanı.

halık-ı teala / hâlık-ı teâlâ

  • Herşeyi yaratan, yüce yaratıcı Allah.

halık-ı zülcelal / hâlık-ı zülcelâl

  • Sonsuz büyüklük, haşmet sahibi olan ve herşeyi yaratan Allah.

halık-ı zülkemal / hâlık-ı zülkemâl

  • Sonsuz mükemmellik sahibi olan ve herşeyi yoktan yaratan Allah.

halıki / hâlıkî

  • Her şeyi yaratan Allah'ım.

halk eden

  • Yaratan.

hallak / hallâk

  • Yaratan, her şeyi halkeden, Kadir-i Zülcelal, Allah Teala Hazretleri (C.C.)
  • Çokça ve sürekli olarak yaratan Allah.
  • Yaratan, her şeyi yoktan vâr eden Allahü teâlâ.
  • Yaratan.

hallak-ı alim / hallâk-ı alîm

  • Küçük büyük, gizli açık, geçmiş ve gelecek her şeyi hakkıyla bilen ve kâinatta her şeyi yaratan Allah.

hallak-ı azim / hallâk-ı azîm

  • Çoklukla ve sürekli olarak yaratan büyük, yüce Allah.

hallak-ı baki / hallâk-ı bâkî

  • Hiçbir zaman yok olmayan, varlığı kalıcı ve devamlı olan, her şeyi sürekli olarak çokça yaratan Allah.

hallak-ı hakim / hallâk-ı hakîm

  • Herşeyi hikmetle, belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratan Yaratıcı.

hallak-ı kainat / hallâk-ı kâinat

  • Kâinatı ve içindeki herşeyi yaratan Allah.

hallak-ı kerim / hallâk-ı kerîm

  • Sonsuz cömertlik ve ikram sahibi olan; çokça ve sürekli olarak yaratan Allah.

hallak-ı lemyezel / hallâk-ı lemyezel

  • Varlığı asla son bulmayan ve herşeyi sürekli olarak çokça yaratan Allah.

hazret-i hak

  • Herşeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah.

hidayet-i hak

  • Herşeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah'ın doğru yola iletmesi.

hüve'z-zahir / hüve'z-zâhir

  • O Zâhirdir; her şeyin dış yüzlerini çeşitli cihaz ve ürünlerle donatıp ve ince nakışlarla süsleyerek mükemmel ve güzel yaratan ve her şeyde varlık ve birliğinin işaretleri açıkça görünen, Allah'tır.

hz. hak

  • Her şeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah.

ibda-ı semavat ve arz eden / ibdâ-ı semavat ve arz eden

  • Gökleri ve yeri eşsiz, benzersiz ve mükemmel yaratan.

icad eden

  • Yaratan, var eden.

ilan-ı sani / ilân-ı sâni

  • Herşeyi san'atlı bir şekilde yaratan Allah'ı ilân.

inayet-i bari / inâyet-i bâri

  • Varlıklardaki organ ve donanımı gayelere uygun yaratan Allah'ın ihsanı, yardımı.

inayet-i hak / inâyet-i hak

  • Herşeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah'ın yardımı.

isbat-ı sani-i vahid ve nübüvvet ve haşir ve adalet / isbat-ı sâni-i vahid ve nübüvvet ve haşir ve adalet

  • Herşeyi en mükemmel san'atla yaratan Allah'ın birliğinin, peygamberliğin, âhiret ve Mahkeme-i Kübrânın, adalet ve kulluğun ispatı.

ism-i bedi' ve hakim / ism-i bedî' ve hakîm

  • Allah'ın örneksiz olarak, eşsiz bir şekilde yaratan, ismi ile her işini hikmetle yapan mânâsındaki ismi.

ism-i hakim / ism-i hakîm

  • Her şeyi hikmetle, belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratan mânâsında Allah'ın Hakîm ismi.

ism-i nur

  • Bütün varlığı aydınlatan, bütün nurlar kendi nurunun zayıf bir gölgesi olan ve her çeşit nuru yaratan anlamına gelen Allah'ın Nur ismi.

istidlal / istidlâl

  • Delîl getirme. Akıl ile, düşünerek, inceleyerek eseri (yapılan işi) görerek yapanı; yaratılmışları görerek yaratanı anlamak.

izn-i bari / izn-i bâri

  • Varlıklara biçim verip şekillendiren ve onları mükemmel bir surette yaratan Allah'ın izni.

izn-i hak

  • Herşeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah'ın izni.

izn-i rabbani / izn-i rabbânî

  • Her bir varlığı yaratan ve her türlü ihtiyacını karşılayan Allah'ın izni.

kadir-i hakim / kadîr-i hakîm

  • Herşeyi hikmetle yaratan sonsuz kudret sahibi Allah.

kainatın sanii / kâinatın sânii

  • Kâinatı, evreni ve içindeki herşeyi sanatla yaratan Allah.

kasıd

  • Sonsuz ilim, irade ve ihtiyarıyla her şeyi bir gaye için yaratan Allah.

katib-i zülkemal / kâtib-i zülkemâl

  • Bütün varlıkları bir kitap yazar gibi, mükemmel ve kusursuz bir şekilde yaratan Allah.

kuddus / kuddûs

  • "Temiz olan ve temizlikleri yaratan" mânâsında ilâhî isim.

kudret-i halık / kudret-i hâlık

  • Herşeyi yaratan Allah'ın kudreti.

kudret-i sani / kudret-i sâni

  • Herşeyi san'atla yaratan; güç, kuvvet, iktidar sahibi Allah.

lutf-u hak / lûtf-u hak

  • Herşeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah'ın ihsanı, yardımı.

lütuf ve inayet-i bari / lütuf ve inâyet-i bâri

  • Varlıklara biçim verip şekillendiren ve onları mükemmel bir şekilde yaratan Allah'ın lütuf ve yardımı.

mahluk / mahlûk

  • Yaratılmış; yoktan vâr edilmiş. Rabbimiz cism değildir, zamânı, mekânı yok. Maddeye hulûl eylemez, böyle olmalı îmân. Mahlûka muhtaç değildir, ortağı benzeri yok, Her şeyi O'dur yaratan hem de varlıkta tutan.

marifet-i sani / mârifet-i sâni

  • Herşeyi sanatlı bir şekilde yaratan Allah'ı tanıma ve bilme.

misak-ı ezeliye / misâk-ı ezeliye

  • Ezelde gerçekleşen sözleşme; bütün ruhların kendilerini yaratan Allah'a iman ve emirlerini yerine getireceklerine dair yaptıkları yemin.

mücemmil

  • Güzel yaratan. Güzelleştiren. (Esmâ-i İlâhiyedendir)
  • Herşeyi en güzel şekilde yaratan Allah.
  • Güzelleştiren, güzel yaratan, Allah.

mucid / mûcid

  • İcad eden, yaratan.
  • İcat eden, yeni bir şey meydana getiren, fikir ve mânâ yaratan.
  • Yeni bir şey icad eden, meydana getiren, bulan.
  • Yaratan. Yoktan var eden.
  • Îcâd eden, yoktan vâr eden, yaratan mânâsına Allahü teâlânın isimlerinden.

mucid-i hakim / mucid-i hakîm

  • Herşeyi hikmetle yaratan, var eden Allah.

müdebbir-i hakim / müdebbir-i hakîm

  • Herşeyi hikmetle yaratan ve herşeyi idare eden Allah.

muhdis

  • Bütün varlıkları yok iken var eden, meydana getiren, yaratan Allah.

mukaddir

  • Herşeyi tam bir ölçü ile takdir edip yaratan Allah.

mükevvin

  • Yaratan, yapan (Allah C.C.). Tekvin eden.

mukit / mukît

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (ism-i şerîflerinden). Beden için görünen kuvvet, rûh için mânevî kuvvet yaratan, her şeye kuvvet veren.

mümit / mümît

  • Ölümü yaratan, ölümü veren, imâte eden. Helâk eden.
  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Ölümü yaratan, ruh bulunan cisimden rûhu alan, öldüren.
  • Ölümü yaratan, diriltip can verdiği varlıkları vakti gelince öldüren Allah.

mün'im-i hakiki / mün'im-i hakikî

  • Bütün nimetleri yaratan ve veren Allah (C.C.)

münkir-i sani / münkir-i sâni

  • Kâinatı san'atla yaratan Cenâb-ı Hakkı inkâr eden.

müsebbib-i hakiki / müsebbib-i hakîkî

  • Bütün sebepleri yaratan Allahü teâlâ.

nakkaş-ı ezeli / nakkâş-ı ezelî

  • Başlangıcı ve sonu olmayıp zamanla sınırlı olmayan ve bütün varlıkları bir nakış halinde yaratan Allah.

nakkaş-ı hakim / nakkaş-ı hakîm

  • Varlıkları sanatlı nakışlarla donatan ve her şeyi hikmetle, yerli yerinde yaratan Allah.

nakkaş-ı zülcelal / nakkâş-ı zülcelâl

  • Herşeyi nakışlı ve süslü bir şekilde yaratan, sonsuz haşmet ve yücelik sahibi Allah.

nukuş-u hikmet

  • Her şeyi bir sebebe, gayeye, faydaya binaen yaratan Allah'ın san'atlı nakışları.

nur ism-i azimi / nur ism-i azîmi

  • Bütün varlığı aydınlatan, bütün nurlar kendi nurunun zayıf bir gölgesi olan ve her çeşit nuru yaratan anlamında Allah'ın büyük ismi.

nur ism-i celili / nur ism-i celîli

  • Bütün varlığı aydınlatan, bütün nurlar kendi nurunun zayıf bir gölgesi olan ve her çeşit nuru yaratan anlamında Allah'ın yüce ismi.

rabb-i hakim / rabb-i hakîm

  • Herşeyi hikmetle belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratan ve herbir varlığın her türlü ihtiyacını karşılayıp idare eden Allah.

rabb-i muhtar-ı hakim / rabb-i muhtar-ı hakîm

  • Herbir varlığın her türlü ihtiyacını karşılayan, dilediğini dilediği gibi yapan, herşeyi belirli maksat ve faydalara uygun ve tam yerli yerinde yaratan Allah.

razık-ı hakiki

  • Hakiki rızık veren. Hiç bir vasıtaya ihtiyacı olmadan en güzel nimetleri yaratan ve bütün rızıkları ancak kendisi veren Allah (C.C.)

rıza-yı bari / rıza-yı bârî / rızâ-yı bâri / رِضَايِ بَار۪ي

  • Varlıklara biçim verip şekillendiren ve onları mükemmel bir surette yaratan Allah'ın rızası.
  • Herşeyi uygun ve düzgün yaratan Allahın rızâsı.

rububiyet-i sani

  • Herşeyi mükemmel ve san'atlı bir şekilde yaratan Allah'ın bütün mahlûkatı besleyip terbiye etmesi, idaresi ve egemenliği altında bulundurması.

sabur / sabûr

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her şeyi vakti gelince ve belli miktarı ile yaratan, bu hususta acele etmeyen, kendisine şirk (ortak) koşan ve başka günâhları işleyerek isyân edenleri cezâlandırmaya kâdir (gücü yetici) iken, cezâ vermekte acele etmeyen.

şafi-i hakim-i zülcelal / şâfî-i hakîm-i zülcelâl

  • Hastalara şifa veren, her şeyi hikmetle, belli bir gaye ile yaratan ve sonsuz haşmet sahibi olan Allah.

san'atkar / san'atkâr

  • Herşeyi san'atlı ve mükemmel bir şekilde yaratan Allah.

san'atkar-ı zülcelal / san'atkâr-ı zülcelâl

  • Sonsuz haşmet ve görkem sahibi olan ve her şeyi san'atlı bir şekilde yaratan Allah.

san'atkar-ı zülcemal / san'atkâr-ı zülcemâl

  • Sonsuz güzellik sahibi olan ve herşeyi san'atlı bir şekilde yaratan Allah.

sani / sâni

  • Herşeyi sanatlı yaratan Allah.

sani' / sâni' / صَانِعْ

  • (Sun'. dan) Sanatkârca yapan. Yaratan. San'at eseri olarak meydana getiren. İşleyen, yapan. (Allah)
  • Sanatkârca yapan, yaratan, sanat eseri olarak meydana getiren. (Allah)
  • Herşeyi mükemmel bir san'atla yaratan Allah.
  • San'atla yaratan (Allah).

sani'-i hakiki / sani'-i hakikî

  • Doğrudan doğruya, hiç bir şeye muhtaç olmadan her şeyin aslını, esasını ve teferruatını yapan, yaratan. Allah (C.C.).

sani-i adl / sâni-i adl

  • Herşeyi sanatlı bir şekilde yaratan ve sonsuz adâlet sahibi olan Allah.

sani-i alem / sâni-i âlem

  • Bütün varlık âlemini san'atlı bir şekilde yaratan Allah.

sani-i alim / sâni-i alîm

  • Sonsuz ilim sahibi olan ve herşeyi san'atla yaratan Allah.

sani-i alim-i zülcemal / sâni-i alîm-i zülcemâl

  • Sonsuz güzellik sahibi olan ve sonsuz ilmiyle herşeyi san'atlı bir şekilde yaratan Allah.

sani-i basir / sâni-i basîr

  • Herşeyi gören ve sanatla yaratan Allah.

sani-i bizeval / sâni-i bîzevâl

  • Sonu olmayan, her şeyi san'atla yaratan Allah.

sani-i ebedi / sâni-i ebedî

  • Varlığının sonu olmayan ve herşeyi mükemmel bir san'atla yaratan Allah.

sani-i ehad / sâni-i ehad

  • Zâtı bir olan ve herşeyi san'atlı bir şekilde yaratan Allah.

sani-i ezeli / sâni-i ezelî

  • Varlığının başlangıcı olmayan ve herşeyi san'atlı ve mükemmel bir şekilde yaratan Allah.

sani-i fail / sâni-i fâil

  • Her şeyi san'atla yaratan ve bütün fiillerin sahibi olan Allah.

sani-i hakem-i hakim / sâni-i hakem-i hakîm

  • Her bir varlığın bütün keyfiyetleri hakkında genel hüküm veren ve o hükme göre sebepleri ve eşyayı hikmetle sevk edip san'atla yaratan Allah.

sani-i hakim-i müdebbir / sâni-i hakîm-i müdebbir

  • Her şeyi san'atlı olarak belli gaye ve hikmet doğrultusunda yaratan ve idare eden Allah.

sani-i hakim-i zülcelal / sâni-i hakîm-i zülcelâl

  • Herşeyi san'atla ve hikmetle yaratan, sonsuz büyüklük ve haşmet sahibi Allah.

sani-i hakim-i zülcemal / sâni-i hakîm-i zülcemâl

  • Her şeyi san'atla yaratan güzellik ve hikmet sahibi Allah.

sani-i kadim / sâni-i kadîm

  • Ezelden beri var olan ve varlıkları sa'natlı bir şekilde yaratan Cenâb-ı Allah.

sani-i kadim-i ezeli / sâni-i kadîm-i ezelî

  • Varlığının başlangıcı ve sonu olmayan ve her şeyi san'atlı ve mükemmel bir şekilde yaratan Allah.

sani-i kadir / sâni-i kadîr

  • Herşeye gücü yeten ve herşeyi san'atla yaratan Allah.

sani-i kadir-i zülcelal / sâni-i kadîr-i zülcelâl

  • Sonsuz haşmet ve azamet sahibi, herşeye gücü yeten, herşeyi sanatla yaratan Allah.

sani-i kainat / sâni-i kâinat

  • Kâinatı ve herşeyi mükemmel bir sanatla yaratan Allah.

sani-i kerim / sâni-i kerîm

  • Sonsuz cömertlik ve kerem sahibi ve herşeyi san'atla yaratan Allah.

sani-i külli şey / sâni-i külli şey

  • Herşeyi san'atlı bir şekilde yaratan Allah.

sani-i mevcudat / sâni-i mevcudat

  • Bütün varlıkları sanatlı bir şekilde yaratan Allah.

sani-i mu'ciznüma / sâni-i mu'ciznümâ

  • Mu'cize gösteren ve herşeyi san'atlı bir şekilde yaratan Allah.

sani-i muhteşem / sâni-i muhteşem

  • İhtişam sahibi ve herşeyi sanatlı bir şekilde yaratan Allah.

sani-i mukaddes / sâni-i mukaddes

  • Her türlü kusur ve noksandan yüce olan ve herşeyi san'atla yaratan Allah.

sani-i rahim / sâni-i rahîm

  • Özel şefkat ve merhamet tecellîsi olan, herşeyi san'atla yaratan Allah.

sani-i rahman / sâni-i rahmân

  • Sonsuz şefkatiyle yaratıklarını esirgeyip rızıklandıran ve herşeyi mükemmel birşekilde san'atlı olarak yaratan Allah.

sani-i semi ve basir / sâni-i semî ve basîr

  • Her şeyi işiten ve gören ve her şeyi sonsuz mükemmellikteki san'atlarla yaratan Allah.

sani-i sermedi / sâni-i sermedî

  • Zaman üstü ve yüce olmakla beraber her şeyi san'atla yaratan Allah.

sani-i vacibü'l-vücud / sâni-i vâcibü'l-vücud

  • Varlığı zorunlu olan, var olmak için hiçbir sebebe ihtiyacı bulunmayan ve herşeyi san'atla yaratan Allah.

sani-i vahid-i ehad / sâni-i vâhid-i ehad

  • Her şeyi san'atla yaratan, birliği herşeyi kaplayan ve herbir şeyde görünen Allah.

sani-i zişuur / sâni-i zîşuur

  • Her şeyi san'atla yaratan, şuur sahibi olan Allah.

sani-i zü'l-celal ve'l-ikram / sâni-i zü'l-celâl ve'l-ikrâm

  • Sonsuz haşmet ve ikram sahibi ve herşeyi san'atla yaratan Allah.

sani-i zülcelal / sâni-i zülcelâl

  • Sonsuz haşmet ve yücelik sahibi ve herşeyi san'atla yaratan Allah.

sani-i zülcemal / sâni-i zülcemâl

  • Sonsuz güzellik sahibi olan ve herşeyi san'atla yaratan Allah.

sani-i zülkemal / sâni-i zülkemâl

  • Sonsuz kemâl sahibi ve herşeyi sanatla yaratan Allah.

sanii / sânii

  • Herşeyi sanatlı bir şekilde yaratan Allah.

sırr-ı ferdiyet

  • Bütün varlıkları yaratanın tek olması sırrı.

tabi' / tâbi'

  • Basan, resmeden; yaratıcı, yaratan.

tabi'iyyeciler / tabî'iyyeciler

  • Canlılarda ve cansızlardaki, akıllara hayret veren intizâmı (düzeni) ve incelikleri görerek, bir yaratanın varlığını söylemekle berâber; öldükten sonra tekrar dirilmeği, âhireti, Cennet'i ve Cehennem'i inkâr edenler (red edip, kabûl etmeyen, inanmaya nlar).

tabiat bataklığı

  • Materyalist düşünce; tabiat için, "insan faaliyetlerinin dışında kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç" düşüncesi.

tabiat dalaleti / tabiat dalâleti

  • Materyalist düşünce; tabiat için, "insan faaliyetlerinin dışında kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç" düşüncesi.

tabiat fikri

  • Materyalist düşünce; tabiat için söylenen, "insan faaliyetlerinin dışında kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç" düşüncesi.

tarik-ı hak

  • Herşeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah'ın yolu.

tegafül-ü ani's-sani / tegafül-ü ani's-sâni

  • Varlıkları mükemmel san'atlarla yaratan Allah'tan gaflet etmeye çalışma, Onu görmezlikten gelme.

uluhiyet / ulûhiyet

  • İlâhlık, kısaca "ibadet edilmeye lâyık olan yegâne mabud bütün varlıkları yaratan Allahtır" diye ifade edilebilen hakikat.

vahdet-i sani / vahdet-i sâni

  • Herşeyi san'atla yaratanın birliği; kâinatın san'atkârı olan Allah'ın birliği.

vücub ve vahdet-i sani / vücub ve vahdet-i sâni

  • Herşeyi san'atla yaratan Allah'ın birliği ve varlığının zorunlu olması.

vücub-u sani / vücub-u sâni

  • Herşeyi san'atlı bir şekilde yaratan Allah'ın varlığının gerekliliği.

vücud-u sani / vücud-u sâni

  • Herşeyi san'atlı bir şekilde yaratan Allah'ın varlığı.

ya hakim / yâ hakîm

  • Ey herşeyi belirli maksat ve gayelere uygun olarak faydalı ve tam yerli yerinde yaratan, hikmet sahibi Allah.

ya halıki! / yâ hâlıkî!

  • Ey beni yaratan Halıkım!.

yezdan / yezdân

  • Cenab-ı Hak. (Farsça)
  • (Mecusilerce) : Hayırları yaratan hayır ilâhı dedikleri mevhum mâbud. (Farsça)
  • Allah (c.c.).
  • Mecûsilere göre hayırları yaratan hayır tanrısı.

zahir / zâhir

  • "Bütün varlıkların dış yüzünü yaratan ve dışına da hükmeden" mânâsında ilâhî isim.

zat-ı bari / zât-ı bâri

  • Herşeye bir kalıp ve bir şekil veren ve güzelce yaratan Zât, Allah.

zat-ı hakim / zât-ı hakîm

  • Herşeyi hikmetle, belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratan Zât, Allah.

zat-ı hakim-i zülcelal / zât-ı hakîm-i zülcelâl

  • Sonsuz haşmet ve büyüklük sahibi olan ve her şeyi hikmetle yaratan Allah.