LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te yaratıcı ifadesini içeren 121 kelime bulundu...

aferin

  • Beğenmek, alkış, yaşa, varol. (Farsça)
  • Yaratan, yaratıcı. (Farsça)

aferinende / âferînende / آفریننده

  • Yaratıcı. (Farsça)

ahkam-ı rububiyet / ahkâm-ı rubûbiyet

  • Allah'ın bütün varlık âlemini kuşatan egemenliği, yaratıcılığı, idaresi ve terbiyesi ile ilgili hükümler.

allah

  • İnsanı, dünyayı, kâinatı, görülen veya görülemiyen bütün varlıkların yaratıcısı. Allah ezelidir; yani varlığının başlangıcı yoktur, çünki yaratılmamıştır ve varlığı devamlıdır, sonsuzdur. Hiç bir şey yokken o yine vardı. Allah'ın ilmi, kudreti ve iradesi ve diğer sıfatları da sonsuzdur. O herşeyi ve
  • Esmâ-i hüsnâdan. Varlığı muhakkak lâzım olan, îmân ve ibâdet edilecek hakîkî mâbûd. Her şeyi yoktan var eden yüce yaratıcı.

arşi ve süllemi / arşî ve süllemî

  • Devir ve teselsülü inkâr maksadıyla yukarıya doğru gittikçe daralan ve tek bir yaratıcının varlığına dayanan mantıkî delil.

cahil

  • Tecrübesiz. Bilgisiz. Genç. Toy.
  • Allah'ı unutmuş olan. Gafil. (Dünya ve kâinatta Allah'ın bunca eserleri sergilenip dururken bunların sanatkârını ve yaratıcısını tanımamak cahilliğin en akılsızcasıdır.)

cail / câil

  • Yapan, bir şey veren, kılan.
  • Yaratıcı.
  • "Ceale" kökünden yaratıcı, yapıcı.

cailu'n-nur / câilu'n-nûr

  • Nûr'un yaratıcısı.

can-aferin

  • Yaratıcı. (Farsça)

cenab-ı halık / cenâb-ı hâlık

  • Herşeyin yaratıcısı olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah.

cenab-ı hallak-ı alem / cenâb-ı hallâk-ı âlem

  • Âlemin yaratıcısı olan, çokça ve sürekli olarak yaratan Allah.

cenab-ı hallak-ı rahim / cenâb-ı hallâk-ı rahîm

  • Sonsuz şefkat, merhamet, şeref ve yücelik sahibi olan herşeyin yaratıcısı Allah.

cilve-i rububiyet

  • Allah'ın bütün varlık âlemini kuşatan egemenliği, yaratıcılığı, idaresi ve terbiyesinin yansıması.

delail-i sani / delâil-i sâni

  • Yaratıcının varlığına ait deliller.

delil-i imkani / delil-i imkânî

  • İmkân delili; sayısız ihtimaller, seçenekler arasından yaratılan varlıkların, o seçenekleri tercih eden bir yaratıcıya delâlet etmesi.

dellal-ı saltanat-ı rububiyet / dellâl-ı saltanat-ı rububiyet

  • Allah'ın bütün varlık âlemini kuşatan egemenliği, yaratıcılığı, idaresi ve terbiye saltanatının ilancısı.

derece-i rububiyette

  • Allah'ın bütün varlık âlemini kuşatan egemenliği, yaratıcılığı, idaresi ve terbiyesi derecesinde.

esbabperest / esbâbperest

  • Sebepleri yaratıcı sanan.

fatır / fâtır / فاطر

  • Yaratan, yaratıcı.
  • Yaratıcı.

fatır-ı kadir / fâtır-ı kadîr

  • Herşeye gücü yeten yaratıcı, Allah.

fatır-ı kàdir / fâtır-ı kàdir

  • Herşeye gücü yeten yaratıcı; Allah.

felsefe-i tabiiye / felsefe-i tabîiye / فَلْسَفَۀِ طَب۪يعِيَه

  • Tabiatı yaratıcı zanneden felsefe.

gird-gar / gird-gâr

  • Allah.Yaratıcı. Kudret sahibi. (Farsça)

hakim / hakîm

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hikmet sâhibi, ilmi kâmil, işi güzel, uygun işler yaratıcı ve kullar arasında hükmedici.
  • Hikmet ehli. Din bilgilerini fen bilgileri ile isbât eden âlim.

halık / hâlık / خالق

  • Yoktan yaratan. Yaratıcı. Allah (C.C.)
  • Yaratıcı, herşeyi yaratan Allah.
  • Yaratan, yaratıcı. (Allah'ın isimlerinden)
  • Yaratıcı.
  • Yaratıcı.

halik / hâlik / خَالِقْ

  • Yaratıcı.

halık teala / hâlık teâlâ

  • Herşeyi var eden, yüce yaratıcı, Allah.

halık-ı alem / hâlık-ı âlem

  • Âlemin yaratıcısı Allah.

halık-ı alem hazretleri / hâlık-ı âlem hazretleri

  • Âlemin yaratıcısı olan yüce Allah.

halık-ı arz / hâlık-ı arz

  • Yerin yaratıcısı olan Allah.

halık-ı azim / hâlık-ı azîm

  • Büyük Yaratıcı, Yüce Yaratıcı.

halık-ı ef'al / hâlık-ı ef'âl

  • Fiillerin yaratıcısı.

halık-ı hakiki / hâlık-ı hakikî

  • Bütün varlıkların gerçek yaratıcısı olan Allah.

halık-ı hakim ve rahim ve vedud / hâlık-ı hakîm ve rahîm ve vedûd

  • Hakîm, Rahîm ve Vedûd olan yaratıcı.

halık-ı hakim-i rahim / hâlık-ı hakîm-i rahîm

  • Her şeyin yaratıcısı olan, her şeyi hikmetle yaratan ve herbir şeye özel rahmet ve merhamet tecellîsi olan Allah.

halık-ı kadir / hâlık-ı kadîr

  • Bütün varlıkların yaratıcısı olan ve her şeye gücü yeten, sonsuz kudret sahibi Allah.

halık-ı külli şey / hâlık-ı küllî şey

  • Herşeyin yaratıcısı olan Allah.

halık-ı mutlak / hâlık-ı mutlak

  • Bütün kâinatın sınırsız güç ve kudretiyle mutlak yaratıcısı olan Allah.

halık-ı rahim ve kerim / hâlık-ı rahîm ve kerîm

  • Sonsuz merhamet ve cömertlik sahibi olan yaratıcı, Allah.

halık-ı rahman / hâlık-ı rahmân

  • Rahmeti her şeyi kaplayan, yaratıklarını esirgeyip koruyan, şefkat eden ve rızıklandıran yaratıcı, Allah.

halık-ı rahman ve rahim / hâlık-ı rahmân ve rahim

  • Rahmeti herşeyi kaplayan ve herbir varlıkta rahmet ve şefkati tecelli eden yaratıcı, Allah.

halık-ı rahman-ı rahim / hâlık-ı rahmân-ı rahîm

  • Dünya ve âhirette yarattığı varlıklara sonsuz rahmet, şefkat ve merhametiyle davranan her şeyin yaratıcısı Allah.

halık-ı rahmanü'r-rahim / hâlık-ı rahmânü'r-rahîm

  • Çok merhamet sahibi olan ve şefkatle bütün yaratıkların rızkını veren, sonsuz rahmetiyle her bir varlığa ayrı ayrı şefkatini gösteren ve bütün varlıkların yaratıcısı olan Allah.

halık-ı semavat ve arz / hâlık-ı semâvât ve arz

  • Göklerin ve yerin yaratıcısı olan Allah.

halık-ı teala / hâlık-ı teâlâ

  • Herşeyi yaratan, yüce yaratıcı Allah.

halık-ı vahid / hâlık-ı vâhid

  • Bir ve tek olan, her şeyin yaratıcısı Allah.

halık-ı zişan / hâlık-ı zîşan

  • Şan sahibi, her şeyin yaratıcısı Allah.

halik-ı zülcelal / hâlik-ı zülcelâl

  • Büyüklük sahibi ve herşeyin yaratıcısı olan Allah.

halık-ı zülcelali ve'l-ikram / hâlık-ı zülcelâli ve'l-ikram

  • Haşmeti sonsuz, lütuf ve ikramları sınırsız yaratıcı, Allah.

halık-ı zülcemal / hâlık-ı zülcemâl

  • Sonsuz derecede güzellik sahibi ve her şeyin yaratıcısı olan Allah.

halıkın hukuku / hâlıkın hukuku

  • Hukukullah, Yaratıcının hukuku.

halıkıyet / hâlıkıyet

  • Yaratıcılık.
  • Yaratıcılık.

halikiyet / hâlikiyet / خالقيت

  • Yaratıcılık. (Arapça)

halıkıyyet

  • Yaratıcılık. Halk edicilik. İcad ve takdir.

hallak / hallâk / خلاق

  • Yaratıcı. (Arapça)

hallak-ı alem / hallâk-ı âlem

  • Âlemlerin yaratıcısı olan Allah.

hallak-ı bimisal / hallâk-ı bîmisal

  • Eşi ve benzeri olmayan yaratıcı, Allah.

hallak-ı hakim / hallâk-ı hakîm

  • Herşeyi hikmetle, belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratan Yaratıcı.

hallak-ı rahim / hallâk-ı rahîm

  • Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi olan yaratıcı, Allah.

hallakıyet / hallâkıyet

  • Yaratıcılık.

hallakiyet / hallâkiyet

  • Yaratıcılık.
  • Yaratıcılık.

hallakıyet-i daime / hallâkıyet-i daime

  • Sürekli yaratıcılık.

hallakıyet-i ilahiye / hallâkıyet-i ilâhiye

  • Allah'ın kendi zatına yaraşan yaratıcılığı.

hallakıyet-i külliye / hallâkıyet-i külliye

  • Herşeyi kuşatan yaratıcılık.

hallakıyet-i rabbaniye / hallâkıyet-i rabbâniye

  • Herşeyin rabbi olan Allah'ın yaratıcılığı.

hallakıyet-i umumiye / hallâkıyet-i umumîye

  • Bütün varlıklar âleminde gözlemlenen Allah'ın yaratıcılık özelliği.

hikmet-i halık / hikmet-i hâlık

  • Yaratıcının hikmeti.

hilkat-i rabbaniye / hilkat-i rabbâniye

  • Herşeyi terbiye ve idare eden Allah'ın yaratıcılığı.

huda / hudâ

  • Allah, yaratıcı.

ibda'kar / ibdâ'kâr / ابداعكار

  • Yaratıcı, yenilik getiren. (Arapça - Farsça)

ihsan-ı halık / ihsan-ı hâlık

  • Herşeyin yaratıcısı olan Allah'ın lütuf, ihsan ve ikramı.

irade-i halık / irade-i hâlık

  • Yaratıcının iradesi.

ism-i halık / ism-i hâlık

  • Herşeyi var eden yaratıcı mânâsında Allah'ın ismi.

itizal / itizâl

  • Mu'tezile, "Kul kendi fiilinin yaratıcısıdır" iddiasında olan ehl-i sünnet dışı bir mezhep.

kaderiye

  • "Kul fiilin yaratıcısıdır" diyen sapık mezhep.

kainat sahibi / kâinat sahibi

  • Evrenin ve herşeyin yaratıcısı ve sahibi Allah.

kainat sultanı / kâinat sultanı

  • Evrenin ve herşeyin yaratıcısı ve Sultanı Allah.

kainatın sahibi / kâinatın sahibi

  • Evrenin ve herşeyin yaratıcısı ve sahibi Allah.

kanun-u hallakıyet / kanun-u hallâkıyet

  • Yaratıcılık kânunu.

kaside-i kader

  • Kader kasidesi; yaratıcısının medhine lâyık, İlâhî takdir ve ölçülerle yaratılmış bir kaside gibi olan varlıklar.

kayyum / kayyûm

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Yaratıcı ve mahlûkları yerlerinde ve varlıkta durdurucu.

kemal-i rububiyet / kemâl-i rubûbiyet

  • Allah'ın bütün varlık âlemini kuşatan mâlikiyet, yaratıcılık ve terbiyesinin mükemmelliği.

kemal-i şuun / kemâl-i şuûn

  • Zâtî niteliklerin mükemmelliği; yaratıcılık ve rızık vericilik gibi Cenâb-ı Hakkın Zâtında bulunan kutsal özelliklerin mükemmelliği.

kudret-i fatıra / kudret-i fâtıra

  • Herşeyin yaratıcısı olan Allah'ın kudreti.

la halıka illallah / lâ hâlıka illâllah

  • Allah'tan başka yaratıcı yoktur.

maani-i rububiyet / maânî-i rububiyet

  • Allah'ın bütün varlık âlemini kuşatan egemenliği, yaratıcılığı, idaresi ve terbiyesinin ifadeleri.

melik

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Zâtında, sıfatlarında, hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şey varlığında ve varlıkta kalmasında O'na muhtaç olan, her şeyin sâhibi, yaratıcısı.
  • Pâdişâh, hükümdar.

meratib-i halıkıyet / merâtib-i hâlıkıyet

  • Yaratıcılık mertebesi.

mu'tezile

  • Aklı ön plâna alan ve "kul kendi fiillerinin yaratıcısıdır" diyerek, ehl-i sünnetten ayrılan fırka. Bunlara kaderiyeciler de denir, önderleri Vâsıl b. Ata'dır.

mucid-i hakiki / mûcid-i hakikî

  • Gerçek var edici, yaratıcı olan Allah.

müessir-i zi'l-iktidar

  • Güç ve iktidar sahibi Yaratıcı.

muhyi / muhyî

  • Allahü teâlânın ism-i şerîflerinden. Yaratıcı, hayat verici, diriltici.

müsebbibü'l-esbab

  • Sebeplerin yaratıcısı olan Allah.

mutezile

  • "Kul kendi fiilinin yaratıcısıdır" iddiasında olan ehl-i sünnet dışı bâtıl bir mezhep.

natüralizm

  • (Osm: Tabiiye) Fls: Kâinatta hâdiselerin ve varlıkların meydana gelişinde tabiat kuvvetleri dışında hiçbir sebep ve müessir kuvvet ve yaratıcı kabul etmeyen inkârcı, maddeci görüş.

nur / nûr

  • Aydınlık, ışık, feyz, bereket ihsân.
  • Kur'ân-ı kerîm.
  • Îmân.
  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından. Tam ve kusursuz olarak zâhir olup her şeyi ortaya çıkarıcı, yaratıcı veya göktekileri ve yerdekileri nûru ile hidâyet edici, doğru yolu gösterici, gökleri; güneş, ay ve yıld

rezzak / rezzâk

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her yarattığı ve rızık vereceği mahlûkunun rızkını yaratıcı ve ulaştırıcı ve o rızık ile faydalanma sebeblerini hazırlayan ve rızık gönderen Allahü teâlâ.

rububiyet / rubûbiyet

  • Allah'ın bütün varlık âlemini kuşatan egemenliği, yaratıcılığı, idaresi ve terbiyesi.

rububiyet-i mutlaka

  • Allah'ın herşeyi kuşatan, kayıtsız ve sınırsız egemenliği, yaratıcılığı, terbiyesi.

sahib-i kainat / sahib-i kâinat

  • Evrenin ve herşeyin yaratıcısı ve sahibi Allah.

sani' / sâni' / صانع

  • Yaratıcı, Tanrı. (Arapça)
  • Yapan. (Arapça)

sani'-i hakim / sâni'-i hakîm

  • Hikmet sâhibi olan yaratıcı. Allah (C.C.)

sani-i hakiki / sâni-i hakikî

  • Her şeyin gerçek anlamda san'atkârı ve yaratıcısı olan Allah.

semavat ve arzın halıkı / semâvât ve arzın hâlıkı

  • Yer ve göklerin yaratıcısı olan Allah.

sırr-ı rububiyet

  • Allah'ın bütün varlık âlemini kuşatan egemenliğinin, yaratıcılığının, idaresinin ve terbiyesinin sırrı.

sofestai / sofestaî

  • (Sevfestâi) Kâinatın yaratıcısını, Cenab-ı Hakkı kabul etmemek için herşeyi inkâr eden. Müsbet veya menfi hiç bir hükme varmayan, daima şüphe içinde kalmayı esas alan felsefi bir doktrinin (Septisizm) mensubu. Septik. Alemde hakikat namına hiç bir şey tanımayan ve hakikatı araştırmaktan sarf-ı nazar

sofestailer / sofestâîler

  • Kâinatın yaratıcısını kabul etmemek için herşeyi, hatta kendilerini dahi inkâr edenler.

tabi' / tâbi'

  • Basan, resmeden; yaratıcı, yaratan.

tabiat-ı müessire

  • Tesir sahibi, yaratıcı tabiat.

tabiatperest / طَبِيعَتْپَرَسْتْ

  • Tabiatı yaratıcı zanneden kimse.
  • Tabiatı yaratıcı zanneden.

tabiiyun

  • Tabiatı yaratıcı olarak kabul edenler, materyalistler.

tàtil

  • Cenab-ı Hakkın sıfatlarını inkâr etme, varlıkların Allah ile olan bağlarını kesme, yaratıcıyı kabul etmeme.

tebarüz-ü uluhiyet / tebarüz-ü ulûhiyet

  • Allah'ın yaratıcılık ve herşeye hâkimiyetinin kendisini göstermesi.

tecelliyat-ı rububiyet

  • Allah'ın bütün varlık âlemini kuşatan egemenliği, yaratıcılığı, idaresi ve terbiye edişinin tecellileri, yansımaları.

tevhid-i halık / tevhid-i hâlık

  • Sadece bir Yaratıcının olduğuna, başka yaratıcıların olmadığına inanma.

tevhid-i sermedi / tevhid-i sermedî

  • Sürekli var olan yaratıcının birliği.

tezahürat-ı rububiyet / tezahürât-ı rububiyet

  • Allah'ın bütün varlık âlemini kuşatan egemenliği, yaratıcılığı, idaresi ve terbiyesinin gözle görülür olması.

vahdetü'l-mevcud

  • "Yaratıcı, kâinatı oluşturan varlıkların toplamıdır. Allah da kâinat da birdir. Tek olan ilâh kâinatın bütünüdür" şeklinde kâinat hesabına Allah'ı inkâr eden materyalist felsefî düşünce sistemi.

vali / vâlî

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her şeyin mâliki (sâhibi), yaratıcısı, bütün işler tasarrufunda olan, her şey O'nun irâdesi, hükmü ile olan.

vüs'at-i hallakıyet / vüs'at-i hallâkıyet

  • Yaratıcılığın genişliği.

ya halıki / yâ halıkî

  • Ey Yaratıcım.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın