LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te yaltak ifadesini içeren 26 kelime bulundu...

basbasa

  • Dalkavukların nefret edilecek hâlleri, tabasbusları, yaltaklanması.
  • Köpeğin, kuyruğunu sallayarak sokulması.

cablus

  • Dalkavukluk, yaltaklanma. (Farsça)
  • Dalkavukluk eden, yaltaklanan. (Farsça)

cablusi / cablusî

  • Dalkavukluk, yaltaklanıcılık. (Farsça)

çalbus

  • Dalkavuk, yaltakçı. (Farsça)

çaplus

  • Dalkavuk, yaltakçı. (Farsça)

çerbzeban / çerbzebân / چرب زبان

  • Yaltakçı. (Farsça)
  • Ağzı laf yapan. (Farsça)

dalkavuk

  • Eline maddî menfaatler, para vesaire geçirmek için yaltakçılık ve soytarılık edip kendi vakar ve haysiyetini muhafaza etmeyen adam. (Türkçe)

enişe

  • Hafiye, gizli polis. (Farsça)
  • Casus. Gizli haberler öğrenerek veya sırları çözerek düşmanlara haber veren kimse. (Farsça)
  • Dalkavuk, yaltakçı. (Farsça)

evşen

  • Yaltakçı, dalkavuk.

kiris

  • Yaltaklanma. (Farsça)
  • Aldatma, kandırma, hile yapma. (Farsça)

labe

  • Yalvarma, yaltaklanma, dalkavukluk etme. Acz gösterme. (Farsça)
  • Bu yolda söylenen söz. (Farsça)

mellah

  • Dalkavukluk eden, yaltaklanan. Tez tez yürüyen, hızlı yürüyen.

müdaheneci / müdâheneci

  • Dalkavuk, yaltakçı.

mütebasbıs / متبصبص

  • (Basbasa. dan) Yaltaklanan, tabasbus eden.
  • Yaltaklanan.
  • Yaltakçı, yardakçı. (Arapça)

mütebasbısane / mütebasbısâne

  • Yaltaklanarak, tabasbus ederek. (Farsça)

mütebasbısin / mütebasbısîn

  • (Tekili: Mütebasbıs) Yaltaklananlar, tabasbus edenler.

mütemellık

  • (Melık. dan) Alçakçasına yalvaran, yaltaklanan.

mütemellıkane

  • Yaltaklanarak. Alçakcasına yalvararak. (Farsça)

pelvas

  • Yaltaklanma. (Farsça)

perestaran / perestarân

  • (Tekili: Perestar) Kullar, köleler. (Farsça)
  • Hizmetçiler. (Farsça)
  • Dalkavuklar, yaltakçılık yapanlar. (Farsça)
  • Tapanlar, tapıcılar. (Farsça)

tabasbus / تبصبص / تَبَصْبُصْ

  • Yaltaklanmak. Kendini küçülterek riyakârlıkla kendini beğendirmeğe çalışmak.
  • Yaltaklanma, kendini küçülterek başkasına beğendirmeye çalışma.
  • Yaltaklanma, kendini küçülterek beğendirmeye çalışma.
  • Yaltaklanma.
  • Yaltaklanma, alçakça yalvarma.
  • Yardakçılık, yaltaklanma. (Arapça)
  • Tabasbus etmek: Yaltaklanmak. (Arapça)
  • Yaltaklanma.

tabasbusat / tabasbusât

  • (Tekili: Tabasbus) Tabasbuslar, alçakça yalvarmalar, yaltaklanmalar.
  • Yaltaklanmalar.

tebasbus

  • Bir menfaate kavuşmak veya bir zarardan korunmak için tevâzu göstermek, yaltaklanmak.

temelluk / تملق / تَمَلُّقْ

  • Yaltaklanma.
  • Yaltaklanmak.
  • Tevâzu ve yumuşaklık göstermek.
  • Dalkavukluk.
  • Yaltaklanma. (Arapça)
  • Yaltaklanma.

temellukkarane / temellukkârâne

  • Dalkavukluk göstererek, yaltaklanarak.
  • Yaltaklanırcasına.

temellükkarane / temellükkârâne

  • Dalkavukluk göstererek, yaltaklanarak.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın