LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te yıpranmış ifadesini içeren 15 kelime bulundu...

akmi / akmî

  • Yıpranmış, eskimiş.
  • Anlaşılmaz.

atlas

  • (Tekili: Talas) Eskitmeler, yıpratmalar.
  • Eski, aşındırılmış, yıpranmış.

atles

  • Eski, yırtık, yıpranmış, aşındırılmış.

atmar

  • (Tekili: Tımr) Paçavralar. Eski, yıpranmış elbiseler.

daşte

  • Köhne, harab olmuş, eskimiş, yıpranmış. (Farsça)
  • Mâlik olmuş. (Farsça)

fersud

  • Eskimiş, yıpranmış. (Farsça)
  • Eski, yırtık. (Farsça)

fersude / fersûde / فرسوده

  • Solgun. (Farsça)
  • Yıpranmış. (Farsça)
  • Eprimiş. (Farsça)

halak

  • Eskimiş ve yıpranmış bez. Paçavra.

haşif

  • Eskimiş ve yıpranmış elbise.

kühen

  • Eski, zamanı geçmiş. Demode olmuş. Yıpranmış. (Farsça)

ma'bed-i fersude

  • Eskimiş, yıpranmış mâbed. (Farsça)

payiz

  • Güz, sonbahar. (Farsça)
  • Yaşlılık, ihtiyarlık. (Farsça)
  • Eski, köhne, yıpranmış. (Farsça)

resaset

  • Eskilik, köhnelik. Yıpranmış olma.

resis

  • Yaralı, mecruh.
  • Köhne, eski. Eskimiş, yıpranmış.

sayide

  • Eskimiş, yıpranmış. (Farsça)
  • Ezilmiş, sürülmüş. (Farsça)