LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te yüzme ifadesini içeren 20 kelime bulundu...

aşna

  • Yüzücü. (Farsça)
  • Yüzme. (Farsça)
  • Tanıyan, yabancı olmayan. (Farsça)

aşnageri / aşnagerî

  • Yüzme, yüzücülük. (Farsça)

avemen

  • Deve veya at gidişi.
  • Yüzme.

dahs

  • Koyunun derisiyle eti arasına yüzmek için elini sokmak.
  • Fesad, ifsâd.

hamr

  • Yüzmek.

kaşt

  • Deri yüzmek.
  • Açmak.
  • Koparmak.

keşt

  • Soymak.
  • Keşfetmek.
  • Fazlalığı kesmek. Koparmak.
  • Açmak. Deriyi yüzmek.
  • Yüzden perdeyi kaldırmak.

meşn

  • Kamçı ile vurmak.
  • Deri yüzmek.

necv

  • (Çoğulu: Nicâ) Yüzmek.
  • İki kişi arasında olan sır.
  • Karından çıkan necis.

neşneşe

  • Koyun derisini yüzmek.
  • Zırh sesi.
  • Su kaynarken ötüp ses çıkmak.

netk

  • Atmak.
  • Yüzmek.
  • Kendine çekmek, cezbetmek.
  • Depretmek, silkmek, harekete geçirmek.
  • Oğlu ve kızı çok olmak.

nets

  • Deri yüzmek.
  • Bir şeyin yerinden ayrılması.

sahf

  • Süngü demirinin keskin olması.
  • Soymak.
  • Yüzmek.

sebh

  • Atın seğirtmesi.
  • Sür'atle gitmek.
  • Maaşında tasarruf etmek.
  • Suda yüzme.

selh / سلخ

  • Deri yüzme. (Arapça)

sibahat

  • Suda yüzmek.

şinah

  • Suda yüzme. (Farsça)

şinar

  • Suda yüzme. (Farsça)

teclid

  • Ciltleme.
  • (Celd. den) Hayvanın derisini yüzme.

tezkik

  • Davarın derisini hilâf-ı âdet üzerine başı tarafından yüzmek.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın