LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te yüceltme ifadesini içeren 21 kelime bulundu...

hamiyet-i diniye

  • Dinî hamiyet; dini korumak ve yüceltmek maksadıyla çalışma, dinden gelen yüce duygularla din uğruna fedakârlıkta bulunma.

i'la / i'lâ / اعلا

  • (Ulüv. den) Yükseltmek. Bir şeyin yukarısına çıkmak. Yukarı kaldırmak. Şânını yüceltmek. Şöhretini artırmak.
  • Yüceltme, yayma.
  • Yükseltme, yüceltme. (Arapça)
  • İ'lâ edilmek: Yükseltilmek, yüceltilmek. (Arapça)

i'la-yıkelimetullah / i'lâ-yıkelimetullah

  • Allahü teâlânın ismini yüceltmek, İslâm dînini yaymak.

i'zaz etme

  • Aziz kılma, yüceltme, güçlendirme.

ifham

  • Ulu etmek, yüceltmek.

ila / îlâ

  • Yüceltme.
  • Yüceltme, yayma.

ila-yı kelimetullah / ilâ-yı kelimetullah

  • Allah'ın adını yüceltmek; İslâmı ve Kur'ân'ı yayma.

isti'zam / isti'zâm

  • Büyük gösterme, büyütme, yüceltme.

izaz / îzaz

  • Aziz kılma, yüceltme, ihsan etme.

medh ü sena / medh ü senâ

  • Övme ve yüceltme.

nevh

  • Yükseltmek, yüceltmek.
  • Kuvvetli ve kavi olmak.

ref' / رفع

  • Kaldırma, yüceltme, yukarı kaldırma.
  • Lağvetme, hükümsüz bırakma.
  • Gr: Arapça bir kelimenin sonunu merfu' (ötreli) okumak.
  • Kaldırma. (Arapça)
  • Giderme. (Arapça)
  • Yüceltme. (Arapça)

şehid / şehîd

  • Allah yolunda harb ederken, Allahü teâlânın ism-i şerîfini yüceltmeye (İslâmı yaymaya) çalışırken veya düşman saldırdığında vatan, din ve milletini, ırz ve nâmûsunu müdâfâ ederken ölen müslüman.
  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Bütün mahlûkâtın (yaratılmışları

ta'zim / تعظيم / ta'zîm

  • Yüceltme.
  • Saygı gösterme. (Arapça)
  • Ululama, yüceltme. (Arapça)
  • Ta'zîm etmek: (Arapça)
  • Saygı göstermek. (Arapça)
  • Ululamak. (Arapça)

teali

  • Yükselme. Yüceltme. Çok yüce olma.

tebcil / tebcîl / تَبْج۪يلْ

  • Ağırlamak. Yüceltmek. Birisine ta'zim etmek. Hürmetle hareket etmek.
  • Ağırlama, yüceltme.
  • Yüceltme, saygı gösterme.
  • Büyükleme, yüceltme.

tebcilkarlık / tebcilkârlık

  • Yüceltme, ululama. (Arapça - Farsça - Türkçe)

tefhim / tefhîm / تفخيم

  • Yüceltme, ululama. (Arapça)

tekbir / tekbîr

  • Allahü teâlâyı yüceltmek, noksan sıfatlardan, şirkten (ortağı bulunmaktan), yarattıklarına benzemekten tenzîh etmek, uzak tutmak.
  • "Allahü teâlâ büyüktür. Kullarının ibâdetlerine muhtâç değildir. İbâdetlerin O'na faydası yoktur" mânâsına "Allahü ekber" sözü.
  • Ramazan ve Kurban

temcid

  • Yüceltme.

tesbihat-ı nebeviye / tesbihât-ı nebeviye

  • Hz. Muhammed'in (a.s.m.) Cenâb-ı Hakkı yüceltmek için kullandığı ifadeler, tesbihler.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın