LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te uyu kelimesini içeren 86 kelime bulundu...

ahengdar / âhengdâr / آهنگدار

  • Uyumlu. (Farsça)

ahenggüzar / âhenggüzâr / آهنگ گذار

  • Uyumlu, ahenkli. (Farsça)

ahenk / âhenk

  • Uyum, düzen.

ahenkdar / âhenkdâr / آهنگ دار

  • Uyumlu, ahenkli. (Farsça)

ahşef

  • Uyuz adam.

arr

  • Uyuz hastalığı.

cerba

  • Uyuz kadın.

cerban

  • Uyuz hastalığına tutulmuş olan, uyuz.

cerbiyye

  • Uyuz böcekleri.

cereb

  • Uyuz hastalığı, uyuzluk.

cereb-nak

  • Uyuz hastalığına tutulmuş kimse, uyuz kişi. (Farsça)

cerib

  • Uyuz hastalığına tutulan. Uyuz marazına tutulmuş olan. Uyuz.

disiplin

  • Uyulması gereken kuralların tamamı, sıkı düzen.

dükas

  • Uyuklamak.

ecreb

  • Uyuz hayvan veya insan.

fak'e

  • Uyumak.

ger

  • Uyuz hastalığı.

gerk

  • Uyuz hayvan. (Farsça)

hab-güzar

  • Uyuyan, uyuyucu. (Farsça)

hacid

  • Uyuyucu, uyuyan.

hader / خدر

  • Uyuşma.
  • Uyuşma. (Arapça)

hemaheng / hemâheng / هم آهنگ

  • Uyumlu. (Farsça)

hevm

  • Uyuklayıp başını her tarafa eğmek.

hiss-i naim / hiss-i nâim

  • Uyuyan his, hareketsiz duran duygu.

hufte / خفته

  • Uyuyan, uyumuş. (Farsça)

igfa'

  • Uyuklamak.

ihtilaf / ihtilâf / اختلاف

  • Uyuşmazlık. (Arapça)

ihtilaf noktaları / ihtilâf noktaları

  • Uyuşmazlık olan, hakkında ortak görüş bulunmayan noktalar.

ihtilafat / ihtilâfat / اختلافات

  • Uyuşmazlıklar. (Arapça)

ihtilam / ihtilâm

  • Uyurken cenabet olmak, düş azmak. Ergenlik.
  • Uyurken cenabet olma.

iktida edilme

  • Uyulma, örnek alınma.

imtisal edilen

  • Uyulan, boyun eğilen.

imtizac / imtizâc / امتزاج

  • Uyuşma, kaynaşma.
  • Uyuşma, uzlaşma. (Arapça)
  • İmtizâc etmek: Uyuşmak, uzlaşmak. (Arapça)

imtizackar / imtizackâr / imtizâckâr

  • Uyuşarak, anlaşarak, karışarak. Kaynaşmağa müsait surette. (Farsça)
  • Uyuşan, kaynaşan.

intibak / intibâk / انطباق

  • Uyum. (Arapça)

intibak etme

  • Uyum sağlama.

irkad

  • Uyutma veya uyutulma.

istiname

  • Uyur gibi görünme. Yalandan uyuma.

itilaf / itilâf

  • Uyuşma, uzlaşma.

kainat-ı naime / kâinat-ı nâime

  • Uyuyan kâinat.

kalb-i habide

  • Uyumuş kalb.

kanun

  • Uyulması gereken kesin kural.

keryan

  • Uyuyan kişi, nâim.

kesalet / kesâlet

  • Uyuşukluk, tembellik.

keslan

  • Uyuşuk, tembel, gevşek. Yorgun.

ma'rur

  • Uyuz.

medar-ı tevafuk / medâr-ı tevafuk

  • Uyumluluk kaynağı.

menamen

  • Uyuyarak. Uykuda olarak.

metbu / metbû / متبوع

  • Uyulan, izinden gidilen, tâbi olunan. (Arapça)

mugf

  • Uyuyan.

muhaddir / مخدر

  • Uyuşturucu ilâç.
  • Uyuşturucu. (Arapça)

muhtelef

  • Uyuşmamış. Birbirine uymamış. İhtilâf olunmuş.

mukteda / muktedâ / مقتدا

  • Uyulan. (Arapça)

mülayemet / mülâyemet

  • Uyum.

mümaşatkar / mümâşâtkâr

  • Uyumlu olan.

münevvem

  • Uyutulmuş. Gaflet verilmiş. Unutturulmuş.

münevvim / مُنَوِّمْ

  • Uyutucu.
  • Uyutucu. Uyku veren ilâç.
  • Uyutucu, uyuşturucu.
  • Uyutan, uyutucu.

mürakade

  • Uyumak.

mürkıd

  • Uyutucu ilâç.

müsalemet / müsâlemet

  • Uyuşmak; fikirler ayrıldığı, sözler çoğaldığı zaman münâkaşa etmemek; sertliği, bölücülüğü, ayrıcılığı istemeyip, barışmak istemek.

müsebbitat

  • Uyuşturucu, bayıltıcı, dondurucu ilâçlar.

mutabaat / mutâbaat

  • Uyum, uygunluk.

mütenavimane / mütenavimâne

  • Uyur gibi görünerek. (Farsça)

naim / nâim / نائم

  • Uyuyan, uykuda olan.
  • Uyuyan.
  • Uyuyan.
  • Uyuyan. (Arapça)

naimane / naimâne

  • Uyur gibi, uyuklayarak, uyurcasına. (Farsça)

naime / nâime

  • Uyuyan.

nuas

  • Uyuklama, uyuşukluk.

nüasi / nüasî

  • Uyuklama ile ilgili.

nümune-i imtisal

  • Uyulacak örnek. Örnek alınacak model.

rakd

  • Uyumak üzere bulunma. Uykuya dalar gibi olma.

rekud

  • Uyumuş.

rukud

  • Uyuma, nevm.

sairfilmenam / sâirfilmenâm / سائر فى المنام

  • Uyurgezer. (Arapça)

savre

  • Uyuza benzer bir hastalık.

seyrfilmenam / seyrfilmenâm / سير فى المنام

  • Uyurgezer. (Arapça)

sine / سنه

  • Uyuklama, uykuya dalma başlangıcı. Uyku ile uyanıklık arası. (O anda insan, sesi duyduğu halde anlamaz.)
  • Uyuklama. (Arapça)

sinet

  • Uyuklamak.

tehcid

  • Uyutmak.

tenasüplü

  • Uyumlu.

tenevvüm

  • Uyuklama, pinekleme.
  • Uyuklama.

tenvim / tenvîm / تنویم

  • Uyutmak. Hipnotize etmek. Birisini uyur bulmak.
  • Uyutma, uyuşturma.
  • Uyutma.
  • Uyutma. (Arapça)

tenvim edilen

  • Uyutulan.

tıbak

  • Uyum, uygunluk. İki zıt olayın ortak özelliğini ifade sanatı.

urret

  • Uyuz hastalığı.

vesnan

  • Uyuklayan, uykusu gelmiş olan.

vifak

  • Uyum.