LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te urug ifadesini içeren 14 kelime bulundu...

cug

  • Öküz boyunduruğu. (Farsça)

demeşk

  • Şam şehri.
  • Yürüğen kuvvetli, seri deve.

derir

  • Yürügen davar.

düka'

  • Deve öksürüğü.

fega

  • Buğdayın çürümesi.
  • Hurma koruğunun çürümesi ve çürüğü.

garb

  • (Çoğulu: Gurub) Güneşin battığı taraf. Batı.
  • Sığır derisinden yapılan büyük kova.
  • Sakaların su koydukları büyük tulum.
  • Atıldıktan sonra bulunmayan ok.
  • Yürügen at.
  • Nasır acısı (gözde olur).
  • Göz yaşı.
  • Göz yaşının geldiği damar.
  • Ke

hevcele

  • Hiçbir işaret ve alâmet olmayan ev veya sahrâ.
  • Yürügen deve.
  • Uzun boylu, ahmak erkek.

hükumet-i gayr-i müstakille / hükûmet-i gayr-i müstakille

  • İstiklâliyet ve hâkimiyet haklarını tamamen haiz olmayıp, diğer bir devletin boyunduruğu altında bulunan hükûmet.

indifa-i bürkani / indifa-i bürkanî

  • Volkan püskürüğü, yanardağdan çıkan lâvlar.

kuhab

  • At ve deve öksürüğü.

küvsiyy

  • Küçük yürügen at.

nir

  • (Çoğulu: Nirân-Enyâr) Öküz boyunduruğu.
  • Bez damgası.
  • Irgaç.

nühab

  • Deve öksürüğü.

nühaz

  • Deve öksürüğü.
  • Devenin göğsünde olan bir hastalık.