LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ulaf ifadesini içeren 15 kelime bulundu...

alef

  • (C. A'lâf - Ulufe) Saman, ot, yulaf.
  • Hayvan yemi.

allaf

  • Yulaf satan kimse.

azib

  • Susuzluktan yem ve yulaf yemeyen yorgun hayvan.

ceza'

  • (Çoğulu: Cezeân-Cizâ') Altı veya dokuz aylık koyun. (Kurban olması caizdir).
  • İki yaşına girmiş koyun.
  • Arslan, esed.
  • Hayvana yulaf vermeyip hapsetmek.

galil

  • (Çoğulu: Gılâl) Güneşin harareti.
  • Susuzluk harareti.
  • Kin, hased.
  • Devenin yulafına karıştırıp yedirdikleri hurma çekirdeği.

hamhama

  • Atın yulaf ve su gördüğünde çıkardığı ses.

harika / harîka

  • Acı, sızı.
  • Bulâmaç. Yulaf lâpası.

hart

  • Katı katı ovmak.
  • Davarın yulaf yerken çıkardığı ses.

he'he'

  • Deveyi yulafa çağırmak.
  • Gülegen adam.

he'hee

  • Deveyi yulafına çağırıp hey hey demek.

heyha

  • Deveyi yulafa çağırmak.

ma'lufe

  • Yulaf verilen davar.

mihlat

  • İçine yulaf koyup davara vermekte kullanılan torba.

tadmir

  • Atı semirince yulaf verip beslemek. (Kırk günde olur.)
  • İnce belli yapmak.

tahamhum

  • Atın yulaf görünce kişnemesi.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın