LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ulaştıran ifadesini içeren 43 kelime bulundu...

burhan / burhân

  • Bir dâvâyı isbat eden kesin delîl.
  • Mantık ilminde mukaddime denilen ve kesin netîceye ulaştıran iki cümle (söz).

burhan-ı inni / burhan-ı innî

  • Tümdengelim; eserden eseri yapana, olaylardan kanuna ulaştıran delil.

bürhan-ı inni / bürhan-ı innî

  • Olaylardan kanunlara, neticelerden sebeplere, eserden eserin sahibine (müsebbip) ulaştıran delil. Dumanın ateşe delil olup göstermesi gibi.

darende

  • Saklayan, tutan. (Farsça)
  • Ulaştıran, vâsıl eden, kavuşturan, getiren. (Farsça)

delil

  • İşaret, alâmet; kendisine, doğru bir bakış açısıyla bakıldığında istenilen hedefe ulaştıran şey.

delil-i inni / delil-i innî

  • Olaylardan kanunlara, neticelerden sebeplere, eserden eserin sahibine (müsebbip) ulaştıran delil. Dumanın ateşe delil olup göstermesi gibi.

emare-i hadsiye / emâre-i hadsiye

  • Bir anda neticeye ulaştıran işaret.

hamele-i kur'an / hamele-i kur'ân

  • Kur'ân davasını omuzlayan, onu sonraki nesillere ulaştıran.

hikmet-resan

  • Hikmete ulaştıran, hikmet veren.

istikamet yolu

  • Hak ve hakikate ulaştıran yol; İslâm dini.

kabe-i saadet / kâbe-i saadet

  • Saadet ve mutluluğa ulaştıran ana yön, merkez.

keşti-i nuh-u selamet / keşti-i nuh-u selâmet

  • Esenliğe, güvenliğe ulaştıran Nuh'un gemisi.

ma'cel

  • (Çoğulu: Maâcil) Yol. Menzile ulaştıran yol.

meded-res

  • Yardımı ulaştıran.

meraşid

  • (Tekili: Merşed) Gaye ve maksada ulaştıran doğru yollar.

merşed

  • Hakiki maksada ulaştıran doğru yol.

mirkatü'l-fütuh / mirkatü'l-fütûh

  • Mânevî fetihlere ulaştıran merdiven, yöntem.

mübaşir / mübâşir / مُبَاشِرْ

  • Ulaştıran, müjdeleyen.

mübelliğ / مُبَلِّغْ

  • Tebliğ eden, ulaştıran.

müfzi / müfzî

  • Yetiştiren, ulaştıran, vâsıl eden.

muhbir

  • Haber veren, haberci.
  • Bir gazete için haber taşıyıp ulaştıran.

mükessif

  • (Kesâfet. den) Koyulaştıran, kesif hâle getiren.

mürsil

  • Gönderen, yollayan, ulaştıran.

musil

  • (Vusul. dan) Yetiştiren, ulaştıran, vardıran.

muvaffık

  • Muvaffak eden. Başarıya ulaştıran.

nakil / nâkil

  • Nakleden, ulaştıran.

name-res

  • Mektup ulaştıran, mektup eriştiren. (Farsça)

nasir / nasîr

  • Zafere ulaştıran.

peyemres

  • Haber getiren, haber ulaştıran, haberci. (Farsça)

reşadet-penah / reşâdet-penâh

  • Kendisine sığınanları koruyan ve doğru hedefe ulaştıran; Sultan Reşat.

rububiyet-i sermediye

  • Allah'ın bütün varlıklar üzerindeki kesintisiz mâlikiyet ve egemenliği ve her varlığı yaratılış amacına hikmetle ulaştıran kesintisiz terbiyesi.

ruziresan

  • Rızık yetiştiren, rızık ulaştıran, Allah (C.C.) (Farsça)

saadet-resan / saâdet-resan

  • Saâdete ulaştıran. Saâdet bulan. (Farsça)

saadetresan

  • Mutluluğa ulaştıran.

sahil-i vahdet ve tevhid

  • Vahdet ve tevhid sahili; insanların mânevî kurtuluşuna ve ebedî saadet sahiline ulaştıran tevhid ve vahdet inancı.

sekka'

  • Su ulaştıran.

şeref-resan

  • Şeref ulaştıran, şeref eriştiren.

şu'le-i hud-u hidayet / şû'le-i hûd-u hidâyet

  • Doğru ve hak yola ulaştıran Hz. Hud'un bir parıltısı.

taaddüd-ü mesalik

  • Hedefe ulaştıran yol ve yöntemlerin çokluğu.

vasıta / vâsıta

  • İki şeyi birbirine ulaştıran.
  • Aracı. Arada bulunan. Vasıtalık eden.

vassal / وصال

  • Ulaştıran, vasleden. Birleştiren.
  • Ulaştıran. (Arapça)

vesile

  • Yol, hedefe ulaştıran şey.

vesile-i makasıd

  • Maksat ve hedeflere ulaştıran araç.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR