LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te uğurlu ifadesini içeren 42 kelime bulundu...

ashab-ı meymene

  • Uğurlu kişiler, iyi kimseler.

ashab-ı yemin

  • Uğurlu, meymenetli kimseler.

bereket

  • Bolluk. Çokluk. Feyiz. Cenab-ı Hakk'ın lütfu, ihsanı. Uğurluluk. Meymenet, saadet.

bil-hayr

  • Uğurlu olarak, hayırla.

eşref-i saat

  • Saatlerin şereflisi. Uğurlu ve işlerin rast gittiği, dua ve dileklerin kabul edildiği an.

eyamin

  • (Tekili: Eymen) Pek hayırlı, uğurlu olanlar. En yümünlü.

eymen

  • En meymenetli. En uğurlu. Sağ taraf.

ferhunde

  • Mes'ut, saadetli, mutlu, mübarek. Uğurlu. (Farsça)

ferhunde-pay / ferhunde-pây

  • Ayağı uğurlu olan. (Farsça)

ferhundegi / ferhundegî

  • Mes'utluk, mutluluk, mübareklik, kutluluk. Uğurluluk. (Farsça)

ferruh

  • Mübarek, kutlu, uğurlu. (Farsça)

ferruh-fal / ferruh-fâl

  • Bahtı açık, şanslı, talihli, uğurlu.Ferruhî : f. Mübareklik, uğurluluk, meymenet. (Farsça)

ferruh-zad / ferruh-zâd

  • Mübarek evlât, uğurlu çocuk. (Farsça)
  • Hayırlı, kutlu, mübarek. (Farsça)

firuz

  • Said, hurrem, saadetli, uğurlu, muzaffer, mansur.

firuz-baht

  • Şanslı, uğurlu. (Farsça)

hoşkadem

  • Uğurlu ayağı olan, ayağı uğurlu. (Farsça)

huceste

  • Saâdetli, mutlu. Hayırlı, uğurlu, meymenetli. (Farsça)

hüceste

  • Uğurlu, mübârek, mes'ud. (Farsça)

huceste / خجسته

  • Kutlu, uğurlu. (Farsça)

huceste-hisal

  • Güzel huylu, tabiatı uğurlu. (Farsça)

huceste-re'y

  • Reyi, fikri ve düşüncesi isabetli ve uğurlu.

hümayun

  • Padişaha ait. (Farsça)
  • Mübarek. Kutlu. Uğurlu. Âlî. (Farsça)
  • Kuvvetli. (Farsça)

irmegan

  • Saadet. İkbal, mutluluk, uğurluluk. (Farsça)
  • Terbiye eden, mürebbi. (Farsça)

istis'ad

  • (Sa'd. dan) Uğurlu sayma. Mes'ud nazarıyla bakma.

meyamin

  • (Tekili: Meymun) Bereketliler, uğurlular.
  • Maymunlar.

meymene

  • Sağ kol, sağ taraf.
  • Meymenet, yümn-ü bereket. Bereket. Kuvvetlilik. Uğurluluk. Kutluluk.

meymun / meymûn / ميمون

  • Bereketli, uğurlu. Kuvvetli. Kutlu.
  • Uğurlu, kutlu.
  • Uğurlu. (Arapça)

mübarek / mübârek

  • İlâhi hayrın bulunduğu şey. Bereketlenmiş, çoğalmış. Bereketli, uğurlu. Hayırlı. Mes'ud.
  • Beğenilen, kendisine kızılan ve şaşılan kimse veya şey.
  • Bereketli, hayırlı, uğurlu.

mübarekiyet

  • Uğurluluk, hayırlılık.

müstes'ad

  • (Sa'd. dan) Uğurlu sayılan veya uğurlu sayılmış.

müstes'id

  • Uğurlu sayan.

müteberrik

  • (Bereket. den) Mübarek sayılan, teberrük eden, uğurlu.

müteyemmen

  • (Yümn. den) Uğurlu, meymenetli, mübarek.

nefes-i mübarek

  • Bereketli, uğurlu nefes.

piruz

  • Uğurlu, hayırlı. (Farsça)

piruzi / piruzî

  • Uğurluluk, hayırlılık. (Farsça)

sa'd

  • Uğur, uğur getiren şey, iyilik, mübareklik, kuvvetlilik.
  • Kutlu, uğurlu.

saat-i muhtar

  • Uğurlu vakit.

teberrüken

  • Uğurlu ve mübarek olarak. Bereket mevzuu ederek.

tefe'ül

  • Fal açmak, bazı olayları uğurlu saymak, olacak şeyleri tahmin etmek.
  • Fal açmak.
  • Bazı hâdiseleri, tevafukları uğurlu saymak. Meselâ: Bir kitabı rast gele açarak ilk tevafuk eden yeri okuyup ona dikkat ederek onu uğurlu ve esas bir ders sayma gibi.
  • Olacak şeyi tahmin etmek. (Zıddı: Teşe'üm)

teyemmün

  • Uğur sayma. Bir şeyle teberrük eylemek. Bir şeyi mesut ve uğurlu saymak.
  • Ölüyü kabirde sağ yanına yatırmak.
  • "Ben Yemenliyim" demek.

yümni / yümnî / یمنى

  • Uğura, berekete ait. Uğurlu.
  • Uğurlu. (Arapça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın