LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te kelimesini içeren 58 kelime bulundu...

ashab-ı meş'eme

  • Uğursuz, şerli kişiler, kötüler.

ashab-ı meymene

  • Uğurlu kişiler, iyi kimseler.

ashab-ı yemin

  • Uğurlu, meymenetli kimseler.

bil-hayr

  • Uğurlu olarak, hayırla.

cidal / cidâl

  • Uğraşma, savaş.

duçar / dûçâr / دچار

  • Uğramış, yakalanmış, maruz kalmış. (Farsça)
  • Dûçâr etmek: Uğratmak, müptela etmek. (Farsça)
  • Dûçâr olmak: Uğramak, müptela olmak. (Farsça)

fal

  • Uğur. Baht. Tali'.

feda etmek

  • Uğruna her şeyi gözden çıkarmak.

hoşkadem

  • Uğurlu ayağı olan, ayağı uğurlu. (Farsça)

hüceste

  • Uğurlu, mübârek, mes'ud. (Farsça)

iştigal / iştigâl / اشتغال

  • Uğraşma.
  • Uğraşı. (Arapça)
  • İştigâl etmek: Uğraşmak, meşgul olmak. (Arapça)

iştigal eden

  • Uğraşan.

lahayr / lâhayr

  • Uğursuz, hayırsız.

lahus

  • Uğursuz, meş'um.

maruz / mâruz

  • Uğrama, tesirinde ve karşısında olma.

maruz olma / mâruz olma

  • Uğrama, tesirinde ve karşısında olma.

maruz olmak

  • Uğramak, tesirinde olmak.

medar-ı şeamet / medâr-ı şeâmet / مَدَارِ شَآمَتْ

  • Uğursuzluk sebebi.

menhus / menhûs / منحوس / مَنْحُوسْ

  • Uğursuz. Kötü. Meş'um.
  • Uğursuz, kötü.
  • Uğursuz.
  • Uğursuz. (Arapça)
  • Uğursuz.

menhuse

  • Uğursuz, kötü kadın.

meş'um / مشئوم / meş'ûm / مَشْئُومْ

  • Uğursuz, şom. (Arapça)
  • Uğursuz.

meş'umane / meş'ûmâne

  • Uğursuzca.

meşagil / meşâgil / مشاغل

  • Uğraşlar. (Arapça)

meşgale / مشغله

  • Uğraşı. (Arapça)

meşum / meşûm

  • Uğursuz.

meşumane / meşûmâne

  • Uğursuzcasına.

meşume / meşûme

  • Uğursuz.

meymenet / مَيْمَنَتْ

  • Uğur, saadet, bereket.

meymun / meymûn / ميمون

  • Uğurlu, kutlu.
  • Uğurlu. (Arapça)

mübarekiyet

  • Uğurluluk, hayırlılık.

mübtela / مبتلا

  • Uğramış, tutulmuş, yakalanmış. (Arapça)
  • Mübtela olmak: Uğramak, tutulmak, yakalanmak. (Arapça)

muharebe-i meş'ume

  • Uğursuz, kötü savaş.

mühimme

  • Uğraştıran, düşündüren.

müptela / müptelâ / مبتلا

  • Uğramış, tutulmuş, yakalanmış. (Arapça)
  • Müptelâ olmak: Tutulmak, yakalanmak, uğramak. (Arapça)

müstes'id

  • Uğurlu sayan.

müteşe'im

  • Uğursuz sayan.

na-mübarek

  • Uğursuz, meymenetsiz. (Farsça)

nahs / نحس

  • Uğursuzluk. (Arapça)

nuhuset

  • Uğursuzluk.
  • Uğursuzluk.

nühuset / nühûset

  • Uğursuzluk.

piruz

  • Uğurlu, hayırlı. (Farsça)

piruzi / piruzî

  • Uğurluluk, hayırlılık. (Farsça)

saat-i muhtar

  • Uğurlu vakit.

şeamet / şeâmet / شآمت / شَئَامَتْ

  • Uğursuzluk, kötülük, bedbahtlık.
  • Uğursuzluk, kötülük.
  • Uğursuzluk. (Arapça)
  • Uğursuzluk.

şevagil / şevâgil / شواغل

  • Uğraşılar. (Arapça)

şugul / şugûl / شغول

  • Uğraşılar. (Arapça)

şum / şûm / شوم

  • Uğursuz.
  • Uğursuz, şom. (Farsça)

tabu

  • Uğursuz, hakkında konuşmaktan korkulan.

tayere

  • Uğursuzluğa inanmak.

teberrüken

  • Uğurlu ve mübarek olarak. Bereket mevzuu ederek.

teşyi / teşyî

  • Uğurlama, vefat eden kişinin defnedilmesi.
  • Uğurlama, yolcu etme.

teşyi' / teşyî' / تشييع / تَشْي۪يعْ

  • Uğurlama. Selametleme.
  • Uğurlama. (Arapça)
  • Teşyî' edilmek: Uğurlanmak. (Arapça)
  • Teşyî' etmek: Uğurlamak. (Arapça)
  • Uğurlama.

tetayyur

  • Uğursuzluk, uğursuzluğa inanma.

teyemmün / تيمم

  • Uğur sayma.
  • Uğur sayma. (Arapça)

teyemmünen

  • Uğur sayarak. Teyemmün ederek.

üşgule

  • Uğraşılacak iş. Meşguliyet.

yümn / یمن

  • Uğur, bereket.
  • Uğur. (Arapça)

yümni / yümnî / یمنى

  • Uğura, berekete ait. Uğurlu.
  • Uğurlu. (Arapça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR