LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te uçan ifadesini içeren 29 kelime bulundu...

atyer

  • Çabuk uçan. Derhal kaybolan.

bal-güşa / bal-güşâ

  • Kanat açan, uçan. (Farsça)

balapervaz / bâlâpervaz / بالاپرواز

  • Yüksekten uçan.
  • Kendini olduğundan yüksek makamda gösterip gururlanan.
  • Yükseklerden uçan. (Farsça)

balzen

  • Kanat vuran. Uçan. (Farsça)

bugra

  • Turna kuşu veya turna kuşu sürüsünün önünde uçan turna horozu. (Farsça)

bülendpervaz / bülendpervâz / بلندپرواز

  • Yükseklerden uçan. (Farsça)
  • Şerefli. (Farsça)

cürre

  • Cesur, cesaretli, cür'etkâr, cür'et-yâb, yiğit, delikanlı, gözüpek, atılgan.
  • Uçan her çeşit kuşun erkeği.
  • Bir zira' miktarı ağaç. (Ağacın başında bir küfe, ortasında bir ipi olup onunla geyik avlarlar.)

cürre-baz

  • Atmaca kuşu. (Farsça)
  • Erkek şahin veya akdoğan. (Farsça)
  • Hızla uçan ok. (Farsça)

dude

  • Kurtcağız, küçük solucan, böcek.

evc-pervaz

  • Yüksekte uçan. (Farsça)

haratin / harâtin / خراطين

  • Solucan. (Arapça)

hümapervaz

  • Hümâ gibi yükseklerde uçan. (Farsça)
  • Mc: Yüksek himmetli. (Farsça)

kütfane

  • (Çoğulu: Kütfân-Ketâyif) Çekirgenin evvel kanatlanıp uçanı.

mir'aş

  • Çok yüksekten uçan güvercin.

misak

  • Sürme, gütme, sevketme.
  • Havada uçarken kanadını birbirine vurup uçan güvercin.

müstatir

  • Uçan, uçuşan.
  • Yangının veya sabahın intişarı gibi müstaid olan.

mütesalik

  • Uçucu, uçan.
  • Tırmanan, tırmanıcı.

per-aver

  • Kanat açan, kanat açıcı. Keskin uçan. (Farsça)

perdaz / perdâz

  • Uçan.

perende

  • Uçan, uçucu. (Farsça)
  • Av kuşu. (Farsça)
  • Çark gibi dönerek atılan takla. (Farsça)

perran

  • Uçan, uçucu. (Farsça)

pervaz

  • Kanat açmak, uçmak. Uçan, uçucu. (Farsça)
  • Nur. (Farsça)
  • Karargâh. (Farsça)
  • Saçmak. (Farsça)
  • Hücre. (Farsça)
  • Saçak. (Farsça)
  • Ayna. Dolap. (Farsça)
  • İnce, uzun tahta. (Farsça)
  • Uçan, uçucu gibi mânâlara gelerek birleşik kelimeler yapılır. (Farsça)

pervaz ü perdaz / pervâz ü perdâz

  • Kanat çırparak uçan.

pervaz-ı berdar / pervaz-ı berdâr

  • Yükselip uçan. Uçarak dolaşan.

safe

  • (Çoğulu: Savaf-Sâfât) Kanatlarını havada yayıp uçan kuş.

tair

  • (Tayeran. dan) Uçucu. Uçan.
  • Kuş.

tayyar

  • Uçan. Uçucu. Uçma kabiliyeti olan. Havaya kalbolup gaib olan.
  • Uçan.

tayyare-i arz

  • Uzayda uçak gibi uçan dünya.

tiz-per

  • Hızlı ve çabuk uçan. (Farsça)