LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te toplanti ifadesini içeren 32 kelime bulundu...

aşevi

  • Yoksullara parasız olarak yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane.
  • Para ile yemek yenilen yer, lokanta.
  • Düğün gibi toplantılarda, yemekleri hazırlamak için iğreti mutfak olarak kullanılan yer.
  • Bazı tekkelerde yemek pişirilen yer.

cem'iyyetgah / cem'iyyetgâh

  • Toplantı yeri, toplanılacak yer. (Farsça)

gülabdan

  • İçine gülsuyu konularak mevlüt gibi toplantılarda serpmeye mahsus kap. Bu, çiniden, gümüşten veya altundan yapılırdı. Buhurdanlar ile birlikte bir takım teşkil ederdi.

hafl

  • Kederlenme, hüzünlenme, tasalanma.
  • Toplantı, toplanma.

hey'et-i içtimaiye

  • İçtimaî heyet. Topluluğa âit heyet. Toplantı heyeti.

hey'et-i ictimaiyye

  • Toplantı heyeti, sosyal durum.

ictima' / ictimâ' / اجتماع

  • Toplantı. Toplanmak. Bir araya gelmek. Kavuşmak.
  • Toplanma, bir araya gelme, toplantı. (Arapça)
  • Toplum. (Arapça)
  • İctimâ' etmek: Toplanmak, bir araya gelmek. (Arapça)

ictimaat / ictimâât / اجتماعات

  • Toplantılar, bir araya gelişler. (Arapça)

ictimagah / ictimagâh

  • Toplantı yeri.

işret

  • İçkili toplantı.

klüp

  • ing. Eğlenerek boş olarak vakit geçirmek yahut okumak, konuşmak üzere üyelere mahsus toplantı veya eğlence yeri.

kongre

  • Çeşitli memleketlerden yöneticilerin, elçilerin ve delegelerin katılmasıyla yapılan toplantı. (Fransızca)

konsey

  • İdare vazifesi yüklenmiş kişilerin topluluğu. (Fransızca)
  • Müzakere hâlinde bulunan kimselerin meydana getirdiği kurul. (Fransızca)
  • Bu tarz bir toplantının yapıldığı yer. (Fransızca)

kubbe-nişin

  • İstanbulda Topkapı Sarayı'nda Kubbealtı denen yerde toplanan kabine üyeleri denebilecek toplantıya katılan vezirlerin herbiri. (Farsça)

kulis faaliyeti

  • Toplantı yapılan yerlerde, toplantı haricinde çeşitli grupların yaptığı gizli çalışma.

loca

  • İtl. Bazı toplantı yerlerinde bir veya birkaç seyirciye mahsus hususi odacıklar.
  • Hücre, küçük bölme.
  • Masonların toplandıkları yeri.

maakıd

  • (Tekili: Ma'kad) Ma'kadlar, akdedilecek yerler. Toplantı yerleri.
  • Düğümler. Düğüm yerleri veya noktaları.

mahafil / mahâfil / محافل

  • (Tekili: Mahfil) Mahfiller.
  • Toplantı yerleri. Oturulup görüşülecek yerler.
  • Büyük câmilerde eskiden hükümdarlara veya müezzinlere ayrılmış ve etrafı parmaklıklarla çevrilmiş olan yerler.
  • Mahfiller. (Arapça)
  • Toplantı yerleri. (Arapça)

mahfil / محفل

  • (Çoğulu: Mahâfil) Toplanılacak yer. Toplantı ve görüşme yeri.
  • Büyük câmilerde eskiden pâdişahlara veya müezzinlere ayrılmış olan etrâfı parmaklıklarla çevrilmiş yüksekçe yer.
  • Toplantı yeri. (Arapça)
  • Cami mahfili. (Arapça)

mazbata

  • Bir toplantıda konuşulanların neticesinin yazılı şekli. Kararnâme.

mecalis

  • Meclisler. Toplantılar. Toplantı yerleri.

mecami / mecâmi / مجامع

  • Toplantı yerleri. (Arapça)

meclis / مجلس

  • Toplantı yeri. (Arapça)

meclis-i vükela / meclis-i vükelâ

  • Kabine toplantısı. Bakanlar kurulu toplantısı.

mecma' / مجمع

  • Toplantı yeri. (Arapça)

miting

  • İng. İçtimaî ve siyasî bir mes'ele için yapılan büyük toplantı.
  • Bir gaye uğruna yapılan büyük toplantı.

mü'temer

  • Anlaşma için yapılan toplantı. Kongre.

nevadi

  • (Tekili: Nâdi) Toplantılar, meclisler.

sadrnişin

  • Bir toplantıda baş sedirde oturan. (Farsça)

samir

  • Gece toplantıları.

sohbet

  • Konuşma, sevdiği kimselerle yapılan toplantı.
  • Birlikte oturup tatlı tatlı hakikat üzerine konuşmak.

şura

  • Konuşma yeri, istişare meclisi. Büyüklerin istişare için toplanma yeri.
  • Meşveret için toplantı.
  • Meşveret etme.