LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te tat kelimesini içeren 62 kelime bulundu...

ahkam-ı ameliyye / ahkâm-ı ameliyye

  • Tatbikata ait hükümler, uygulanan kurallar.

akvam-ı tatariye / akvâm-ı tatariye

  • Tatar kavimleri.

azb

  • Tatlılık.

çerbi / çerbî

  • Tatlılık, yumuşaklık. (Farsça)

eyyam-ı adiyye / eyyam-ı âdiyye

  • Tâtil günlerinin haricindeki günler.

faziz

  • Tatlı su.

güvarai / güvaraî

  • Tatlılık, hoşa gitme.

hab-ı nuşin / hâb-ı nuşin

  • Tatlı uyku.

hafcag

  • Tatar beyi. (Aslı: Kıpçak)

hakaik-i latife / hakaik-i lâtife

  • Tatlı, şirin hakikatlar, ince mânâlı gerçekler.

halavet / halâvet / حلاوت / حَلَاوَتْ

  • Tatlılık. Şirin olmak.
  • Tatlılık, şirinlik.
  • Tatlılık. (Arapça)
  • Tatlılık.

halavetle / halâvetle

  • Tatlı bir şekilde.

hava-yı nesimi / havâ-yı nesîmî

  • Tatlı ve hoş bir şekilde esen rüzgar.

hoşavaz / hoşâvâz / خوش آواز

  • Tatlıses, güzelses. (Farsça)

hoşruy

  • Tatlı yüzlü, sevimli. (Farsça)

hoşsohbet / خوش صحبت

  • Tatlı sözü, sohbeti tatlı. (Farsça - Arapça)

hulviyyat

  • Tatlı yemekler. Şekerlemeler. Tatlı şeyler.

hutbe-i şirin / hutbe-i şîrîn / خُطْبَۀِ شِيرِينْ

  • Tatlı hutbe.

irha

  • Tatlılıkla ve kibarca hareket etme, yumuşak davranma, tatlı muâmele etme.

itmi'nan / itmi'nân / اِطْمِئْنَانْ

  • Tatmîn olma.

itminan / itminân

  • Tatmin olma.

itminanbahş / itminânbahş

  • Tatmin eden.

itminankarane / itminânkârâne

  • Tatmin olurcasına.

kuvve-i zaika / kuvve-i zâika / قُوَّۀِ ذَائِقَه

  • Tat alma duyusu.

lezzet-elem

  • Tatlı-acı.

mahiyet-i ameliye

  • Tatbik ve uygulamanın mahiyeti, özelliği.

melaha

  • Tatsızlık, tuzsuzluk.

melih / melîh

  • Tatsız tuzsuz yemek.

men lem yezuk lem yedri

  • Tatmayan bilemez. Kim ki tatmamış; o, tadını bilemez.

mübagame

  • Tatlı dillilik.

mutabbak

  • Tatbik olunmuş uydurulmuş.

mutmain / مُطْمَئِنْ

  • Tatmin olmuş.
  • Tatmîn olan.

mutmainane

  • Tatmin olarak.

mutmainne

  • Tatmin olan.

nemir

  • Tatlı su.

nevaz

  • Tatlı ve ahenkli ses.

nevaz ü namaz

  • Tatlı, ahenkli ses ve namaz.

nükah

  • Tatlı soğuk su.

nuşhand

  • Tatlı gülüşlü. (Farsça)

nuşin / nûşin / نوشين

  • Tatlı. (Farsça)

paydos

  • Tatil, teneffüs, serbestlik. (Farsça)

rebeb

  • Tatlı ve çok su.

resa'

  • Tatlı sütü ekşi yoğurtla karıştırmak. (O yapılan yemeğe "resise" derler.)

şekerab / şekerâb / شكراب

  • Tatsızlık, kırgınlık. (Farsça)

şekerhand / شكرخند

  • Tatlı gülüş, sevgilinin tatlı gülüşü. (Farsça)

selsel

  • Tatlı ve yumuşak su.

şirin

  • Tatlı. Sevimli. Cana yakın. (Farsça)
  • Tatlı, sevimli.

şirini / şirinî

  • Tatlılık, cana yakınlık, sevimlilik. (Farsça)

şirinzeban / şîrinzeban / شيرین زبان

  • Tatlı dilli. (Farsça)
  • Tatlı dilli. (Farsça)

sohbet

  • Tatlı tatlı konuşma.

ta'tilat / ta'tîlât / تعطيلات

  • Tatiller. (Arapça)

takarrüm

  • Tatlı tatlı yeme.

tatbikan

  • Tatbik ederek, uygun yaparak. Fiilen işleyerek.

tatbiki / tatbikî

  • Tatbike ait. Pratik ile alâkalı. Fiilen işlemek suretiyle.

tatminkar / tatminkâr

  • Tatmin edici.

tegannus

  • Tatsız olmak.

telezzüz

  • Tat ve zevk almak. Zevklenmek.

uzubet

  • Tatlılık, şirinlik.

uzubet-i lisan / uzubet-i lisân

  • Tatlı dillilik. Dil tatlılığı.

zaika / zâika / ذائقه

  • Tat alma duyusu. (Arapça)

zevk

  • Tatma, tad, haz.

zevk etmek

  • Tatmak, zevk almak.