LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te tarlık ifadesini içeren 23 kelime bulundu...

alemdari / alemdarî

  • Bayraktarlık.

aleyhdarlık

  • Aleyhtarlık, zıt olan rakip tarafı tutma.

attari / attârî / عطاری

  • Attarlık. (Arapça - Farsça)
  • Attar dükkanı. (Arapça - Farsça)

baytara

  • Hayvan hekimliği, baytarlık.

beytara

  • Yarılmak.
  • Hayvan hekimliği, baytarlık.

enaniyet

  • (Enâniyyet) Benlik. Kendine güvenmek, gurur. Hodbinlik. Sadece kendine taraftarlık. Her yaptığı işi kendinden bilmek.

hakikatperestlik

  • Hakikate taraftarlık, gerçeğin ve doğrunun tarafını tutmak.

hiss-i taraftarlık

  • Taraftarlık duygusu.

iftariyye / iftâriyye / افطاریه

  • İftarlık. İftar için hususi olarak hazırlanmış nevale. Bunlar oruç bozulduktan sonra yemek yenmeden evvel yendiği için bu ad verilmiştir.
  • Osmanlı İmparatorluğu zamanında padişah sarayında, vüzera, eşraf ve âyân konaklarında, davetlilere iftardan sonra diş kirası namıyle verilen bahşi
  • İftarlık, iftar için hazırlanan yiyecek. (Arapça)

iltizam

  • Taraftarlık.

kitman

  • Sır saklama, kimseye sır açmama hali, sır tutarlık.

menfi siyaset

  • Olumsuz siyaset; aşırı taraftarlık veya rakipleri yok etmek şeklinde uygulanan siyaset.

muhtariyet

  • Muhtarlık. Kendi kendine hareket edebilme. İhtiyar ve iradesi kendi elinde olma.

mutaassıb / مُتَعَصِّبْ

  • Aşırı taraftarlık gösteren.

müteassıb

  • (Asab. dan) Taassub eden, taraftarlık eden.
  • Son derecede dinine ve milletine taraftarlık besleyen.

secde-i şükran

  • Minnettarlık, teşekkür secdesi.

şii / şiî

  • Hazreti Aliye aşırı taraftarlık gösteren kimse.

şükran

  • Minnettarlık, teşekkür.
  • İyilik bilmek. Minnettarlık. Şükretme hâli.

taassub / تَعَصُّبْ

  • Şiddetli taraftarlık.
  • Aşırı taraftarlık.

taraf

  • Yan, yön.
  • Yer, memleket, ülke. Kıt'a.
  • Taraftarlık, sahip çıkmak, korumak.
  • Aralarında anlaşmazlık bulunan iki kişiden veya iki topluluktan her biri.

tarafdari / tarafdarî

  • Kayırıcılık, taraftarlık. (Farsça)

tarafgirlik

  • Taraftarlık.

temayül

  • (Çoğulu: Temayülât) Meyletmek. Bir cihete iltifat etmek. Bir tarafa eğilmek.
  • Bir yana çarpılmak.
  • Bir yana veya bir kimseye fazla taraftarlık ve sevgi göstermek.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın