LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te tamamlanm ifadesini içeren 24 kelime bulundu...

adapte

  • Adaptasyonu yapılmış, tamamlanmış. (Fransızca)

avan-ı tekemmül / âvân-ı tekemmül

  • Tamamlanma vakti.

ebter

  • Kuyruğu kesik hayvan.
  • Sonunda oğlu ve kızı kalmayan insan.
  • Ölümünden sonra adı hatırlanıp anılacak hayrı ve ihsanı kalmayan kişi.
  • Eksik, tamamlanmamış.
  • Eksik, tamamlanmamış.
  • Dölsüz, çocuğu olmayan kimse.

engar

  • Sanma, zan, tasavvur. şüphelenme. (Farsça)
  • Tamamlanmayan, eksik kalan iş. (Farsça)

engare

  • Tamamlanmayan, eksik kalan iş, nakış veya taslak. (Farsça)
  • Hikâye, efsâne, roman, kıssa. (Farsça)
  • Başdan geçen bir olayı tekrarlama. (Farsça)
  • Hesap defteri. (Farsça)
  • Utanarak geri geri çekilme. (Farsça)

hicaz demiryolu

  • Şam'dan Hayfa'ya kadar uzanan demiryolu. Yapımına 1900'de başlanan bu demiryolunun uzunluğu 1465 km, genişliği ise 1050 m. idi. Başlıca özelliği tamamıyla İslâm dünyasının yardımı ile yapılmış olmasıdır. II.Abdülhamid zamanında yapılan bu demiryolu 1908 yılında tamamlanmıştır.

ikmal / ikmâl / اكمال

  • Tamamlama, bitirme. (Arapça)
  • Bütünleme. (Arapça)
  • İkmâl edilmek: Tamamlanmak, bitirilmek. (Arapça)
  • İkmâl etmek: Tamamlamak, bitirmek. (Arapça)

in'ikad

  • Oluşma, tamamlanma.

inticam

  • Sona erme, nihayet bulma. Tamamlanma, tamam olma.

itmam / itmâm / اتمام

  • Tamamlama, bitirme. (Arapça)
  • İtmâm edilmek: Tamamlanmak, bitirilmek. (Arapça)
  • İtmâm etmek: Tamamlamak, bitirmek. (Arapça)

küta'

  • (Çoğulu: Küt'ân) Tilki eniği.
  • Kötü adam.
  • Tamamlanmak, toplanmak.

mukattaat-ı huruf

  • Edb: Matlâsız şiir parçaları. Muhtelif olarak alınmış şiir parçaları.
  • Kısaltmalar. Tamamlanmamış cümleler.

mukza

  • Tamamlanmış.
  • Lüzumlu görülmüş.

mukzi / mukzî

  • Gerekli görülmüş.
  • Hüküm ve kazâ olunmuş.
  • Tamamlanmış.

müstetim / müstetîm

  • Tamamlanmasını isteyen.

na-tamam

  • Tamamlanmamış, bitmemiş, yarı kalmış. (Farsça)

natamam / nâtamam / ناتمام

  • Tamamlanmamış.
  • Tamamlanmamış, yarım kalmış. (Farsça - Arapça)

nataman / nâtaman

  • Tamamlanmamış.

şebeb

  • Üç yaşına girip dişleri tamamlanmış olan sığır.

tamam tasfiye

  • Tasfiyenin tamamlanması, arındırmanın bitmesi.

tehatih

  • Bâtıl, boş ve abes sözler.
  • Tamamlanmamış söz.

tekemmül / تكمل

  • Tamamlanma. (Arapça)
  • Olgunlaşma. (Arapça)
  • Tekemmül etmek: (Arapça)
  • Tamamlanmak. (Arapça)
  • Olgunlaşmak. (Arapça)

tekemmül-ü hayat

  • Hayatın mükemmelleşmesi, tamamlanması, gelişmesi.

tevafi

  • Tamam olmak, tamamlanmak.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın