LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te talep ifadesini içeren 39 kelime bulundu...

ariza / arîza

  • Bir mesele hakkında istek ve taleplerin sunulduğu yazı, mektup.

bagy

  • Azgınlık. Zulüm, İsyan.
  • İstemek, talep etmek.
  • Haddini tecâvüz etmek.
  • Yaranın şişmesi.
  • (Yağmur) şiddetle yağmak.

begaye

  • Talep etmek, istemek.

besr

  • Yüz ekşitmek.
  • Talep etmek, istemek.
  • Acele etmek. Hamlık atmak.

büga'

  • İstemek, talep etmek.

derhast / derhâst / درخواست

  • İstek, talep, rica. (Farsça)
  • Dilekçe. (Farsça)

hast-gar / hâst-gâr

  • İsteyen, talep eden, isteyici. (Farsça)

iddianame / iddiânâme / اِدِّعَانَامَه

  • Müddei umuminin (savcının), iddialarını topladığı ve soruşturma sonunda mahkemede okuduğu yazı. (Ceza işlerinde hazırlık tahkikatının neticesi, davasının açılması için kâfi olduğu anlaşılırsa savcı bu dâvayı, ya ilk tahkikatın açılması hakkında sorgu hakimine bir talepname veya doğrudan doğruya mahk
  • Savcının cezâ talep ettiği yazı.

istiğfar / istiğfâr

  • Af talep etme.

istimdad-ı hayat / istimdâd-ı hayat

  • Hayat talep etmek, hayatî yardım istemek.

istişfa / istişfâ

  • Şifa dileme, şifa talep etme.

istizhar / istizhâr

  • Yardım istemek, yardım talep etmek.

kass

  • Talep etmek, istemek.
  • Nemime, söz götürmek, lâf taşımak.

matlab-ı ala / matlab-ı âlâ

  • En yüce talep, arzu.

matlub / matlûb

  • Talep edilen, istenilen, arzulanılan.

matlup

  • İstenilen, talep edilen.

meass

  • Talep mevzii, isteme yeri.

mebga

  • Talep mevzii, isteme yeri.

merad

  • Boğaz.
  • Talep mevzii, isteme yeri.

münakare

  • Talep edişmek, karşılıklı istemek.

müsta'tib

  • Afv talep eden, afvını isteyen.

müsterzık

  • Rızık talep eden, rızık isteyen.

mutalebe / mutâlebe / مطالبه

  • İstek. (Arapça)
  • İsteme, talep. (Arapça)
  • Mutâlebe etmek: İstemek, talep etmek. (Arapça)

müvaele

  • Necat talep etmek. Kurtuluş için talepte bulunmak.

nakz

  • (Nakazân) (Çoğulu: Nevâkız) Sıçramak.
  • Talep etmek, istemek.

neşd

  • Talep etmek, istemek.
  • Yüksek yerde düz yer olmak.
  • Kaybolan şeyi aramak.
  • Bir şeyi gereği gibi bilmek.

nişde

  • Talep etmek, istemek.
  • Söz vermek, and vermek.

revg

  • Talep etmek, istemek.
  • Yönelmek, eğilmek, meyletmek.

rivad

  • Talep etmek, istemek, arzulamak.

şefaat etmek

  • Cenâb-ı Haktan yakınlarının affını talep edip kurtuluşlarına vesile olmak.

şuunat

  • Şuunlar. Keyfiyetler, haller.
  • Emirler. Kasıtlar. Talepler.

tahacüc

  • Hüccetleşmek. Birbirinden hüccet talep etmek, delil istemek.

taleb

  • Talep, isteme, istek.

talib-i hakikat

  • Gerçeği talep eden, isteyen.

tasaddur

  • (Sadr. dan) En başta oturma. Başa geçme.
  • Öğretmek.
  • Yücelik talep etmek, yükseklik ve ululuk istemek.

tevahhi

  • Talep etmek, istemek.

tılab

  • Talep etmek, istemek.

tılbe

  • Talep olunmuş, istenmiş, matlub.

ümniyye

  • Umut, ümid.
  • Arzu, istek, talep.
  • Niyet, kuruntu.