LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te takip ifadesini içeren 37 kelime bulundu...

devlet

  • Sınırları belli olan bir memleketin sahibi olan insanların kurduğu siyasî, hukukî, idarî mahiyetteki merkezî teşkilât. Devlet, teşekkül tarzı, takip ettiği esas siyaset, temsil ettiği hâkimiyet ve iktidarın mahiyeti bakımından çeşitlere ayrılır:1- Kapitalist Devlet: İktisadî siyasete, şahsî mülkiyet

ehl-i meşrep

  • Bir hareket tarzı ve yol takip edenler, bir metoda sahip olanlar.

ehl-i takib

  • Takip edenler, peşinden gidenler.

fasda'

  • "Fe" takip edatından sonra fiilinin emr-i hâzırı.

hakikat-i meslek

  • Takip edilen bir yöntemin gerçek yönü.

hülasa-i mezhep / hülâsa-i mezhep

  • Takip edilen metodun özeti.

ilm-i tasavvuf ve tarikat

  • İlâhî hakikatlere ulaşmak için, şeyhin gözetiminde takip edilen yolun ilmi; tarikat ve tasavvuf ilmi.

mahrek

  • Hareketli bir noktanın takip ettiği yol.
  • Bir gezegenin bir devrede üzerinden gittiği farzolunan dairevî hat, yörünge.

maliye / ماليه

  • Devletin gelir ve gider işlerini takip eden bakanlık ve ona bağlı daireler. (Arapça)

meşarib-i evliya / meşârib-i evliya

  • Velîlerin meşrepleri, tasavvuf yolunda ortaya koydukları ve takip ettikleri yöntemler.

meslek ve meşreb

  • Bir hedefe ulaşmak için takip edilen tarz ve metod.

meslek ve meşrep erbabı / meslek ve meşrep erbâbı

  • İslâma hizmet yolunda kendilerine göre bir metod ve yöntem takip eden ehil kişiler ve önderler.

meslek-i ehl-i sünnet

  • Hz. Muhammed'in sünnetine uyan, onun yolundan giden Müslümanların mesleği, takip ettikleri yol.

meslek-i hakikat

  • Hakikate ulaşmak için takip edilen yöntem.

meslek-i velayet / meslek-i velâyet

  • Tarikat ve tasavvuf ehlinin takip ettikleri yol, yöntem.

mezahib-i salikin / mezâhib-i sâlikîn

  • Hak yolda yürüyenlerin takip ettikleri mezhepler, yol ve yöntemler.

muakkib / معقب

  • Takip eden, izleyen. (Arapça)

muakkibin / muakkibîn

  • Tâkipçiler, arkasından koşanlar, ardından gelenler.

müteakib / müteâkib

  • Takip eden, izleyen.

mütevaggıl

  • Bir işle fazla uğraşan, bir konu hakkında derinlemesine ilgilenen ve takip eden.

mütevali / mütevâli

  • Birbiri ardınca giden, ard arda gelen, takip eden.

nezzare / nezzâre

  • Birbirini takip eden, birbirine bakan.

rasathane

  • Gök cisimlerinin hareket ve yerlerini tespit ve takip için kurulan gözlem evi.

salik / sâlik

  • Bir yolu ve yöntemi takip eden.
  • Bir yola bağlı olan, bir yolu takip eden, bir tarikata girip hidayet yolunu takip eden, mürid.

sofiye meşrebi

  • Tarikat yoluyla mânevî derecelere yükselme gayretinde olan tasavvuf ehlinin takip ettikleri yol, tarz.

ta'kib / ta'kîb / تعقيب

  • Takip, ardına düşme. (Arapça)

ta'kiben / ta'kîben / تعقيبا

  • Takip ederek, takip suretiyle.
  • Takip ederek, ardına düşerek. (Arapça)

ta'kil

  • Devenin ayağına ip takıp bağlamak.

takibat / tâkibat / tâkibât

  • Yapılan takipler, koğuşturma, soruşturma.
  • Takipler, izlemeler.

takiben / تعقيبا

  • Takip ederek.
  • Takip ederek, izleyerek. (Arapça)

teakub / teâkub

  • Arka arkaya gelme, takip etme.

teakubi / teâkubî

  • Arka arkaya gelme, sırayla birbirini takip etme şeklinde.

tenabüz

  • Birbirine lâkap takıp çağırmak.

teveşşuh

  • (Çoğulu: Teveşşuhât) Süslenme, takıp takıştırma.
  • Kadın gerdanlığını takma.

tilavet

  • Okumak.
  • Takip etmek, arkasına düşmek izlemek.

turuk-u mütekellimin / turuk-u mütekellimîn

  • Kelâm âlimlerinin takip ettikleri yollar.

velyetme

  • Birbiri ardı sıra gitmek birini takip etmek.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın