LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te tahl ifadesini içeren 29 kelime bulundu...

bülheves / بوالهوس

  • Heves ve isteği çok, maymun iştahlı. (Farsça)
  • Maymun iştahlı. (Arapça)

Dalyarak / dalyarak

  • Dalyarak kelimesi Türkçe'de "sallamak" anlamına gelir.
  • Türkiye Türkçesinde dal-1 "sallamak" fiilinden türetilmiştir.
  • Dalyarak kelimesi tarihte bilinen ilk kez dallamak "sallamak, eliyle tartmak" TDK, Tarama Sözlüğü (1600 yılından önce) eserinde yer almıştır.
  • Dalyarak kelimesi Türkçe'de "Budalalığı yüzünden her zaman densizlik, küstahlık eden (kimse)." anlamına gelir.

kapris

  • Geçici heves. Maymun iştahlılık. İnsanın zayıf tarafı. Evham.

kimya-yı saadet

  • Rezaletlerden sakınıp nefsi tehzib ve tezkiye ve faziletleri kazanmak sureti ile nefsi tahliye etmek, süslemek, tezyin etmek.
  • İmâm-ı Gazalinin bir eserinin ismi.

muhalla

  • Tahliye olunmuş. Boşaltılmış.
  • Serbest bırakılmış.

muhalles

  • Kurtarılmış. Tahlis olunmuş.

muhalli / muhallî

  • Boşaltan. Tahliye eden.

muhallil

  • (Hall. den) Eriten. Analiz yapan, tahlil eden.
  • Fık: Üç talakla boşanan ve iddetini bitiren bir kadınla evlenen erkek. (Karıyı boşayan birinci kocaya: Muhallelün leh denir.)
  • Tıb: Şişlere, iltihablara yarıyan ilaç.

muhallis

  • (Halâs. dan) Kurtaran, halâs kılan, tahlis eden.

muhallit

  • (Halt. dan) Karıştıran, tahlit eden.

münekkit

  • Tenkitçi; hadisin tahlil ve kritiğinde uzman olan hadis âlimi.

müştehi

  • İştahlı.

müştehiyane / müştehiyâne

  • İştahlı bir şekilde.
  • İştahlı bir şekilde.

mütecasirin / mütecasirîn

  • (Tekili: Mütecasir) Cür'et edenler, cesaretlenenler, küstahlar.

müteşehhi

  • İştahlanan.
  • Sevip meyletmiş olan.

nahv

  • (Nahiv) Yol, cihet. Etraf, yön.
  • Misâl.
  • Miktar.
  • Kasd ve azmeylemek.
  • Gr: Kelimelerin birbirine rabt, izafet ve amel eylemeleriyle ilgili olan kaideleri içine alan ilim. Nahiv ilmi ile Arapça kelimelerin yeri ve usulü bilinir, yani cümle tahlili yapılır.

nakkad

  • Tenkitçi; hadîsin tahlil ve kritiğinde uzman olan hadîs âlimleri.

nakkad-ı muhaddisin / nakkad-ı muhaddisîn

  • Hadîsin tahlil ve kritiğinde uzman olan hadîs âlimleri.

risale-i hurufiye

  • Harfleri tahlil eden risale.

şehiy

  • (Şehvet. den) İştahlandırıcı. İsteklendiren, istek uyandıran.

tahlif / tahlîf / تحليف

  • And içirme. (Arapça)
  • And içme. (Arapça)
  • Tahlîf etmek: Halef bırakmak. (Arapça)

tahlik

  • (Çoğulu: Tahlikat) Tıraş etme.

tahlil / tahlîl / تحليل

  • Müşkül meseleyi halletmek.
  • Bir şeyi kolaylıkla tutmak.
  • Eritmek.
  • Bir şeyi helâl kılmak.
  • Yemine kefaret etmek.
  • Man: Terkibin zıddıdır. Bir kıyas neticesinin mantık şekillerinin hangisinden olduğunu bilmek için delilin tahlili, araştırılması.
  • Fiz:
  • Ayrıştırma, çözümleme, analiz. (Arapça)
  • Tahlil etmek: Değerlendirme yapmak, analiz yapmak. (Arapça)

tahlil-i hurdebini / tahlil-i hurdebinî

  • Mikroskopla tahlil.

tahlilat / tahlîlât / تحليلات

  • (Tekili: Tahlil) Tahliller, analizler.
  • Analizler, tahliller. (Arapça)

tahliye / تخليه

  • Boşaltma. (Arapça)
  • Salıverme. (Arapça)
  • Tahliye edilmek: (Arapça)
  • Boşaltılmak. (Arapça)
  • Salıverilmek. (Arapça)
  • Tahliye etmek: (Arapça)
  • Boşaltmak. (Arapça)
  • Salıvermek. (Arapça)

teşehhi / teşehhî

  • Hırsla istemek. İştahlanmak.
  • İştahla isteme.
  • Hırsla istemek, iştahlanmak.

vakahat

  • Arsızlık, utanmazlık, küstahlık.

veyle

  • Küstahlık, rezillik.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın