LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te taassu ifadesini içeren 16 kelime bulundu...

bad-ser

  • Mağrur, kibirli. (Farsça)
  • Serkeş, isyânkar, âsi. (Farsça)
  • Taassub ehli, mutaassıb. (Farsça)

cenah

  • Kanat, taraf, kısım. (Vicdanın ziyası ulum-u diniyyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacı ile hakikat tecelli eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. İftirak ettikleri vakit, birincisinde taassub, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder. Mün.)

merkez-i taassup

  • Taassubun merkezi.

muta'assıb / متعصب

  • Taassup gösteren, aşırı tutucu, yobaz. (Arapça)

mutaassıbin / mutaassıbîn

  • (Tekili: Mutaassıb) (Asab. dan) Mutaassıb kimseler. Taassubu olan insanlar.

müteassıb / متعصب

  • (Asab. dan) Taassub eden, taraftarlık eden.
  • Son derecede dinine ve milletine taraftarlık besleyen.
  • Taassub eden; yanlış bir şeyi müdâfaada körü körüne inât ve ısrâr eden, haksız yere düşmanlık eden.
  • Taassup gösteren. (Arapça)

müteassıbane

  • Taassup gösterircesine, körükörüne.

müteaşşık

  • Âşık olan, taaşşuk eden, çok seven.

taassub-u barid / taassub-u bârid

  • Soğuk taassup, bağnazlık.

taassub-u baride

  • Katı, soğuk taassup.

taassubat / taassubât

  • Taassuplar.

taassubat-ı baride / taassubat-ı bâride

  • Soğuk taassuplar; taassup.

taassubat-ı na-bemahal / taassubat-ı nâ-bemahal

  • Yerinde olmayan taassuplar.

taassubkar / taassubkâr

  • Taassub gösteren. Mutaassıb. (Farsça)

taassubkari / taassubkârî / تعصبكاری

  • Fanatiklik, mutaassıplık, taassup. (Arapça - Farsça)

taassüfat / taassüfât

  • (Tekili: Taassüf) Yolsuzluklar, haksızlıklar.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın