LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te sonuçla ifadesini içeren 27 kelime bulundu...

avakıb / avâkıb / عواقب

  • Sonuçlar. (Arapça)
  • Sonlar. (Arapça)

bedir muharebesi

  • Bedir Savaşı; Peygamberimizin (a.s.m.) Medine'ye hicretinden sonra, 624 tarihinde Mekkeli müşriklerle yapılan ve Müslümanların galibiyetiyle sonuçlanan savaş.

gayr-ı muhassal

  • Sonuçlanmamış, somutlaşmamış, elde edilmemiş.

incirar

  • Bir sonuca sürüklenme, sonuçlanma.

intac / intâc / انتاج

  • Sonuçlandırma. (Arapça)
  • Doğurma. (Arapça)
  • İntâc etmek: (Arapça)
  • Sonuçlandırmak. (Arapça)
  • Doğurmak. (Arapça)

ism-i ahir / ism-i âhir

  • Allah'ın her herşeyin sonunu hayırlı ve verimli sonuçlarla donattığını ifade eden ismi.

istihare / istihâre / استخاره

  • Bir işin nasıl sonuçlanacağını anlamak için ibadetten sonra uykuya yatma. (Arapça)

istihrac-ı cifri / istihrac-ı cifrî

  • Cifirle ilgili hesaplamalar, cifir ilmiyle elde edilen sonuçlar.

mevadd-ı ihtilaf / mevadd-ı ihtilâf

  • İhtilâfa sebep olan maddeler; parçalanma, değişim, başkalaşım ve uyuşmazlık gibi sonuçlara sebep olan maddeler.

müncer

  • Müncer olmak: Sonuçlanmak.
  • Sürüklenen, sonuçlanan.

müncer olmak

  • Sonuçlanmak.

müntec

  • Sonuçlanmış.

müsebbabat

  • Sebeplerin sonuçları olan şeyler; sebeplerle yaratılan varlıklar.

müsebbebat / müsebbebât

  • Sebelerin sonuçları.
  • Sebeplere bağlı olarak ortaya çıkan şeyler, neticeler, sonuçlar.

netaic / netâic / نتائج

  • Neticeler, sonuçlar.
  • Neticeler, sonuçlar.
  • Sonuçlar. (Arapça)

netaic-i mühimme / netâic-i mühimme

  • Önemli sonuçlar.

netaic-i uzma / netâic-i uzmâ

  • En büyük neticeler, sonuçlar.

netayic / netâyic

  • Neticeler, sonuçlar.

netice-i arziye

  • Dünyanın dönmesiyle sebep olduğu sonuçlar.

neticebahş

  • Neticelendiren, sonuçlandıran. Netice veren. (Farsça)

neticepezir / netîcepezîr

  • Netîcepezîr olmak: Sonuçlanmak.

semerat / semerât / ثمرات

  • Meyvalar. (Arapça)
  • Ürünler. (Arapça)
  • Sonuçlar. (Arapça)

semerat-ı medeniyet

  • Medeniyetin semereleri, sonuçları.

suretlerin tahrimi / sûretlerin tahrimi

  • Resimlerin haram kılınması, yasaklanması; haset, gurur, riya, şehvet gibi nefsanî duyguları kabartan ve İslâmiyetin sakındırdığı sonuçların doğmasına sebep olan resimlerin, fotoğrafların yasaklanması.

tenciz

  • Sona erdirme. Sonuçlandırma, neticelendirme.
  • Sözünü yerine getirme.

tesviye / تسویه

  • Eşitleme. (Arapça)
  • Düzleme. (Arapça)
  • Sonuçlandırma. (Arapça)
  • Hesap kapatma. (Arapça)
  • Tesviye edilmek: (Arapça)
  • Eşitlenmek. (Arapça)
  • Düzlenmek. (Arapça)
  • Sonuçlandırılmak. (Arapça)
  • Hesap katılmak. (Arapça)
  • Tesviye etmek: (Arapça)

tılsım-ı kur'ani / tılsım-ı kur'ânî

  • Harika sonuçlar doğuran Kur'ân hakikatleri; Kur'ân'ın gayet tesirli, derin hakikatleri.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın