LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te seven ifadesini içeren 100 kelime bulundu...

adaletperver

  • Adâleti seven.

ahbab / ahbâb

  • Dostlar, sevenler.

ahyar

  • Hayırlılar.
  • Dostlar.
  • İyilik sevenler. (Eşrar'ın zıddı)

arub

  • (Çoğulu: Urub) Erkeğini seven kadın.

aşık / âşık

  • Çok fazla seven. Mübtelâ. Birisine tutkun.
  • Saz şairi.
  • (Cümledeki yerine göre) : Ahbab, hazret, ma'hut, seninki gibi mânâlara gelir. (Müennesi: Aşıka)
  • Şiddetli seven.
  • Aşırı seven, vurgun, tutkun.

aşüfte

  • Sevgiden kendinden geçen. Çıldırırcasına seven. (Farsça)
  • İffetsiz kadın. (Farsça)

ateş-dil

  • Sözü dokunaklı olan. (Farsça)
  • Her gördüğü güzeli seven. (Farsça)
  • Pek zeki adam. (Farsça)

atır

  • (Itr. dan) Güzel kokulu, ıtırlı.
  • Kokuları seven kimse.

atuf / atûf

  • Karşılıksız seven ve acıyıp esirgeyen Allah.

avrupaperest

  • Avrupayı taparcasına seven.

bahhas

  • (Bahs. den) Çok bahseden, bahsetmeyi seven.

büruz / bürûz

  • Zâhir olmak. Görünmek, ortaya çıkmak. Olgun bir velînin sevenlerinde bâzı sıfatlarının zâhir olması, görünmesi.

cehaletperver / cehâletperver

  • Bilgisizliği seven.

cumhuriyetperver

  • Cumhuriyeti seven.

daverane / dâverâne

  • Doğruluk ve adaleti seven bir büyüğe yakışacak tarzda. (Farsça)
  • Hâkim ve vezirle alâkalı olan. (Farsça)

dil-bend

  • Gönül bağlıyan, seven. (Farsça)

dinperver

  • Dindar, dinini seven.
  • Dini seven.

dünyaperest / dünyâperest / دُنْيَاپَرَسْتْ

  • Dünyaya tapacak derecede ehemmiyet verip âhiretini düşünmeyen. Maddiyatı çok seven. (Farsça)
  • Dünyayı çok seven.

ebed-perest

  • Sonsuzluğu aşırı seven.

el-hubbu fillah muhibb-i muhlis / el-hubbu fillâh muhibb-i muhlis

  • Allah için, hâlis ve samimî bir şekilde seven.

faziletperver / fazîletperver

  • Üstün nitelikleri seven.

garaibperest

  • Garib, tuhaf şeylere çok düşkün olan ve çok seven. (Farsça)

garaipperest

  • Garip ve tuhaf şeylere düşkün olan, çok seven.

habib

  • (Hubb. dan) Sevilen. Sevgili. Seven. Dost.

Habibe / habibe

  • Sevilen. Sevgili. Seven. Dost.

hak-perest

  • Doğruluktan ayrılmayan, doğruluğu ciddi ve samimi seven. Hakka iman eden ve hak üzere âmil olan. (Farsça)

hakikat-perest

  • Hakkı ve hakikatı seven, hakikata inanan. Dürüst, hakikat âşığı. (Farsça)

hakperest / حَقْپَرَسْتْ

  • Hakkı çokça seven.

hayatperest / حَيَاتْپَرَسْتْ

  • Hayatı çok seven.

hayırsever

  • İyilik ve yardım etmesini seven.

hayr-hah

  • Hayır sâhibi. Herkesin manevî ve maddî iyiliğini isteyen. Allah rızası için ilm-i Kur'an ve imanla, manen ve maddeten hayırlı hizmetler etmeyi ve hayırlı işler işlemeyi seven. (Farsça)

hibb

  • Seven. Dost. Muhabbet eden, arkadaş.

himmetperver / هِمَّتْپَرْوَرْ

  • Ciddî gayret, ma'nevî yardımı seven.

hüseyin

  • Küçük güzel.
  • (Hi: 6-61) Hazret-i Ali Radıyallahü Anhu'nun oğlu, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın sevgili torunudur. Peygamberimiz (A.S.M.) "Hüseyin benden, ben Hüseyindenim. Allah Hüseyini seveni sever." buyurmuştur. Kerbelâda şehid oldu (R.A.)

ifratperver

  • Aşırılığı seven.

ihsanperver

  • Bağışta bulunmayı pek seven.
  • İhsan etmeyi seven.

imanperver / îmânperver

  • Îmanı seven.

in'amperver / in'âmperver

  • Nimetlendirmeyi seven.

inamperver / inâmperver

  • Nimetlendirmeyi seven.

insaniyetperver / اِنْسَانِيَتْ پَرْوَرْ

  • İnsanlığı seven, iyi insan.
  • İnsanları ve insanlara hizmet etmeyi seven.
  • İnsanlığa hizmet etmeyi seven.

intizamperver / انتظام پرور

  • İntizamı çok seven, herşeyi tertipli ve düzenli yapan.
  • Her şeyi tertib ve düzenli yapan. İntizâmı çok seven. (Farsça)
  • Düzeni seven, düzenli, tertipli. (Arapça - Farsça)

ıslahatperver

  • Islahat taraftarı, ıslahatı seven.

ism-i vedud / ism-i vedûd

  • Allah'ın kullarını çok seven ve şefkat eden, Kendisine çok sevgi beslenildiğini bildiren ismi.

ker'a

  • Çocuk seven kadın.

ketibeperver

  • Askeri koruyan ve seven. Asker yetiştiren. (Farsça)

lebbe

  • Göğsün gerdanlık takılan yeri.
  • Devenin ve sığırın, göğsünden boğazladıkları yeri.
  • Evlâdını ve erkeğini seven kadın.

maarifperver / maârifperver

  • Eğitimi seven.

maddeperver

  • Maddeyi seven.

malperest

  • Malı, mülkü ve parayı çok seven. Mala düşkün olan. (Farsça)

mecnun / mecnûn / مجنون

  • Delice seven. (Arapça)
  • Cinli. (Arapça)
  • Leyla'nın aşığı. (Arapça)

medeniyetperver

  • Medeniyeti seven.
  • Medeniyeti seven; toplu yaşamanın gerektirdiği şartları dikkate alarak hareket eden.

merdümgiriz

  • İnsanlardan sıkılan, yalnızlığı seven.

meşrutiyetperver / meşrûtiyetperver

  • Meşrutiyeti seven.

mihmanperver

  • Misafir ağırlayan, misafire ikram eden, misafir seven. (Farsça)

milletperver

  • Milletini seven.
  • Milletini seven.

milliyetperver / مِلِّيَتْپَرْوَرْ

  • Milliyetini seven. (Farsça)
  • Milliyetçi, milletini seven.
  • Milliyetini seven.

misafirperver

  • Misafir ağırlamayı seven.
  • Misafiri seven.

muaşık

  • (Işk. dan) Seven, âşık olan. Muhabbet eden.

muhabbet eden

  • Seven.

muhabbetdar / muhabbetdâr

  • Seven, sevgili.

muhib / محب / مُحِبْ

  • Seven.
  • Seven.
  • Seven. (Arapça)
  • Seven.

muhibb

  • Seven. Muhabbet eden. Dost. Hayrı isteyen.

muhibb-i baz-ı geylan / muhibb-i bâz-ı geylân

  • Abdülkâdir-i Geylâni Hazretlerinin seveni.

müşfik

  • Şefkatle seven. Acıyan, merhametli.

müştehi

  • İştihası olan, seven. Hâhişger.

müteaşşık

  • Âşık olan, taaşşuk eden, çok seven.

müteatıf

  • (Atf. dan) Kendisine atfolunan.
  • Birbirini seven.

nagam-perver

  • (Çoğulu: Nagamperverân) Türkü söyleyen, nağmeci. Nağme seven. (Farsça)

ne-şebperestem

  • Karanlık ve zulümatı seven ve isteyen değilim.

nefais-perest

  • Nefis şeyleri beğenenen, güzel şeyleri seven. (Farsça)

nefisperver / نَفِسْپَرْوَرْ

  • Nefsini seven.
  • Nefsini seven.

perest

  • (Çoğulu: Perestân) Tapan, tapınan, taparcasına seven. (Farsça)

perestan

  • (Tekili: Perest) Tapanlar, tapınanlar, taparcasına sevenler. (Farsça)

perestiş eden

  • Aşırı derece seven.

perestişkar / perestişkâr / پرستشكار / پَرَسْتِشْكَارْ

  • İbâdet edercesine seven, çok ileri sevgi ve hürmet besleyen.
  • Tapan. (Farsça)
  • Taparcasına seven. (Farsça)
  • Haddinden fazla seven.

perver

  • Koruyan, besleyen, seven.

raiyyet-perver

  • Halka iyi bakan, iyi idare eden. İnsanların ihtiyacını te'min eden, onların iyiliğini seven ve onlar için iyilik isteyen. (Farsça)

raiyyetperver

  • Halkını seven.

reum

  • Yavrusunu seven deve.
  • Yanından geçen kimsenin elbisesini yalayan koyun.

rububiyetperver / rubûbiyetperver

  • Terbiye etmeyi ve olgunlaştırıp mükemmelleştirmeyi seven.
  • İhtiyaca cevap vermeyi ve terbiye etmeyi seven.
  • Terbiye etmeyi seven Allah.

san'atperver

  • San'atı seven.

şefkatperver

  • Şefkat etmeyi seven.
  • Şefkat etmeyi seven.

şikemperver

  • Midesini seven, obur.

suretperest

  • Görünüşe, surete çok kıymet veren. Esasa kıymet vermeyen. (Farsça)
  • Resimleri çok seven ve meftun olan. (Farsça)

teceddütperver

  • Yenilikçi, yeniliği seven.

temri

  • Hurmayı seven.

terakkiperver

  • Terakkiyi seven. İlerlemeyi seven. (Farsça)

teşnedil / تشنه دل

  • Seven, arzulu, can atan. (Farsça)

unsuriyetperver / عُنْصُرِيَتْپَرْوَرْ

  • Milliyetini aşırı seven, ırkçı.

vafi / vâfî

  • Vefalı, kendini seveni unutmayan, ilgisini kesmeyen.

vamık

  • Seven. Âşık, sevdalı.
  • Meşhur bir hikâyede Azra'nın âşığının ismi.

vatanperver

  • Vatanını seven.
  • Vatanını seven. Memleketine hizmet eden. (Farsça)

vatanperverane / vatanperverâne

  • Vatanını seven kimseye yakışır şekilde. (Farsça)

vazife-perver

  • Çalışmayı seven.

vazifeperver

  • Vazifesini seven, işine düşkün.
  • Görevini seven.

vedud / vedûd / وَدُودْ

  • Kullarını çok seven ve şefkat eden, Kendisine çok sevgi beslenen Allah.
  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Bütün yarattıklarına ihsân eden, onlara iyilik ve ihsân etmeyi seven, beğenen Allahü teâlâ.
  • Çok seven ve sevilen (Allah).

vefa

  • Sözünde durma, kendini seveni unutmama, ilgiyi kesmeme.

veli / velî

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Mü'minleri seven, onlara yardım eden, işlerini bitiren, sevdiklerini sevmediklerine gâlib, üstün kılan, kâfirleri sevmeyen.
  • Bir çocuğun veya kadının babası yoksa baba tarafından dedesi, yoksa kâdı veya bunların vasî tâyin ettik

ya vedud / yâ vedûd

  • Ey kullarını çok seven ve şefkat eden, kendisine çok sevgi beslenen Allah.

zarafet-perver

  • Zarafete düşkün olan, zarifliği seven. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın