LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te sen kelimesini içeren 50 kelime bulundu...

a'yan

  • Senato üyeleri.

aleyke

  • Senin üzerine, sana.

amir

  • Şen, mamur.

barekte / bârekte

  • Sen mübarek ve bereketli eyledin (meâlinde dua).
  • Sen mübarek eyledin.

behice

  • Şen, güzel. Güler yüzlü kadın.

bere'te

  • Sen yarattın (meâlinde fiil).

devr-i senevi / devr-i senevî / دَوْرِ سَنَو۪ي

  • Senelik devir.

en'amte

  • Sen nimet verdin, in'âm ettin (meâlinde).

ente

  • Sen.
  • Sen.
  • Sen.

es'elüke

  • Senden isterim (meâlinde).

ez-tu

  • Senden.

hadis-i muallak / hadîs-i muallak

  • Senedinin yalnız ibtidasından bir veya birkaç ravisi hazf edilmiş olan hadistir. Meselâ: Bir zat kendi şeyhini ve şeyhinin şeyhini zikr etmeksizin onların fevkindeki râvilerden itibaren senedi zikr etse ta'likte bulunmuş olur. (Ist. Fık.K.)

hareket-i seneviye

  • Senelik hareket.

hasılat-ı seneviyye / hâsılat-ı seneviyye

  • Senelik kazançlar, yıllık gelirler.

havelan-ül havl

  • Senenin geçmesi. Senenin değişmesi.

hüccet

  • Senet, belge, delil.

icmal-i senevi / icmal-i senevî

  • Senelik gelir ve giderleri yahut yalnız giderleri toplu ve kısaltmış olarak gösteren cetveller.

indeke

  • Senin yanında. Sana göre.

kürur-u a'vam

  • Senelerin birbirini takib etmesi. Yılların ard arda geçmesi.

laubali / lâubâlî

  • Senli benli, saygısız, ilgisiz, umursamaz.

ledeyk

  • Senin yanında. Senin indinde.

mahmidetsaz / mahmidetsâz

  • Senâ ve medheden. (Farsça)

medar-ı senevi / medâr-ı senevî / مَدَارِ سَنَو۪ي

  • Senelik yörünge.

mütebehhic

  • Şen ve keyifli olan. Sevinç içinde olan.

rabbuke / rabbûke

  • Senin Rabbin.

rabbüke

  • Senin Rabbin.

rivayet-i sadıka / rivayet-i sâdıka

  • Senet ve delillerle sâbit, şüphesiz, doğru rivâyet.

şad / şâd

  • Şen, memnun.

şah-ı levlaki / şâh-ı levlâki

  • Sen olmasaydın hitabına mazhar olan şah, Hz. Muhammed (a.s.m.).

saime / sâime

  • Senenin yarısından fazla, meralarda, kırlarda sırf sütleri alınmak veya üreme ve beslenmeleri için otlatılan (koyun, keçi, sığır, manda, at ve deve cinsinden olan), ehlî hayvanlar.

şaklaban

  • Şen şatır, hoppa. Avutucu, aldatıcı. Güldürücü, soytarı.

sal

  • Sene, yıl. (Farsça)

şayan-ı senaa / şayan-ı senaâ

  • Sena edip övmeğe lâyık olan.

seferilik / seferîlik

  • Senenin kısa günlerinde insan veya deve yürüyüşü ile üç günde gidilecek yere gitmeye niyet ederek bulunduğu yerin kenar evlerinin dışına çıkmak.

şehrayin / şehrâyin

  • Şenlik.
  • Şenlenmiş şehir, şenlik.

senahan / senâhan / senâhân

  • Senâ eden, öven.
  • Sena eden, öven.

senakar / senakâr / senâkâr

  • Sena eden, öven.
  • Sena edici, övücü.

senakarane / senakârane

  • Senakârlıkla. Övercesine. Medheden birine yakışır şekilde. (Farsça)

sencileyin

  • Senin gibi.

sened

  • Senet, güvenilir söz veya yazı.

senedat / senedât

  • Senetler; kuvvetli deliller.

senevi / senevî / سَنَو۪ي

  • Senelik, yıllık.
  • Seneye ait. Bir yıl içinde olan. Senelik. Seneye mensub.
  • Senelik.

şetaret / şetâret

  • Şenlik.

şuh

  • Şen, oynak.

şuhmeşreb / şûhmeşreb / شوخ مشرب

  • Şen şakrak. (Farsça - Arapça)

sur

  • Şenlik. Düğün. Ziyafet. (Farsça)

tarab / طرب

  • Şenlik, neşelenme. (Arapça)

tu

  • Sen. (Farsça)

tu-ra

  • Seni, sana, senin. (Farsça)

yılbaşı

  • Sene başı. Yeni bir senenin başlaması. Başlangıç zamânına göre iki çeşit sene vardır. Mîlâdî ve hicrî sene.