LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te sekte ifadesini içeren 27 kelime bulundu...

asem

  • Kesbetmek. Kazanmak. çalışmak.
  • Dirsekten itibaren elin kuruyup çolak ve eğri olması.
  • Ayağın topuktan kuruyup eğilmesi ve aksak olması.

balapervaz

  • Yüksekten uçan.
  • Kendini olduğundan yüksek makamda gösterip gururlanan.

balapervazane / bâlâpervazâne / bâlâpervâzâne

  • Yüksekten uçar gibi.
  • Çok yüksek rütbelilere yakışır şekilde.
  • Yüksekten uçarcasına.
  • Yüksekten konuşarak, atıp tutarak.

balarev

  • Yüksekten giden. (Farsça)

berk-i basar

  • Gözün şimşek çakması.
  • Birdenbire tepesinde çakan şimşekten mâruz olduğu dehşet ve şiddet hâlinden mecaz olarak, ansızın başına gelen mühlik hâdisenin şiddetli âlâm ve ıztırabıyla dehşet ve hayret içinde duyulan keskin intibahı ifade eder.

ekeme

  • Bayır, yüksekte olan taşlık tepe.

evc-pervaz

  • Yüksekte uçan. (Farsça)

harra

  • (Hurur) Yüksekten aşağı düşmek.

harur

  • Yüksekten düşmek.
  • Akla gelmedik cihetten hücum etmek.

inme

  • t. Nüzul, tenezzül.
  • Nüzul, felç, sekte.

kemi'

  • Bir yerde ve bir döşekte beraber yatan kişi.
  • Düz yer.

kibr

  • Büyüklük, büyük olma, büyüklük taslama, yüksekten bakma.

meksub

  • Kesbolunmuş. Kazanılmış.
  • Sonradan tahsil olunmuş, elde edilmiş.
  • Yüksekten dökülen.
  • Çağlayan.

merfu'

  • Yükseltilmiş. Yüksekte. Terfi ettirilmiş. Ref' olunmuş.
  • Hükümsüz bırakılmış.
  • Gr: Zamme ile harekelenmiş harf. Yani: Harfin harekesi, ötre (mazmum) "u, ü, o, ö şeklinde" okunan harf.

mir'aş

  • Çok yüksekten uçan güvercin.

şakul

  • (Çekül) Geo: Bir yerin umumi hattını tâyin için kullanılan âlete denir. Bir ağır cismi ip ile yüksekten sarkıtmakla bir duvarın ne derece yatık, eğri veya doğru olduğu anlaşılması gibi.

şarlatan

  • Yalancı. Yüksekten atarak karşısındakini aldatan. Hayasız. (Fransızca)
  • Yalancı, aldatan, yüksekten atan.

sekte / سكته

  • Durma. (Arapça)
  • Kesilme. (Arapça)
  • Sekte vermek: Durgunluk vermek, sekteye uğratmak. (Arapça)

sekte-i kalb

  • Kalbin durması. Kalbin sekteye uğraması.

sektedar / sektedâr

  • Sektedâr etmek: Durdurmak, sekteye uğratmak.

şelale

  • Büyük çağlayan. Akarsuyun yüksekten çoklukla akması.

sevaid

  • (Tekili: Sâid) Dirsekten bileğe kadar olan kısımlar.

tafralık

  • Kendini olduğundan değerli gösterme, yüksekten atma.

tamam-ı ıttırad-ı ahval

  • Bir kimsede var olan huy ve hasletlerin sekteye uğramadan biteviye devam etmesi, her zaman aynı durumu göstermesi.

temelmül

  • Yatak veya döşekte rahat olmama.

tesevvür

  • Yüksekten aşağı inmek.

tumuh

  • Yüksekteki bir şeye göz dikme, yüksek bir şeye göz dikerek bakma.