LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te sebep ola ifadesini içeren 64 kelime bulundu...

ab-ı abisteni / ab-ı âbistenî

  • Nebatların beslenip büyümesi için zaruri olan su ve yağmur.
  • Gebeliğe sebep olan su, meni.

ab-ı hayat

  • Kan. Ebedî hayata sebep olan hayat suyu (diye tâbir edilen) bu kelime, edebiyatta : "çok güzel ifâde, lâtif söz, parlaklık, letâfet" mânalarında geçer.
  • Tas : Aşk-ı hakiki, aşk-ı ilâhi, ilm-i ledün, mârifetullah'tan kinayedir. Âb-ı Hızır, âb-ı hayvan, âb-ı beka gibi isimlerle de söyle

aika

  • (Çoğulu: Avâik) Alıkoymaya ve te'hire sebep olan şey, mâni, engel.

asit

  • Terkibindeki hidrojenin yerine element alarak tuz meydana gelmesine sebep olan ve mavi turnusolü kırmızıya çevirmek hâsiyetinde hidrojenli birleşik hamız. (Fransızca)

badi / bâdî / بادی

  • Sebep olan, yol açan. (Arapça)
  • Bâdî olmak: Sebep olmak, yol açmak. (Arapça)

bais / bâis / باعث

  • Sebep olan, gerektiren.
  • Gönderen.
  • Yeniden yaratan.
  • Yol açan, sebep olan. (Arapça)
  • Bâis olmak: Yol açmak, sebep olmak. (Arapça)

bais-i meserret

  • Sevinmeye sebep olan, sevinç sebebi.

es-sebebu ke'l-fail / es-sebebu ke'l-fâil

  • Sebep olan yapan gibidir.

es-sebebü ke'l-fail / es-sebebü ke'l-fâil

  • Birşeye sebep olan onu yapan gibidir.

essebebükelfail / essebebükelfâil

  • Sebep olan yapan gibidir.

fazilet

  • Değer. Meziyet, iyilik, ilim ve iman, irfan itibarı ile olan yüksek derece. Dinî ve ahlâkî vazifelere riayet derecesi. Fazl ve hüner cihetiyle olan yüksek derece. Bir şeyin başka şeylerden cemal ve kemal ve fayda cihetiyle üstünlüğü, müreccah olmasına sebep olan keyfiyet.

girye-engiz / girye-engîz

  • Ağlatacak sebep, ağlamaya sebep olan. (Farsça)

ikrah-ı mülci / ikrah-ı mülcî

  • Huk: Ölüm veya bir uzvun kesilmesi veya bunlara sebep olacak şiddetli döğme ile olan ikrah.

katil

  • (A, uzun okunur) Öldüren. İnsanın ölümüne sebep olan insan.

küf

  • Yetiştiği satıhta kimyevî değişikliklere sebep olan küçük boylu mantarlara verilen umumi ad.
  • Maddelerin oksitlenme neticesinde dış tarafını kaplayan tabaka. Pas.

küfri / küfrî

  • İnkârcılığa ait, inkâr ve inançsızlığa sebep olan iş, söz.

küfriyat / küfriyât

  • İnkâr ve inançsızlığa sebep olan işler, sözler.

küfriyyat

  • Küfre sebep olan işler ve sözler.

kurban

  • Allah'ın rızasını kazanmağa sebep olan şey.
  • Etleri, fakirlere parasız olarak dağıtılmak niyetiyle farz, vâcib veya sünnet olarak kesilen koyun, keçi, deve, sığır.. gibi hayvan.
  • Bir maksad uğrunda feda olma.
  • Beylerin ve meliklerin yakınlarından olan kimse.

levme

  • Kınanmaya ve çekiştirilmeğe sebep olacak şey.

ma-bihi-l-hayat

  • Yaşamaya sebep olan, hayata vesile olan.

ma-bihi-l-i'timad

  • İtimada vesile ve sebep olan şey.

maar

  • Ar ve hayâya sebep olacak şeyler.

mahzi / mahzî

  • Kepâzelik ve rüsvaylığa sebep olan huy. Rezil olmağa sebebiyet veren kötü huy.

marziyat-ı rabbaniye / marziyât-ı rabbâniye

  • Allah'ın rızasına uygun işler, Allah'ın hoşnut olmasına sebep olan şeyler.

medar-ı ahkam / medâr-ı ahkâm

  • Hükümlerin konmasına sebep olan, hükümleri getiren.

medar-ı gıybet / medâr-ı gıybet

  • Başkalarının arkasından hoşlanmayacağı şekilde konuşmaya, çekiştirmeye sebep olan.

medar-ı inkişafat / medâr-ı inkişafât

  • Gelişme, yükselmeye sebep olan.

medar-ı rekabet

  • Rekabete sebep olan şey.

medar-ı taaccüp

  • Şaşkınlık sebebi, şaşkınlığa sebep olan nokta.

medar-ı tenkit / medâr-ı tenkit

  • Tenkite sebep olan.

mesaid

  • (Tekili: Mesâdet) Saâdet ve mutluluğa sebep olan hâl ve ahlâklar.

mevadd-ı ihtilaf / mevadd-ı ihtilâf

  • İhtilâfa sebep olan maddeler; parçalanma, değişim, başkalaşım ve uyuşmazlık gibi sonuçlara sebep olan maddeler.

milak

  • Bir nesnenin kıyam ve sebâtına sebep olan nesne.

mirsad-ı tefekkür

  • Tefekküre sebep olan.
  • Tefekküre sebep olan gözlem.

mucib

  • (Mucibe) İcâb eden, lâzım gelen.
  • Bir şeyin peydâ olmasına vesile ve sebep olan. Gereken. Gerektiren, lâzım gelen.

mucib-i teessür

  • Üzüntüye sebep olan.

müeddi / müeddî

  • Eda eden. Te'diye eden. Ödeyen.
  • Sebep olan. Meydana gelmesine vesile olan.
  • Ödeyen, sebep olan.

müeddi-i niza

  • Kavgaya sebebiyet veren. Nizaya sebep olan.

müntic

  • İntâc eden, netice veren. Sebebiyet veren, meydana getiren. Bir şeyin neticelenmesine sebep olan.

müreccih

  • Tercihe sebep olan.

mürevvic

  • (Revâc. dan) Tervic eden, geçiren, itibâr veren, yürüten. Tervicine sebep olan, itibâr eden.

müsebbib / مسبب

  • Sebep olan.
  • İcab eden.
  • Sebep olan.
  • Yol açan, sebep olan. (Arapça)

müsebbip

  • Sebep olan.

mütesebbib

  • Bir şeyin olmasına yol açan, sebep olan.

neama'

  • Nimetler. İhsan, atiyye.
  • Rahatlık. Refah-ı hâle sebep olan şey.

nizam

  • Sıra, dizi, düzen. Dizilmiş olan şey, sıralanmış.
  • İcaba göre yapılan kanun. Bir kaideye binaen tertib olunmak ve ona binaen tertib olundukları kaide.
  • Bir işin sebat ve kıyamına medar, sebep olan şey ve hâlet.

redd

  • Geri döndürmek, kabul etmemek, çevirmek, def etmek.
  • Bir şeyin karşılığını icra etmek.
  • Sözü selâset ve talâkatla eda edemeyip harfleri geri çevirerek konuşmağa sebep olan dilin tutukluğuna denir.
  • Cerhetmek.
  • Kötü ve fena şey.

reşad-penah

  • Reşada sebep olan. Kurtuluşa sebep.

sadaka-i cariye / sadaka-i câriye

  • Sürekli hayra sebep olan ve sevabı öldükten sonra da yazılmaya devam eden sadaka.

sar'a

  • İnsanın kendini kaybederek düşmesine sebep olan sinir hastalığı.

sebeb-i hacalet / sebeb-i hacâlet

  • Utanmaya sebep olan şey.

sebeb-i hilkat-i eflak / sebeb-i hilkat-i eflâk

  • Âlemlerin yaratılmasına sebep olan.

sebebiyet veren

  • Sebep olan.

suretlerin tahrimi / sûretlerin tahrimi

  • Resimlerin haram kılınması, yasaklanması; haset, gurur, riya, şehvet gibi nefsanî duyguları kabartan ve İslâmiyetin sakındırdığı sonuçların doğmasına sebep olan resimlerin, fotoğrafların yasaklanması.

tal'

  • Tomurcuk.
  • Miktar. Kadar.
  • Çiçeklerin üremelerine sebep olan sarı tozları.

tehlike

  • (Tehlüke) (Helâk. den) Helâkete sebep olacak hâl. Felâket.

tevlid eden

  • Doğuran, sebep olan.

ühciyye

  • (Ühcüvve) Hicvetmeğe sebep olan şey.

ühcüvve

  • Hicvetmeğe sebep olan şey.
  • Yerme, hicvetme.

ümduha

  • Medhedilmeğe sebep olan hal veya iş.

vasıta-ı nakl-i hüzün ve elem ve gam

  • Üzüntü, acı ve sıkıntıya sebep olan.

vesile-i azap

  • Eziyete sebep olan.

zenberek

  • (Zenburek) Hareket ettirmeğe yarıyan yay. Saatin zenbereği. (Farsça)
  • Hayvan üzerinde taşınan ve ateşlenebilen küçük top. (Farsça)
  • Mc: Faaliyet ve harekete sebep olan şey. (Farsça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR