LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te salkım ifadesini içeren 39 kelime bulundu...

amşuş

  • Üzerinden üzümü alınmış üzüm salkımı.

asi / âsî

  • Hurma salkımı.

askabe

  • Küçük salkım.

atalet

  • (Utlet) Boş durma. Tembellik. İşsizlik. Hurma salkımı.

başeng

  • Tohumluk olmak için saklanan sarı, iri hıyar, salatalık. (Farsça)
  • Asma üzerindeki üzüm salkımı. (Farsça)

betil

  • Hz. İsa'nın (A.S.) anası olan Hz. Meryem'in lâkabı.
  • Salkımları sarkmış ağaç.
  • Nehirlerdeki akıntılar.
  • Ağacın gövdesinden veya ana ağaçdan ayrılıp başka kök salan fidan.

bid-i mecnun / bîd-i mecnûn / بيد مجنون

  • Salkımsöğüt.

birig

  • Üzüm salkımı. (Farsça)

celab

  • Salkım küpe. (Farsça)

dih

  • (Çoğulu: Diha) Hurma salkımı.

hina

  • Hurma salkımı.
  • Bir çeşit katran.

huşe / hûşe / خوشه

  • Salkım. (Farsça)
  • Başak, sümbül. (Farsça)
  • Salkım. (Farsça)
  • Başak. (Farsça)

huşe çin / huşe çîn

  • Başak toplayan. Salkım toplayan. (Farsça)

huşe-i engur

  • Üzüm salkımı.

huşe-i hurma

  • Hurma salkımı.

ıdk

  • (Çoğulu: Adâk-Uduk) Hurma salkımı.

ıkd

  • İnci. Gerdanlık. Mücevher, boyuna takılan dizilmiş kıymetli şey.
  • İnci dizecek iplik.
  • Hurma salkımı.

ırdam

  • Üzüm veya hurma salkımı olan budak.

ızk

  • (Çoğulu: Azâk) Hurma salkımı.

izk

  • Ağaç dalı.
  • Hurma salkımı.

kassam

  • Hayrı çok olan kimse.
  • Yorulmuş, kendini bırakmış, mahzun kişi.
  • Büyük hurma salkımı.
  • Büyük et parçası.

kibase

  • Bütün olan hurma salkımı.

kına

  • Burnun ortası yumru olmak.
  • Hurma salkımı.

kıtf

  • Üzüm salkımı. Salkım.
  • Toplanmış yemiş.

kunv

  • (Çoğulu: Kınân-Kınyân-Aknâ) Üzerinde hurması olan hurma salkımının çöpü.

leylak

  • Salkım şeklinde mor ve beyaz renkli çiçekleri olan bir nebat adı.

mescur

  • Sulu süt.
  • Dizilmiş salkım olmuş inci.
  • Yanmış.
  • Kızdırılmış.
  • Doldurulmuş. Taşkın su.
  • Alevli ateş, kızgın fırın.
  • Deniz.
  • Boş.
  • Muhtelit.
  • Mc: Firavun'un battığı deniz.

mıtv

  • (Çoğulu: Mitâ) Hurma salkımı.

nadid

  • Salkımları sık olan üzüm veya muz.
  • İçi doldurulmuş yastık, minder, şilte gibi şeyler.

refref

  • Kuşu çok olan çimenlik, kır.
  • Mânevi bir binek.
  • Dalları salkım salkım olan ağaç.
  • Kenar saçağı.
  • Yeşil elbise.
  • İnce yumuşak kumaş.
  • Döşek.
  • Cennet.
  • İnce, yumuşak kumaş.
  • Kemer saçağı.
  • Döşek, döşeme.
  • Kuşu çok çimenlik.
  • Dalları salkım salkım ağaç.

şemarih

  • (Tekili: Şimrâh) Dağ tepeleri.
  • Hurma veya üzüm salkımları.

şenf

  • (Çoğulu: Şünuf) Salkım küpe.

şimrah

  • (Çoğulu: Şemârih) Hurma veya üzüm salkımı.
  • Dağ tepesi.

teznub

  • Kuyruğu tarafından olmaya başlayan hurma salkımı.
  • Tülbendin aşağı sarkan tarafı.

unkud

  • Salkım.

urcun

  • Kurumuş hurma dalı. Ay gibi eğilen dal. Hurma salkımının dalı.

uskul

  • Hurma salkımı.

üskun

  • Koruk halinde hurma salkımı.

utle

  • Boş ve muattal olmak.
  • Hurma salkımı.
  • Şahıs.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR