LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te sahne ifadesini içeren 9 kelime bulundu...

dekor

  • Süs. Bir sahneyi mütenasib bir nizamla süslemek. (Fransızca)

icra-yı lu'biyyat

  • Oyun icra etme, sahnede oyun oynama.

perde

  • Kapı, pencere gibi yerlere asılan veya iki yeri birbirinden ayıran, görünmeğe mâni olan şey. (Farsça)
  • Mc: Irz, namus, iffet. (Farsça)
  • Bir müzik parçasını meydana getiren seslerden herbirinin kalınlık veya incelik derecesi. (Farsça)
  • Bir sahne eserinin büyük bölümlerinden her biri. (Farsça)
  • Ekran, (Farsça)

rol

  • Oyun. Sahnede gösterilen oyun hareketlerinden her bir oyuncuya düşen kısım. (Fransızca)

sahn / صحن

  • Evin ortasındaki açıklık, avlu, oyuk.
  • Boşluk. Boş yer. Orta, meydan, aralık.
  • Sahne.
  • Cami ve medreselerdeki umumun toplanmasına âit üstü kubbeli ve örtülü yer.
  • Büyük kâse. Sahan.
  • Zil.
  • Avlu. (Arapça)
  • Boşluk. (Arapça)
  • Sahne. (Arapça)
  • Üstü kubbeli alan. (Arapça)

suhun

  • (Tekili: Sahne) Sahneler.

tashin

  • (Sahn. den) Sahneye koyma.

tiyatro

  • yun. Dram, komedi ve sair piyeslerin temsil edildiği yer.
  • Sahneye konulan oyun ve bu gibi temsilleri oynama san'atı.

trajedi

  • yun. Fâcia. Mevzuunu efsanelerden veya tarihî hâdiselerden alan, seyirciler üzerinde merhamet veya dehşet hissi uyandıran sahne eseri.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın