LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük'te reya ifadesini içeren 37 kelime bulundu...

behreyab / behreyâb

  • Nasibi olan, hissesi olan. (Farsça)
  • Nasibi olan, payı bulunan.

cereyan / cereyân / جريان / جریان / جَرَيَانْ

  • Akım, hareket.
  • Akma, akış, gidiş. Hareket. Akıntı. Gezme. Mürûr. Vuku, vâki olma.
  • Mc: Aynı fikir ve gaye etrafında toplananların meydana getirdikleri faaliyet ve hareket. Bu hareket; dinî, fikrî veya siyasî hareketler gibi birbirlerinden farklı sahalarda olabilir.
  • Akma, akım.
  • Akma.
  • Akış. (Arapça)
  • Oluş. (Arapça)
  • Akım. (Arapça)
  • Cereyân etmek: Olmak, gerçekleşmek. (Arapça)
  • (Fikir) akımı.
  • Bir süreç içinde gerçekleşme.

cereyan eden

  • Meydana gelen.

cereyan etme

  • Meydana gelme.

cereyan etmek

  • Akmak, hareket hâlinde olmak.

cereyan-ı ahval

  • Hal ve durumların akışı, genel gidişatı.

cereyan-ı azim / cereyan-ı azîm

  • Büyük fikir ve düşünce akımı.

cereyan-ı azime / cereyan-ı azîme

  • Büyük akım.

cereyan-ı dalalet / cereyan-ı dalâlet / cereyân-ı dalâlet / جَرَيَانِ ضَلاَلَتْ

  • İnançsızlık akımı.
  • Haktan sapma akımı.

cereyan-ı efkar / cereyan-ı efkâr

  • Fikirler, düşünceler akımı.

cereyan-ı heva / cereyân-ı hevâ

  • Hava akımı.

cereyan-ı hikmet

  • Hikmetin cârî, yürürlükte olması; dünyadaki hâdiselerin sebepler altında, fayda ve gayelere yönelik olarak cereyan etmesi.

cereyan-ı imani / cereyan-ı imanî

  • İmanî cereyan, akım.

cereyan-ı münafıkane

  • Münafıklık cereyanı, akımı.

cereyan-ı müstebidane

  • Baskı ve zülme dayanan despotizm ve diktatörlük akımı.

cereyan-ı nemrudane / cereyan-ı nemrudâne

  • Nemrud gibi zulüm ve zorbalıkla ve dinsizlikle iş gören akım.

cereyan-ı riba / cereyan-ı ribâ

  • Faizin devam etmesi, dolaşımı.

cereyan-ı suri / cereyan-ı surî

  • Görünüşteki akım, dönüş.

cereyan-ı tecelliyat

  • Tecellîlerin cereyanı, yansımaların akıp gitmesi.

cereyan-ı tecelliyat-ı ilahiye / cereyan-ı tecelliyat-ı ilâhiye

  • İlâhî yansımalarının meydana gelmesi, cereyan etmesi.

cereyan-ı tecri / cereyan-ı tecrî

  • "Döner, akar gider" ifadesi.

cereyan-ı umumi / cereyan-ı umumî

  • Genel akış.

cereyan-ı umumiye / cereyan-ı umumîye

  • Genel cereyan, akım, hareket.

cereyan-ı zındıka

  • Dinsizlik akımı, hareketi.

hariç cereyan

  • Dışarıdan (hasımlardan) gelen akım.

hüsn-ü cereyan / hüsn-ü cereyân / حُسْنُ جَرَيَانْ

  • Güzel gidişat.
  • Güzel gerçekleşme.

içtimai cereyan / içtimaî cereyan

  • Sosyal aktivite, akım, hareket.

menfi cereyan

  • Olumsuz, yıkıcı akım.

müftereyat

  • Başkasının üzerine atılan suçlar, kabahatler. İftiralar.
  • Uydurmalar.
  • İftiralar.

müspet cereyan

  • Olumlu, yapıcı ve yol gösterici cereyan, akım.

muvazene-i cereyan-ı umumi / muvâzene-i cereyan-ı umumî

  • Genel gidişat ve hareketin dengesi.

reyah

  • (Tekili: Râh) şaraplar.
  • Gökçek kokulu küçük bir kuyu.

sereyan / sereyân

  • Yayılma, her yere sirayet edip etkili olma.
  • Yayılma, dağılma.
  • Geçme, sirayet.
  • Yayılma, dağılma, sirâyet etme.
  • Yayılma.

sereyan-ı füyuzat

  • Feyizlerin sürekli olarak akması, devam etmesi.

sereyan-ı seria / sereyan-ı serîa

  • Sür'atle yayılan, çabuk neşrolan.
  • Süratle yayılma.

tareyan

  • Oluverme, geliverme, birdenbire çıkma.

tarz-ı cereyan

  • Akış tarzı, hareket tarzı.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın