LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te rengi ifadesini içeren 117 kelime bulundu...

abgun / âbgûn / آبگون

  • Su rengi. (Farsça)
  • Mavi. (Farsça)

acin

  • Rengi ve tadı değişmiş pis su.

ahseb

  • Çok iyi hesab edilmiş, münâsib.
  • Çok fazla cimri, hasis.
  • Miskin.
  • Saçının rengi kırmızıya yakın.
  • Tüyünün rengi boz renk olan kızıl deve.

akheb

  • Rengi bozrak olan ak nesne.

algun

  • Kırmızı renginde, koyu ve parlak pembe. (Farsça)

araz

  • İşâret, alâmet.
  • Tesâdüf, rast gelme.
  • Kaza. Felâket. Zâtî olmayan hâl ve keyfiyet.
  • Fls. Herhangi bir cevherin varlığı için zaruri olmayan vasıf. Meselâ: Şekerin beyaz rengi şekerin varlığı için zaruri değildir.

ateş-reng

  • Ateş renginde, kızıl renkli. (Farsça)

ateşek

  • Küçük ateş. (Farsça)
  • Ateş böceği. (Farsça)
  • Frengi. (Farsça)
  • Berk, şimşek. (Farsça)

ateşfam / âteşfâm / آتش فام

  • Ateş rengi. (Farsça)
  • Kırmızı. (Farsça)

ateşgun / âteşgûn / آتش گون

  • Ateş rengi, kırmızı. (Farsça)

ateşi / ateşî

  • Hararetli, ateşli; dokunaklı. (Farsça)
  • Ateş renginde. (Farsça)
  • Hiddetli, öfkeli. (Farsça)

athal

  • Kül renginde.

azer-gun / azer-gûn

  • Ateş renginde olan, kızıl, kırmızı. (Farsça)
  • Ay çiçeği. (Farsça)

azerasa / âzerâsâ / آذرآسا

  • Ateş gibi. (Farsça)
  • Ateş rengi. (Farsça)

barani / bârânî

  • Çivit mavisi renginde, Osmanlılar zamanında Selânik'te dokunan bir cins çuha. Yeniçeri ve Acemi oğlanlarına aralık ve ocak (erbain) aylarında verilen yağmurluk bârâniden yapılırdı. Yağmurluk, yağmurdan muhafaza eden şey. (Farsça)
  • Yağmurla ilgili. (Farsça)

behm

  • Çok siyah olan şey. Rengi başka renkle karışık olmayan nesne.

benefş

  • Menekşe rengi, mor renk. (Farsça)

bet

  • Çehre rengi, beniz.

bevs

  • Acele, ileri geçme, ileri gitme.
  • Bıktırıncaya kadar israr etme.
  • Bir kimseden kaçıp gizlenme.
  • Bir şeyin rengi.

bukalemun

  • Bulunduğu yerin rengine giren bir hayvan.
  • Bulunduğu yerin rengine giren, fare büyüklüğünde, böcek yiyen bir hayvan. (Farsça)
  • Mc: Sık sık fikir ve kanaat veya meslek değiştiren. (Farsça)

cefnak

  • Gözleri büyük, rengi sarıya yakın bir kuşun adı.

cimse

  • Rengi gökrek kızıllığa yakın kıymetli bir taş.

cüded

  • Dağ yolları. Yol gibi olan izler.
  • Bir rengi diğer renkten ayıran çizgi.

da-ül-efrenc / dâ-ül-efrenc

  • Frengi hastalığı.

dagma'

  • Yüzünün rengi siyaha yakın olan dişi koyun.

desen

  • Eşyanın, rengini göstermeden, yalnız şeklinin bir satıh üzerine çizilmişi. (Fransızca)
  • Bir kumaşı süsleyen şekiller. (Fransızca)

du'mus

  • (Çoğulu: Deâmis) Rengi siyaha benzer bir küçük su canavarı.

dugmus

  • (Çoğulu: Degâmis) Rengi siyaha yakın küçük bir su canavarı.

ebras

  • İnsanın rengini degiştiren alaca ve miskin eden çok fena bir maddi hastalık ismi.

ecen

  • Suyun tadı ve rengi değişik olmak.

edbes

  • Rengi ne kızıl, ne siyah olan hayvan.

edken

  • Bulanık,
  • Rengi siyaha yakın olan.

efrenci / efrencî

  • Frenklere yani Avrupalılara mahsus ve aid.
  • Frengi hastalığıyla alâkalı ve münasebetdar.

elta'

  • Boz dudaklı. Dişlerinin rengi değişmiş olan.

emraz-ı efrenciye

  • Frengi hastalıkları, efrenci marazları.

erguvani / erguvânî / ارغوانى

  • Erguvan rengi. (Farsça)

ermed

  • Kül rengi, gri. Boz renkli nesne.
  • Gözü ağrıyan adam.

esmer

  • Rengi karaya çalan.

gabra

  • Yeryüzü, toprak, arz.
  • Nebat envâından bir nev'i.
  • Kuraklık, kıtlık.
  • Çok tuzlu.
  • Toprak rengi.

galat-ı rü'yet

  • Renk körlüğü. Bir rengi, aslından başka renkte görme.
  • Görme bozukluğu.

gendumgun / gendûmgûn / گندمگون

  • Buğday rengi. (Farsça)

gülfam

  • Rengi gül gibi kırmızı olan, gül renkli. (Farsça)

gülgune

  • Gül renkli. (Farsça)
  • Gül yanaklı. (Farsça)
  • Kadınların kullandıkları gül rengindeki düzgün. (Farsça)

gülreng / گل رنگ

  • Gül rengi, pembe. (Farsça)

hacer-ül esved

  • (El-Hacer-ül Esved) Kâbe'de bulunan meşhur siyah taş. Rengi siyah olduğundan "Esved" denmektedir. (İslâm Ansiklopedisi'ne göre: Kâbe'nin şark köşesinde olup, yerden bir buçuk metre yükseklikte kapıya yakın bir yerde yerleştirilmiş, üç büyük ve bir kaç tane de küçük parçadan müteşekkil ve gümüş bir h

haki / hakî / hâkî / خاكى

  • Toprak rengi. Toprakla alâkalı. (Farsça)
  • Hâki, toprak rengi. (Farsça)
  • Toprak ile ilgili. (Farsça)

hakisteri / hâkisterî / خاكستری

  • Kül rengi. (Farsça)

halenbus

  • Serçe renginde, ondan küçük bir kuş.

hamide / hâmide

  • Uzun müddet geçmesi sebebi ile rengine tegayyür ve siyahlık gelip eskimiş olan.
  • Nebatsız kuru yer.
  • Yanmış kül olmuş.

harmed

  • Kokusu ve rengi değişen.
  • Kara balçık.

hasif / hâsif

  • (Husuf. dan) Sararmış. Rengi, parlaklığı kalmamış. Husufa uğramış.

hatv

  • Rengin değişmesi.
  • Engel olmak, menetmek.
  • İplik bükmek.

havva

  • Hz. Adem'in (A.S.) muhterem zevcesi, eşi.
  • Rengi esmere mâil kadın.
  • Yalancı, kezzab.

hem-reng

  • Rengi bir olan, aynı renkte olan. (Farsça)
  • Mc: Huyları bir olan. (Farsça)

ibtika'

  • Bir şeyin renginin fıtri olarak değişikliğe uğraması.

ihtimal

  • (Haml. den) Mümkün olma, belki. Olması mümkün görünmek.
  • Kabul eylemek.
  • Yükselip götürmek.
  • İhsana mukabil şükretmek.
  • Kızma ve hiddetlenmekten dolayı yüzünün rengi değişmek.

iltiak

  • Rengi bozulma, rengi değişme.

iltika'

  • İnsanın rengi değişmek. Benzi sararmak.

insibag

  • Boyalanma. Maddi veya mânevi rengi ile renklenme. Boya tutma.
  • Temizlenme.

ırsi / ırsî

  • Gelincik dedikleri hayvanın rengine benzer bir renk.

jengari / jengarî

  • Bakır yeşili. Bakır pası renginde olan boya. (Farsça)

kebud

  • Mavi. Gök rengi. (Farsça)

kebudfam / kebudfâm

  • Gök renginde olan. Mavi renkli. (Farsça)

kibriti / kibritî

  • Kükürtle alâkalı.
  • Kükürt renginde olan. Açık sarı rengi.

kirfam / kîrfam

  • Simsiyah, katran renginde. (Farsça)

külse

  • (Çoğulu: Ekles) Kireç renginde olmak.

küreyvat-ı hamra

  • Kırmızı kan kürecikleri. Kana kırmızı rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücrecikler olup kanın her mm.küpünde beş milyon kadar bulunurlar, beden hücrelerine erzak dağıtırlar ve bir kanun-u İlâhî ile hücrelere erzak yetiştirirler. (Tüccar ve erzak memurları gibi)

la'sa

  • Dudağının rengi az siyâha yakın olan kadın. (Müz: El'as)

laas

  • Dudağın rengi açık siyâha yakın olmak.

lalefam

  • Lâle renginde. Rengi lâlenin rengine benzeyen. (Farsça)

lalerenk

  • Lâle renginde olan. Lâle renkli. Pembe. (Farsça)

leylaki / leylakî

  • Leylak renginde olan. Mor renk. (Farsça)

lit / lît

  • Her nesnenin rengi.

mai / maî

  • Su cinsinden. Akıcı, su renginde, mâvi. Katı ve sert olmayıp su gibi, akıcı olan.

mehk

  • Suyun rengi yeşil olmak.

mey-gun

  • Şarap renginde olan, kırmızıya yakın olan. (Farsça)

meygun / meygûn / ميگون

  • Şarap rengi. (Farsça)

muhaddar

  • Yeşil renkle boyanmış. Rengi yeşil yapılmış.

muhrenşim

  • Azametli, kibirli kimse.
  • Zayıf ve rengi değişmiş kişi.

müşk-fam / müşk-fâm

  • Misk renginde olan, siyah. (Farsça)

mutalsam

  • Tılsımlanmış olan. Esrârengiz hâle gelmiş olan.

mütegavvil

  • Renkten renge giren. Bir şeyin rengine giren.
  • Uğraşan, tegavvül eden.

mütemessil

  • İçinde yansıyan, rengiyle renklenen.

muza'fer

  • Sarı renkte. Safran renginde.

narenci / narencî

  • Turunç renginde.

nefti / neftî

  • Neft yağı renginde olan, siyaha yakın koyu yeşil. (Farsça)

nili / nilî

  • Mavi, çivit rengi.

nohudi / nohudî / نخودی

  • Nohut rengi. (Farsça)

peridereng

  • Rengi uçmuş, solmuş. (Farsça)

rasasi / rasasî

  • Kalaycı.
  • Kurşun renginde olan.

rübd

  • Kılıcın cevheri ve rengi.

şafak-alud / şafak-âlud

  • Şafak gibi, şafak renginde. (Farsça)

şahb

  • Yaradan kan akmak.
  • Emzikten süt akmak.
  • Rengin değişmesi.

sara

  • Rengi değişmiş olan su.

şarabi / şarâbî / شرابى

  • Şarapçı. (Arapça)
  • Şarap rengi. (Arapça)

sarat

  • Suyun çok durmaktan dolayı renginin ve kokusunun değişmesi.

şebreng / شب رنگ

  • "Gece renginde olan" Siyah, kara. (Farsça)
  • Siyah. (Farsça)
  • Gece rengi. (Farsça)

sebzin

  • .f Rengi yeşil. Yeşil renkli.

sedefi / sedefî / صدفى

  • Sedefli. (Arapça)
  • Sedef ile ilgili. (Arapça)
  • Sedef rengi. (Arapça)

sehum

  • Hâlin ve durumun değişmesi. Yüzün renginin değişmesi.

semen-fam

  • Yâsemin renkli, rengi yâsemin gibi olan. (Farsça)

şu'lereng / شعله رنگ

  • Alev rengi. (Arapça - Farsça)

sud

  • (Tekili: Sevda) Rengi kara olan şeyler.
  • Sevdalar.

tagavvül

  • Renkten renge girmek. Rengini değiştirmek.

teebbüs

  • Mütegayyer olmak, rengi değişmek.

teessün

  • Mütegayyer olmak, rengi ve tadı değişmek.

telvih

  • Açıklamak.
  • Zâhir ve aşikâre kılmak.
  • Susuzluktan insanın çehresi bozulmak.
  • Bir şeyi ateşle kızdırmak. Güneş veya ateşin sıcaklığı bir nesnenin rengini değiştirmek.
  • Posa hâline getirmek.
  • Kocamak. Saç ağarması.
  • Almak.
  • İşaret etmek.

tema'ur

  • Mütegayyer olmak, değişmek.
  • Rengi donuk olmak.
  • Saç dökülmek.

terai / teraî

  • Aynaya bakma.
  • Birbirini görmek ve görüşmek. Bir fikir hakkında mukabil görüş, endişe mülâhaza eylemek.
  • Hurmanın kuruyup renginin belli olması.

terevvuh

  • Bir şeyden koku alma.
  • Mütegayyer olmak, rengi ve tadı değişmek.

tiregun

  • Bulanık renkli, kara renkli. Rengi bulanık. (Farsça)

ücun

  • Suyun renginin ve tadının bozulması.

üsun

  • Suyun tad ve renginin değişmesi.
  • Bir kimse kuyuya girdiğinde buharından veya murdar kokulardan dolayı aklının gitmesi.

üsür

  • Yara izi.
  • Kılıcın rengi ve cevheri.

vasfetmek

  • Bir şeyin vasıflarını, hâlini, şeklini veya rengini tarif etmek, anlatmak.

ya'fur

  • (Çoğulu: Yaâfir) Tüyleri toprak renginde olan ceylân.
  • Ceylân yavrusu.
  • Gecenin beşte veya altıda bir bölümü.
  • Peygamberimizin merkebinin adı.

zeytuni / zeytunî

  • Zeytin renginde olan.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR