LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ren kelimesini içeren 40 kelime bulundu...

acin

  • Rengi ve tadı değişmiş pis su.

akheb

  • Rengi bozrak olan ak nesne.

aks-i mülevven

  • Renkli akis.

ba-reng

  • Renkli. (Farsça)

bi-reng / bî-reng

  • Renksiz. Taslak halinde resim. (Farsça)

cimse

  • Rengi gökrek kızıllığa yakın kıymetli bir taş.

edbes

  • Rengi ne kızıl, ne siyah olan hayvan.

efnan-ı elvan

  • Renk çeşitleri.

elvan / elvân / الوان / اَلْوَانْ

  • Renkler.
  • Renkler.
  • Renkler, çeşitler.
  • Renkler. (Arapça)
  • Renkler.

elvan-ı ibadet / elvân-ı ibadet

  • Renk renk, çeşit çeşit ibadet.

elvanın sebeb-i vücudu

  • Renklerin varlık sebebi.

esmer

  • Rengi karaya çalan.

fam / fâm / فام

  • Renk, levn. (Farsça)
  • Renk. (Farsça)

gülfam

  • Rengi gül gibi kırmızı olan, gül renkli. (Farsça)

gunagun / gûnâgûn / گوناگون

  • Rengarenk. (Farsça)

iltiak

  • Rengi bozulma, rengi değişme.

ilvinan

  • Renklenme, televvün.

imtizac-ı elvan

  • Renklerin uygunluğu.

ism-i tafdil

  • Renge, şekil ve vasfa dâir (ef'al) vezninde olan mutlak ve uzuv noksanlığına delâlet etmemek üzere mukâyeseli üstünlük ifâde eden sıfatlardır. Daha büyük, en büyük, daha küçük, en küçük, en güzel, daha güzel gibi mânâlara gelir. (Kebir kelimesinin ism-i tafdili: Ekber; sağir kelimesinin ism-i tafdil

kümdet

  • Renk değiştirme.

kuzeh

  • Renk renk çizgiler.

levn / لَوْنْ

  • Renk.
  • Renk, boya. Sıfat, nev', çeşit, tür. Bir şeyi diğerinden ayıran alâmet.
  • Renk.
  • Renk.

mebzuliyyet-i elvan

  • Renk bolluğu.

muhtazıb

  • Renklenen, boyanan.

mülevven / ملون / مُلَوَّنْ

  • Renk renk olan. Boyalı, renkli. Çeşit çeşit boyalı.
  • Renkli.
  • Renkli.
  • Rengarenk. (Arapça)
  • Renkli.

mütelevvin / متلون

  • Renkten renge giren. Halden hale geçen. Kararsız. Dönek.
  • Renk değiştiren.
  • Renkten renge giren, yanar döner. (Arapça)

peridereng

  • Rengi uçmuş, solmuş. (Farsça)

rendeçlenme

  • Rendelenme, düzeltilme.

rendide

  • Rendelenmiş, ufalanmış. (Farsça)

reng / رنگ

  • Renk. (Farsça)

reng ü bu

  • Renk ve koku.

reng-amiz

  • Renk renk, çeşitli renkli. (Farsça)

rengareng / rengâreng / رنگارنگ

  • Renkli, çeşit çeşit. (Farsça)
  • Renkli, renk renk. (Farsça)

rengarenk / rengârenk

  • Renk renk, güzel renklerle bezenmiş.

rengin

  • Renkli, boyalı. Parlak. Hoş. Süslü. Mülevven. Lâtif. (Farsça)
  • Rengârenk, süslü, parlak.

sara

  • Rengi değişmiş olan su.

tagavvül

  • Renkten renge girmek. Rengini değiştirmek.

tegavvül

  • Renk değiştirme. Renkten renge girme.

televvün

  • Renklenme.
  • Renkten renge girme.

verzkar / verzkâr

  • Rençber, çiftçi, işçi. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın