LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te pad kelimesini içeren 53 kelime bulundu...

altın kozak

  • Padişahlar tarafından yabancı hükümdarlara gönderilen nâme-i hümayunun konulduğu muhafaza.

ataya-yı seniyye

  • Padişahın hediye ve ihsanları.

atiyye-i seniyye / عطيهء سنيه

  • Padişah tarafından verilen hediye.

berat-ı hümayun

  • Padişahlara mahsus ferman.

çar-erkan-ı cuvani / çar-erkân-ı cuvanî

  • Padişahın özel hizmetlerinde bulunan ve Enderun'un azamlarından olan dört kişi hakkında kullanılan bir tabirdir.

cülus-u hümayun / cülus-u hümâyun / cülûs-u hümayun

  • Padişahın taht'a oturma merâsimi.
  • Padişahın tahta çıkışı.

dergah-ı ali / dergâh-ı âlî

  • Padişah kapısı. Yüksek dergâh.

destar-ı hümayun

  • Pâdişah sarığı.

haşmet-i padişahi / haşmet-i padişahî

  • Padişahın haşmeti, görkemi.

hatem-i sadaret / hâtem-i sadaret

  • Padişahın sadrazamlarda bulunan mührü. Buna "hâtem-i vekâlet", "hâtem-i şerif" veya "mühr-i hümayun" da denilirdi. İlk zamanlar yüzük şeklinde idi ve parmağa takılırdı. Sonraları zincire bağlı olarak sadrazamlar, boyunlarına asarlardı. Bundan ayrılmak, vazifeden azledilmek demek olduğu için; mühürü

hatt-ı hümayun

  • Padişanın el yazısı. Padişahın emri. (Farsça)

hudavendigar / hudâvendigâr / خداوندگار

  • Padişah. (Farsça)

hükümdar / حكمدار

  • Padişah, hüküm sâhibi. En yüksek reis. İmparator. (Farsça)
  • Padişah, sultan, hüküm sahibi. (Arapça - Farsça)

hümayunname

  • Padişah tarafından bir hükümdara gönderilen mektub. (Farsça)

hünkar / hünkâr / خنكار

  • Padişah.
  • Padişah. (Farsça)

huzur-u padişah

  • Padişahın huzuru.

huzur-u şahane

  • Padişahın huzuru.

iftihar madalyası

  • Padişaha sadakat gösterenlere, tarım ve san'atın ilerlemesine çalışanlara, yangın ve sâri hastalık anında devlet ve millete büyük hizmetleri dokunanlara verilmek üzere II. Abdülhamid'in irade-i seniyesiyle altın ve gümüşten olmak üzere çıkarılan madalya. (1886 ve 1887) Madalyanın ön yüzünde yukarı k

ihsan-ı şahane / ihsan-ı şâhâne

  • Padişahın ihsanı, bağışı.

ihsanat-ı şahane / ihsânât-ı şahane

  • Padişahın bağış ve iyilikleri.

imza-yi padişahi / imza-yi padişahî

  • Padişahın imzası. Osmanlı Padişahları tarafından vaktiyle hükümdarlara yazılan name-i hümayunların kenarlarına altun yaldızla imza konurdu. Bunlara imza-yı padişahî denilirdi.

irade-i şahane / irade-i şâhane

  • Padişahın emri, fermanı, buyruğu.

ıstabl-ı has / ıstabl-ı hâs

  • Padişahın atlarına mahsus ahır.

kanun-u padişahi / kanun-u padişahî

  • Padişah kanunu.

kirpas

  • Padişah veya vezir konaklarındaki divanhâne. (Farsça)

kurb-u şahane

  • Padişahın yakını.

maide-i seniyye

  • Pâdişah ziyâfeti.

maiyyet-i seniyye

  • Pâdişâhın maiyyeti. Pâdişahın yakınında bulunanlar.

melik / ملك

  • Padişah. (Arapça)

mülkdar

  • Padişah. (Farsça)

mülkgir

  • Padişah, hükümdar. (Farsça)

mülukane / mülûkâne

  • Padişahlara yakışır bir surette. (Farsça)

otağ

  • Padişahlarla vezirlere mahsus çadırlar. Bunlardan padişahlarınkine "Otağ-ı Hümayun", sadrazamınkine ise "Otağ-ı Asafî" denilirdi.

padişahi / padişahî

  • Padişahla ilgili, padişaha ait. (Farsça)

padşah / pâdşâh / پادشاه

  • Padişah. (Farsça)

padşahi / pâdşâhî / پادشاهى

  • Padişahlık. (Farsça)

pişhayme

  • Pâdişah veya vezirlerin divan çadırı. (Farsça)

raht-ı hümayun

  • Padişahın mücevherli eyer takımı.

rikabdar / rikâbdar

  • Padişahların atla bir yere gidişleri sırasında özengiyi tutmak suretiyle ata binip inmelerine yardım eden kişi.

şah ve geda / şah ve gedâ

  • Padişah ve köle.

şahenşah

  • Pâdişahlar pâdişahı. Şâhlar şâhı. En büyük pâdişah. (Farsça)

şehname / şehnâme

  • Padişahların maceralarını anlatan eser.

seradikat

  • Padişaha mahsus perdeler.

sultan

  • Padişah, saltanat süren.

tacdari / tacdarî

  • Padişahlık, hükümdarlık. (Farsça)

taht-ı hümayun / taht-ı hümâyun

  • Padişahların merasim sırasında oturdukları sedir.

tuğra

  • Padişaha has mühür, damga.

turra

  • Padişahın mührü ve imzası.

ulülemr / ûlülemr / اولو الامر

  • Padişah. (Arapça)

vekaletpenah / vekâletpenâh

  • Padişahın vekili olan, sadrâzam. Başvekil. Başbakan. (Farsça)

veliahd / velîahd

  • Padişah adayı.

vezir

  • Padişah yardımcısı.

vezir-i a'zam

  • Pâdişahın vekili olan birinci vezir. Sadrazam. Başvekil.