LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te otlar ifadesini içeren 21 kelime bulundu...

a'laf / a'lâf / آلاف

  • Otlar. (Arapça)

a'şab

  • (Tekili: Aşb) Tâze otlar.

alef resmi

  • Hayvanların yedikleri saman ve otlardan alınan vergi.

çemen

  • Yeşil ve kısa otlarla kaplı yer, çimen. Ağaç ve çiçekleri olan yeşillik, çayır.
  • Pastırmaya konulan bir çeşit ot.

cüsacis

  • Büyük deve.
  • Kılların veya otların sık ve çok olup birbirine karışması.

elgaf

  • Sık otlar ve ağaçlar.

emalic

  • (Tekili: Ümluc) Fidanlar, yapraklar, uzun yapraklı otlar.

gamis / gamîs

  • Üstü kuru, altı yaş olan ot.
  • Ağaç ve otların arasında olan küçük su arkları.

haşaiş

  • (Tekili: Haşiş) Kuru otlar.

hibe

  • (Çoğulu: Hıbeb-Hıbâb) Yaban otlarının tohumu.

ısmi'lal

  • Muhkem olmak, sağlam olmak.
  • Otların birbirine dolaşmaları.

kunfuz

  • (Çoğulu: Kanâfiz) Kirpi.
  • Fare.
  • Devenin, kulakları ardında terleyen ve teri akan yerleri.
  • Otları dolaşık yer.

mıtla

  • (Çoğulu: Metâli) Dikenli otlar biten yumuşak yer.

nadas

  • Tarlayı temizleyip otlarını kurutmak için önceden sürüp hazırlama.

nehda'

  • İyi otlar yetişen kumlu arâzi.

rebi-i evvel

  • İlkbahar. Çiçeklerin açıp otların bittiği mevsim.

rims

  • Devenin yediği otlardan ekşi cins bir ot.
  • Islah etmek, düzeltmek.

sürdah

  • (Çoğulu: Serâdih) Semiz etli dişi deve.
  • Ufak otlar yetişen yumuşak yer.

ta'likat

  • Bir eseri açıklamak üzere kenarına yazılan notlar.

takazic

  • Dövülüp ufalanarak yemeklerin üstüne ekilen otlar. Baharat.

tehalüf-ü meşarib / tehâlüf-ü meşârib

  • Meşreplerin, metotların birbirinden farklı oluşu.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın