LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te okmak ifadesini içeren 47 kelime bulundu...

atan

  • (Çoğulu: Atân) Kovası el ile çekilen kuyu.
  • Kuyunun ve havuzun etrafında deve çekip duracak yer.
  • Su kenarı.
  • Kokmak.
  • Dibâgat etmek.

boykot

  • (Boykotaj) Bir şahıs veya devlete karşı alış-verişi, münasebetleri kesmek. Bir ülkeyi, bir topluluğu veya bir şahsı zarara sokmak maksadıyla onunla her türlü ilgiyi kesme. (Fransızca)
  • Bir işten geçici olarak çekilme; işe, çalışmaya hep birlikte katılmama. (Fransızca)

çubek / çûbek / چوبك

  • Tokmak, tokaç. (Farsça)
  • Çomak. (Farsça)

dahs

  • Koyunun derisiyle eti arasına yüzmek için elini sokmak.
  • Fesad, ifsâd.

dav'

  • Hoş kokular kokmak. Depretmek.

defr

  • Kokmak.

fedh

  • Bir kimseyi borca sokmak.
  • Ağır işe giriftar etmek.

fevh

  • Kokmak.

gall

  • Girmek, sokmak, akmak.
  • Boynunu, elini zincir ile bağlamak.
  • Hâinlik yapmak. Hıyanet etmek.
  • Ganimet malından hırsızlık etmek.

hanez

  • Mütegayyer olmak, değişmek.
  • Kokmak.

hers

  • Tokmak ile dövmek.
  • Mersin ağacı.
  • Arslan.
  • Kedi.

hişne

  • Kin tutmak.
  • Çirkin ve pis kokmak.

hoşbuyi / hoşbuyî

  • İyi kokulu olmak, güzel kokmak. (Farsça)

idhal / idhâl / ادخال

  • Dâhil etmek. İçine almak. Sokmak.
  • İçeri alma, sokma. (Arapça)
  • Yurt dışından getirme, dışalım, ithal. (Arapça)
  • İdhâl edilmek: (Arapça)
  • İçeri alınmak, sokulmak. (Arapça)
  • Dışalım yapılmak. (Arapça)
  • İdhâl etmek: (Arapça)
  • İçeri almak, sokmak. (Arapça)
  • Yurt dışın (Arapça)

ifrağ etmek

  • Bir şekil ve keyfiyete sokmak.

isam

  • Günaha sokmak, günaha sokulmak.

ızrar / ızrâr / اضرار

  • Zarar verme, zarara sokma. (Arapça)
  • Izrâr etmek: Zarar vermek, zarara sokmak. (Arapça)

lahan

  • Bozulup kokmak.

me's

  • İnsanların arasını bozmak, araya fesad sokmak.

metarık

  • (Tekili: Mıtrak ve Mıtraka) Mızraklar. Tokmaklar. Çekiçler. Değnekler, sopalar.

mifezza

  • Tokmak.

mirzebe

  • (Çoğulu: Merâzib) Tokmak.

mıtrak / مطرق

  • (Çoğulu: Metârık) Sopa, değnek.
  • Tokmak.
  • Mızrak.
  • Çekiç.
  • Değnek. (Arapça)
  • Tokmak. (Arapça)
  • Çekiç. (Arapça)

müşte

  • Yumruk, muşta. (Farsça)
  • Birine vurmak için ele veya parmaklara geçirilen demirden yapılmış âlet. (Farsça)
  • Kunduracıların deriyi vurarak inceltmekte kullandıkları maden tokmak. (Farsça)

nefh

  • Rüzgâr esmek.
  • Güzel kokunun yayılması. Kokmak.
  • Vurmak.
  • Def'etmek, kovmak.
  • Vuruşmak, kat'etmek.

nehş

  • Yılan sokmak.
  • Almak, kabzetmek.
  • Ön dişiyle bir nesneyi ısırır gibi tutmak.
  • Et almak.

nekz

  • Vurmak.
  • Kovmak, def'etmek.
  • Yılan sokmak.
  • Azalmak.
  • Suyun, yer tarafından emilmesi.

nems

  • Süt ve yağın ekşimesi.
  • Ekşimek ve kokmak.
  • Sırrı ketmetmek, gizlemek.

neşt

  • Yılan sokmak ve ısırmak.
  • Bir yerden bir yere gitmek.
  • Çözmek.
  • Çıkarmak.
  • İpi bağlamak.

netane

  • Çirkin kokmak, pis kokmak.

netn

  • Fena kokmak. Kötü, kerih koku.

şahmerdan

  • (Şâh-ı merdan) Mertlerin şahı, Hazret-i Ali (R.A.). (Farsça)
  • Aşağı yukarı çıkan büyük demir tokmak. (Farsça)

samer

  • Bozulup fena kokmak.

sanayi

  • San'at, zanaat, beceri, hüner; ham maddeleri işleyerek mamul madde haline sokmak için uygulanan işlem ve araçların bütünü; endüstri.

seat

  • Kokmak.

selk

  • Çekmek veya çekilmek.
  • Gitmek.
  • İthal etmek, içeri sokmak, girdirmek.

sevm

  • Satılık bir şeye kıymet takdir etme, paha biçme.
  • Su-i kasd. Zulüm ve minnete giriftar etmek. Derde sokmak.
  • Dağlamak.
  • Başına buyruk olup istediği yere gitmek.
  • Kuş havada dolaşmak.
  • Satışa arzetmek.
  • Satın almak istemek.
  • Fâide yetiştirmek.<

şeym

  • Çok soğuk su.
  • Kılıç çıkarmak.
  • Kınına sokmak.

şezz

  • Çuval kulpuna ağaç sokmak. (O ağaca "şizâz" derler.)

sulul

  • Bozulup fena kokmak.

tadavvu'

  • Kokmak.

tagayyür

  • Değişmek. Başkalaşmak.
  • Bozulmak. Renk değiştirmek.
  • Kokmak.

takhim

  • İthal etmek, içeri sokmak, girdirmek.

teassüs

  • Kokmak.
  • Geceleyin ava gitmek.

tebahhur

  • (Buhar. dan) Buharlaşmak. Tütsülenmek. Buğulanmak.
  • Kokmak.

tedvir

  • Devrettirmek, döndürmek. Çevirmek.
  • İdare etmek, yönetmek.
  • Daire şekline sokmak.
  • Edb: Bir mısradaki kelimelerin yerini değiştirmekle veznin ve mânanın bozulmamasıdır.
  • Kur'an-ı Kerim kıraatında: Tahkik ile hadr ortasında bir okuma usulüdür. Her iki yönde meşru m

vek'

  • Akrep sokmak.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın