LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te nush ifadesini içeren 21 kelime bulundu...

istinsah / istinsâh / اِسْتِنْسَاخْ

  • (Nesh. den) Sahifeyi çoğaltmak, nüshasını yazmak. Kopya etmek.
  • Silinmesini ve iptalini istemek.
  • (Nush. dan) Nasihat alma. Öğüt isteme.
  • Nüshasını çıkarma, bir sûretini çıkarma, kopye etme.
  • Nüsha çoğaltma.

kıraet-i şazze / kırâet-i şâzze

  • Arabî gramer şartlarına uyan ve mânâyı değiştirmeyen, fakat bâzı kelimeleri hazret-i Osman'ın çoğalttığı nüshaya benzemeyen Kur'ân-ı kerîm kırâeti (okunuş şekli).

muavvez

  • Gerdanlık. Nazarlık. Nüsha geçirilecek yer.
  • Evin etrafındaki mer'a.

muntasıh

  • (Nush. dan) Nasihat dinliyen. Öğüt dinliyen.

müsevvid

  • Müsvedde yapan, ilk nüshaları yazan, temize çekilecek olan yazıyı yazan.
  • Resmi dairede kâtip.

müsvedde

  • İlk nüsha, karalama.

mütenassıh

  • (Nush. dan) Nasihat dinleyip uslanan. Öğüt kabul eden.

nasih

  • (Nâsiha) (Nush. dan) Öğüt veren, nasihat eden.

nüsah / نسخ

  • Nüshalar, sahifeler, yazılı şeyler.
  • Nüshalar, sayfalar.
  • Nüshalar. (Arapça)

nush

  • Nasîhat, öğüt.Nush ile uslanmayanı etmeli tekdîr, Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir.

nusha

  • (Bak: Nüsha)

nüsha-i ahar / nüsha-i âhar / نُسْخَۀِ آخَرْ

  • Başka nüsha.

nüsha-i camia / nüsha-i câmia / نُسْخَۀِ جَامِعَه

  • Çok geniş ve kapsamlı nüsha.
  • Toplayıcı nüsha.

nüsha-i enver

  • En nurlu nüsha, kopya.

nüsha-i kur'aniye / nüsha-i kur'âniye

  • Ciltlenmiş, kitap hâline getirilmiş Kur'ân nüshası.

nüsha-i musaggara

  • Küçültülmüş nüsha.

nüsha-i nadire-i zaman / nüsha-i nâdire-i zaman

  • Zamanın nadir bulunan bir nüshası, örneği.

nüsha-i suğra

  • Küçük sahife, küçük nüsha. Küçük mâna ifade eden, küçük mahluk, âlemin küçük bir nüshası mânasında insan.

nüshateyn

  • İki nüsha.

suret / sûret

  • Tasvir, resim.
  • Kopya, nüsha.
  • Dıştan görünen şekil, dış görünüş.

ta'viz

  • Nazar veya kötü şeylerden muhafaza için takılan dualı kâğıt, nüsha. Muska.