LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te nukl ifadesini içeren 15 kelime bulundu...

cemadiyet / cemâdiyet

  • Cansızlık, donukluk.
  • Cansızlık, donukluk.

cümud / cümûd / جمود

  • Donukluk. (Arapça)

cümud-u ayn

  • Göz donukluğu.

cümudet / cümûdet

  • Cansızlık, donukluk.

cümudiye / cümûdiye / جُمُودِيَه

  • Donukluk.

cümudiyet / cümûdiyet

  • Donukluk; sönüklük.
  • Donukluk, katılık.

gönder

  • Tar: Seferde ordunun ve ileri gelen vezir ve diğer devlet ricalinin atlarına bakmak ve sair zamanlarda ise has ahır ve çayır hizmetlerinde kullanılmak üzere gayr-ı müslimlerden ve hasseten Bulgarlardan tertip edilmiş bir sınıf olan voynukların her mıntıkada iki, üçü ve dördü hakkında kullanı

hasir / hasîr

  • Feri gitmiş, donuklaşmış göz.
  • Hasret çeken. Meramına nail olamayan.
  • Yorulmuş.
  • Açılmış.
  • Zayıf.

hıyre-gi / hıyre-gî

  • Kamaşıklık, donukluk (göz hakkında). Şaşkınlık. (Farsça)

humud / humûd

  • Helâle de, harama da iştihası olmamak, sönüklük.

istikra / istikrâ

  • Gezme, dolaşma, âvârelik, konuklama.
  • Bir şey hakkında etraflı bilgi edinme.

mahsur

  • Fersiz göz. Yorulmuş, uzun uzadıya bakmaktan donuklaşmış ve göremez olmuş göz.

münhasif

  • Sönükleşen, parlaklığını yitirip görünmez hâle gelen.
  • (Husuf. dan) İnhisaf eden, sönükleşen, daha mükemmel bir şeyin yanında sönük kalan. Değersiz. Gölgelenmiş.

müsafirin / müsafirîn

  • (Tekili: Müsafir) (Sefer. den) Misafirler, konuklar. Yolcular.

tenakkul

  • (Nukl. den) Bir yerden başka bir yere geçme.
  • Nakletme.
  • Bir makamdan başka makama intikal etme.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın