LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te normal ifadesini içeren 36 kelime bulundu...

acaibat

  • Normale zıt şeyler. Acâib şeyler.

acibe-i hilkat

  • Her zaman yaratılan şekilden farklı olarak yaratılmış olan. (Meselâ: Normalinden çok fazla büyük cüsseli veya üç ayaklı olmak gibi)

adi / âdi

  • Normal, sıradan.

akl-ı selim

  • (Hiss-i selim) İyiyi kötüyü farkedip, insana hak ve hakikatı, iman ve İslâmiyeti tâkib ettiren akıl ve düşünüş. Normal ve müsbet düşünce.

anormal

  • Normal olmayan. İfrat veya tefrit hali.

bastızaman

  • Zamanın genişlemesi, az zamanda normalden fazla yaşama.

bihasebi'l-adet / bihasebi'l-âdet

  • Alışıldık şartlara göre, normal şartlara göre.

bihasebil'ade / bihasebil'âde

  • Âdet olduğu üzere, normalde, olağan şekilde.

def-i tabii / def-i tabiî

  • Bünyede ve içte olan şeyi, fıtrî ve normal şekilde dışarı atmak.

evsaf-ı adiye / evsâf-ı âdiye

  • Normal, sıradan vasıflar, nitelikler.

eyyam-ı malume-i arziye / eyyam-ı malûme-i arziye

  • Dünya günleri; normal günler.

gariziye / garîziye

  • Tıb: Yaratılışa âit. Yaşamaya âit. Doğuştan. Normal.

hadd-i tabii / hadd-i tabiî / حد طبيعى

  • Normal hal.

hararet-i garize / hararet-i garîze

  • Normal vücut ateşi, ısısı.

hararet-i gariziye / hararet-i garîziye

  • Vücudun normal harareti.

hareket-i adiye / hareket-i âdiye

  • Sıradan, normal hareket.

harika / hârika

  • Normalin üstünde olup hayret uyandıran şey.

kaziye-i tabiiye

  • Normal hüküm, doğal hüküm.

meşmeşiye

  • Normal göze görünmeyen misalî bir âlem.

miskal

  • Yirmidört kıratlık (4,5 gr. kadar) bir ağırlık ölçüsü. (Bir kırat, beş normal arpa ağırlığında olup, bir dirhemin 1/14 üdür.)

mizac-ı akl

  • Akıl yapısı, normal akıl.

mücaveze

  • Haddinden ileri geçmek. Normali aşmak. Bir şeyin, hadd-i itidâli geçmesi.
  • Birini suç ve günahı ile muâheze eylemeyip görmemezlik ile afv ve müsamaha eylemek.

mümteniat-ı adiye / mümteniât-ı âdiye

  • Normalde imkânsız olan şeyler.

münasebet-i adiye / münasebet-i âdiye

  • Normal, sıradan ilişki.

nümüvv-ü tabii / nümüvv-ü tabiî

  • Tabiî ve normal bir süreçte meydana gelen gelişme.
  • Normal şartlar altında büyüyüp gelişme.

ömr-ü tabii / ömr-ü tabiî

  • Ortalama, normal yaşama müddeti.

rızkıfıtri / rızkıfıtrî

  • Yaşamak için gereken normal rızık.

rızkımecazi / rızkımecazî

  • Alışkanlık sebebiyle ihtiyaç hâline gelen anormal rızık.

sebeb-i adi / sebeb-i âdi

  • Sıradan, normal.

şecaat / şecâat

  • Yiğitlik, öfke duygusunun normal derecesi.

sedn

  • Vücut organlarının anormal biçimde gelişmesi.

şerait-i adiye-i itibariye / şerait-i âdiye-i itibariye

  • Var sayılan, normal, sıradan kurallar.

tabii / tabiî

  • Tabiat icabı olan. Tabiatla alâkalı. Normal. Kendiliğinden.

tefrit / tefrît / تَفْر۪يطْ

  • Normalin altı.
  • Ortanın altında kalmak, normalden aşağı olmak.
  • Tersine aşırılık, normalden daha geri seviyede olma.
  • Ortalamanın yani vasatın çok altında kalmak, geride kalmak. Normalden aşağı olmak. (İfratın zıddı)
  • Normalin altında kalma.

vasat

  • Orta hâlli, normal.

vukuat

  • (Tekili: Vak'a) Vak'alar, hâdiseler.
  • Kavga. Yaralama gibi polisi alâkalandıran hâdise.
  • Normal dışında olan hâdiseler.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın