LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ni'met ifadesini içeren 19 kelime bulundu...

adem-i ni'met / عَدَمِ نِعْمَتْ

  • Ni'metin yokluğu.

el-ala / el-âlâ

  • Cenâb-ı Hakkın lütuf ve ihsanları. Ni'metler.

en'üm

  • (Tekili: Ni'met) Nimetler, iyilikler, lütuflar, ihsanlar.
  • Medine-i Münevverede bir mevki ismi.

felah / felâh

  • Selâmet. Saadet. Kurtuluş. Hayır ve ni'metlerde refah, rahatta dâim olmak. Fevz ve zafer. Necat ve beka.
  • Sahur yemeği.
  • Şakketmek.

hayye-alel-felah

  • Felaha gelin. Toplanın hayır ve ni'metlere, ebedi selâmete... Allah huzuruna gel. Refah ve itmi'nana mucib olacak namaza yetiş.

hibr

  • (Çoğulu: Ahbâr - Hubur) Yahudi âlimi.
  • Salih âlim.
  • Sürur.
  • Ni'met.
  • Mürekkeb.
  • Eser, nişâne.

imtinan / imtinân / اِمْتِنَانْ

  • Ni'meti hatırlatma.

in'am / in'âm / اِنْعَامْ

  • Ni'met verme.

insan

  • (Bu kelimenin aslı, lugat âlimlerince "ins" den geldiği söylenir. Kamusta da kûfiun'a göre "Nisyan" kelimesinden geldiği zikredilmektedir.)Akıl, şuur ve imân ile diğer canlılardan ayrı, Cenab-ı Hakk'ın en mükerrem yarattığı mahluku olup, Rabbanî ni'metleri unutkanlığı dolayısıyla insan denil

küfran-ı ni'met / küfrân-ı ni'met / كُفْرَانِ نِعْمَتْ

  • Cenâb-ı Hakkın ihsan ettiği ni'metleri bilmemek ve hürmetsizlikte bulunmak.
  • Ni'mete nankörlük etme.

lebbeyk

  • Hac, umre veya her ikisini yapmak üzere niyyet ederken yâni ihrâma girerken başlayıp, Mina'da Cemre-i akabede (büyük cemrede) şeytan taşlanırken atılan ilk taşla söylemesi son bulan mübârek sözler: Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyk lâ şerîke leke lebbeyk innelhamde venni'mete leke vel-mülke

mahz-ı ni'met / مَحْضِ نِعْمَتْ

  • Tam bir ni'met.

müdehharat / müdehharât

  • İstif edilmiş, yığılmış ni'metler. Biriktirilmiş mallar.

mütena'im

  • (Ni'met. den) Nimetler içinde, nazlı büyüyen.

netice-i ni'met-i sabıka / netice-i ni'met-i sâbıka / نَتِيجَۀِ نِعْمَتِ سَابِقَه

  • Geçmiş ni'metin neticesi.

niam

  • (Tekili: Ni'met) İyilikler. Yiyecekler. Nimetler.
  • Hidayetler.

nimet / nîmet

  • (Bak. Nİ'MET)

telbiye

  • "Lebbeyk, Allâhümme lebbeyk, lebbeyk lâ şerîke leke lebbeyk. İnnel hamde ven-ni'mete vel-mülke lâ şerîke leke" sözlerini söylemek.

velini'met / velîni'met / وَل۪ي نِعْمَتْ

  • Ni'met sâhibi, ni'meti veren.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR