LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te nes kelimesini içeren 75 kelime bulundu...

al / âl / اٰلْ

  • Nesil.

başe-i felek / bâşe-i felek

  • Nesr-i Tâir ve Vâki adı verilen iki yıldız.

batnen ba'de batnin

  • Nesilden nesile, soydan soya.

cuş u huruş / cûş u huruş

  • Neşe ve âhenk.

decran

  • Neşeli, sevinçli, bahtiyar kimse.

dil-hurrem

  • Neş'eli, gönlü sevinçli. (Farsça)

ebter / اَبْتَرْ

  • Nesil ve hayırdan kesilmiş.
  • Nesli kesilen, adı, hayrı ve ihsanı kalmayan kişi.
  • Nesli kesilmiş.

ecyal / ecyâl

  • Nesiller.

efran

  • Neş'eli, keyifli, sevinçli olan kimse. Mesrur.

ensab / ensâb / انساب

  • Nesepler, soylar. (Arapça)

ensal / ensâl / انسال

  • Nesiller.
  • Nesiller, kuşaklar.
  • Nesiller, kuşaklar. (Arapça)

eşya

  • Nesneler, şeyler.

ferah-nak

  • Neş'eli, sevinçli. (Farsça)

ferahnak / ferahnâk

  • Neş'eli, sevinçli.

feyz-i safa / feyz-i safâ

  • Neşenin feyzi, safânın bolluğu.

hibab

  • Neşat, sevinç, sürur.

hissiyat-ı mütevarise / hissiyat-ı mütevârise

  • Nesilden nesile miras kalan, geçmişten gelerek yeni nesle geçen duygular.

iftisad

  • Neşter ile kan aldırma.

intişa'

  • Neş'et etme, gelişme, yetişme, neşv ü nemâ bulma.

istıtrab

  • Neşe arama, eğlence isteme.

kelam-ı mensur / kelâm-ı mensur

  • Nesir söz.

kesret-i nesil

  • Neslin çokluğu.

kesret-i tenasül

  • Neslin çoğalması.

mazi-i şad / mazi-i şâd

  • Neş'eli, sevinçli mâzi.

menkulat

  • Nesilden nesile veya ağızdan ağıza yayılıp duyulan. Nakle dayanan bilgiler. Nakledilenler.

menşer

  • Neşredilip dağıtılan yer.

mensuh

  • Nesh edilmiş; hükmü kaldırılmış.

mensur

  • Nesir halindeki yazı, düzyazı.
  • Nesirli.

milked

  • Nesne dövecek âlet.

milt

  • Nesebi bilinmeyen.

mıtrab

  • Neşeli adam. Neşesi bol kimse.

nacil

  • Nesli kerim, şerefli olan, soyu temiz.

nasir / nâsir

  • Nesir yazarı.

naşir / nâşir

  • Neşreden, yayan.
  • Neşreden, yayan, yayıncı.

nazar-baz / nazar-bâz

  • Neşe ile bakan. (Farsça)

neş'e-nisar

  • Neşe dağıtan. (Farsça)

neşat-efza

  • Neşe ve sevinç artıran. (Farsça)

nesci / nescî

  • Nesc ile alâkalı.

nesebi / nesebî

  • Neseb ve soya âit. Sülâle ile alâkalı.

neşidehan / neşidehân

  • Neşide okuyan. (Farsça)

nesilce

  • Nesil bakımından.

neşit

  • Neş'eli, sevinçli, şenlikli. Faal.

nesl

  • Nesil, soy, kuşak.

neslen

  • Nesil olarak.
  • Nesil bakımından, soyca.

nesr

  • Nesir, düz yazı.

neşri / neşrî

  • Neşir ile alâkalı.

nessabe

  • Nesepleri iyi bilen kimse.

neşvedar / neşvedâr / نشوه دار

  • Neşeli. (Arapça - Farsça)

neşvegah / neşvegâh

  • Neşe ve keyif yeri. (Farsça)

neşverüba

  • Neş'e verici. (Farsça)

neşveyab

  • Neşeli, keyifli. (Farsça)

nüzhet

  • Neşe, eğlence, ferahlık.

objektif

  • Nesnel, tarafsız; hakikati olduğu gibi aksettirme.

pür-hande / pür-hânde

  • Neş'e dolu, çok gülme ve sevinç dolu. Sevinçli, neşeli.

şad / şâd

  • Neşeli, memnun.

şadeyleyen / şâdeyleyen

  • Neşelendiren, sevindiren.

sansür

  • Neşr olacak şeylerin (kitap, film veya mektubların) hükümetçe kontrol edilmesi işi. (Fransızca)

şatır / şâtır / شاطر

  • Neşeli. (Arapça)

sec'

  • Nesirde cümle sonlarının kâfiye şeklinde birbirine uygunluğu.

seci

  • Nesir kafiyesi.

şemak

  • Neşat, sevinç. Ferah.

şetaret / şetâret / شطارت

  • Neşe. (Arapça)

şevk-aver / şevk-âver

  • Neşe veren, neşe getiren, şevklendiren. (Farsça)

şevki / şevkî

  • Neşe ve şevk ile alâkalı.

şey

  • Nesne.

şey'i / şey'î / شيئى

  • Nesnel, objektif. (Arapça)

şey'iyet / شيئيت

  • Nesnellik, objektiflik. (Arapça)

şirat

  • Neşter.

sulbiye

  • Nesebi hâlis olan.

tarab-efsa / tarab-efsâ

  • Neşe ve ferahlığı artıran. (Farsça)

tarabengiz / tarabengîz / طرب انگيز

  • Neşe veren. (Arapça - Farsça)

tarabgah / tarabgâh / طربگاه

  • Neşelenme yeri, eğlence yeri. (Arapça - Farsça)

teneşşi

  • Neşvelenme, sarhoş olma.

tenşit / tenşît / تنشيط

  • Neşelendirme. (Arapça)

vasıta-i naşir

  • Neşretme, yayma aracı.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın