LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te nema ifadesini içeren 24 kelime bulundu...

inma'

  • (Nemâ. dan) Arttırma, nemâlandırma.

intişa'

  • Neş'et etme, gelişme, yetişme, neşv ü nemâ bulma.

ittira'

  • Dolma, nemalanma.
  • Solma.

meyd

  • Deprenmek. Sallanmak.
  • Ziyaret etmek.
  • Hareket etmek.
  • Kırağı çalmak.
  • Meyletmek.
  • Neşv ü nemâ bulmak.
  • Başı dönüp midesi bulanmak.

namaz

  • (Bak. NEMAZ)

nemika

  • (Çoğulu: Nemâik) Mektub. Name.

nemreka

  • (Çoğulu: Nemârık) Yastık.

neşv ü nema / neşv ü nemâ / نشو و نما

  • Serpilme, gelişme, büyüme. (Arapça)
  • Neşv ü nemâ bulmak: Gelişmek, yayılmak. (Arapça)

nimat

  • (Tekili: Nemat) Örtüler, ihramlar.

nümruk

  • (Çoğulu: Nemârık-Nemârıka) Yüz yastığı.

numruka

  • (Çoğulu: Nemarik) Küçük yastık.

rüveyde

  • (Rüvide) İnce, hoş, nazik.
  • Bitmiş, neşvünema bulmuş.

şart edatları

  • (Huruf-u şartiye) Bunlara "Şart isimleri" de denir. Arapçada şart mânâsını ifade eden edatlar: İn, Men, Ma, Mehmâ, Eyyü, Metâ, Eynemâ, Eyyâne, Ennâ, Haysümâ, Keyfemâ. Bu edatlar iki fiili (şart ve ceza fiillerini) cezmederler. Şart mânâsını ifade eden edatlardan sonra gelen ilk fiil, şart; ikincisi

simatoğraf

  • (Bak: Sinematoğraf)

simotoğraf

  • Sinema, sinema makinesi.

sinema-i rabbaniye / sinema-i rabbâniye

  • Rabbâni sinema; Cenâb-ı Hakkın tedbir ve irâdesiyle, bütün faaliyetlerinin âdeta sinema perdeleri ve levhaları gibi gösterildiği âlem.

sinema-i uhreviye

  • Âhirete ait sinema.

sinematograf

  • Sinema makinesi.

sinematoğraf

  • Sinema, sinema makinesi.
  • Hareket yazmak demek olup kısaltılmış şekliyle sinema demektir. (Fransızca)
  • Sinema.

sinematografvari / sinematografvârî

  • Sinema gibi.

sinematoğrafvari

  • Sinema gibi.

sinemavari / sinemavâri / sinemavârî

  • Sinema filmi gibi.
  • Sinema gibi.

tenmiye / تنميه

  • (Nemâ. dan) Büyütmek. Yetiştirmek. Artırmak. Bereketlenmek.
  • Fesad veren haber yetiştirmek.
  • Ateş içine odun atmak.
  • Geliştirme, artırma, nemalandırma. (Arapça)
  • Tenmiye etmek: Geliştirmek, artırmak. (Arapça)

zahir

  • Yüksek şeref.
  • Neşv ü nemâ bulup, gelişip, etrafa sarılıp sarmaşmış bitki.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın