LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te nefret etme ifadesini içeren 21 kelime bulundu...

buğz

  • Sevmeme, nefret etme, düşmanlık.

hayesan

  • Doğru yoldan dönmek, udul etmek.
  • Nefret etmek.

hayş

  • Nefret etmek.

hıkd

  • Başkasından nefret etmek, kalbinde ona karşı kin, düşmanlık beslemek.

ibgaz

  • (Buğz. dan) Buğzetme, nefret etme, hoşlanmama, sevmeme.

istikrah

  • Bir şeyi kötü ve kerih görmek. Beğenmemek, nefret etmek. Bir şeyi cebir ve ikrah ile işlemek.

istikzar

  • Kir ve pisliklerden nefret etme, tiksinme.

meyl-i nefret

  • Nefret etme eğilimi.

muakara

  • Nefret etmek.

mübaadet

  • (Bu'd. dan) Birbirini sevmeyip uzak ve soğuk durma. Nefret etme.
  • İki kişi birbirinden uzaklaşma.

mübahele

  • Birbirinden nefret etme.
  • Birbirine lanet okuma. Beddua etme.
  • Birine beddua etme, ilenme, birinden nefret etme.

münaferat

  • (Tekili: Nefret) Nefret etmeler, tiksinmeler. Arada olan soğukluklar.
  • Nefret etmeler, karşılıklı soğuk davranmalar.

münaferet

  • Birbirinden kaçıp nefret etmek, karşılıklı huzursuzluk.
  • Adâvet, hased ve şeref cihetinde hakeme müracaat eylemek.
  • Birbiri ile müfahere eylemek.

nüşus

  • Yüksek olmak, yücelmek.
  • Nefret etmek.

nüşuz

  • Yüksek olmak, yücelmek.
  • Kadının, erkeğinden kaçıp nefret etmesi.

tenafür / tenâfür / تنافر

  • Birbirini itme, birbirinden nefret etme.
  • Birbirinden nefret etme. (Arapça)
  • Kulağa hoş gelmeyen sözcükleri sık sık kullanma. (Arapça)

tenafur-u kulub / tenafur-u kulûb

  • Kalplerin birbirinden nefret etmesi.

tenafür-ü kulub / tenafür-ü kulûb

  • Kalblerin birbirinden nefret etmesi.

teneffür / تنفر

  • Çekinme. Kaçınma. Nefret etme. İğrenme.
  • Nefret etme.
  • Nefret etme.
  • Nefret etme, iğrenme. (Arapça)
  • Teneffür etmek: Nefret etmek, iğrenmek. (Arapça)

ze'r

  • Kerih görmek. İğrenmek. Nefret etmek.

zıddiyet

  • Birbirine muhâlif, zıt olma hâli. Zıtlık. Birbirinden nefret etme. Zıt fikir veya kanaat sahibi olanların durumu.