LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te nefisler ifadesini içeren 16 kelime bulundu...

adl

  • Hakkaniyet. Adâlet üzere oluş. Cevr ve zulüm etmeyip nefislerde ve akıllarda istikameti kaim ve mâlum olan emir ve hâleti icra etmek. Doğruluk.
  • Her şeyi yerli yerince yapmak, beraber etmek.
  • Meyletmek.

cevahir-i nüfus

  • Nefisler cevherleri, değerli cevherler olan insanlar.

çile

  • Dervişlerin, nefislerini terbiye ederek tasavvuf yolunda ilerliyebilmek için kırk gün tenhâ bir yerde riyâzet (nefsin istemediği şeyler) ve ibâdetle meşgul olmaları.

enfas-ı halaik / enfâs-ı halâik

  • Yaratılmışların nefisleri.

enfus / enfûs

  • Nefisler, ruhlar.

enfüs / انفس

  • Nefisler, ruhlar; kişinin kendi iç âlemleri, kalp ve ruh dünyaları.
  • Nefisler. (Arapça)
  • Ruhlar. (Arapça)

hizb-üş şeytan

  • Şeytana ve nefislerine tâbi olanların grubu. Allah'ın kanun ve nizamına tâbi olmadan kafalarına güvenerek ve nefsanî arzularına uyarak gitmek isteyenler. Milleti, memleketi ve mukaddesatı yıkmağa çalışan ve ahlâksızlığa alıştıranların ve dinsizlerin topluluğu ve cereyanı.

lian

  • Lânetleşmek. İki kişinin birbirini lânetlemesi.
  • Fık: Zevc ile zevcenin hâkim huzurunda şer'i usulüne uygun olarak dörder defa şahitlikte bulunduktan sonra, nefislerine lânet ve gadab okumak suretiyle olan yeminleri. Buna: Mülâene, telâun, iltiân da denir.

melami / melâmî

  • Allahü teâlânın rızâsını kazanmak için çalışan, bu yolda farzları yapıp, haramlardan sakınan, şöhretten kaçındıkları için nâfile ve sünnetleri gizli yapan kimse. Nefislerini kınadıkları için melâmî adı ile anılmışlardır.

münafese

  • Başkasında görülen bir kemale imrenip ona yetişebilmek ve daha ileri gidebilmek için, nefislerin nefâsette, iyi şeylerde yarışması hissidir ki, nefsin şerefinden ve uluvv-i himmetinden neş'et eder. Hased ile arasında fark açıktır. Hased eden kimse, kemâle düşmandır; hased ettiği kimsenin zararından,

mürebbi-i nüfus

  • Nefislerin terbiyecisi.

nüfus / nüfûs / نفوس / نُفُوسْ

  • (Tekili: Nefs) Nefisler, canlar, şahıslar.
  • Nefisler.
  • Nefisler. (Arapça)
  • İnsanlar. (Arapça)
  • Nefisler, canlar.

nüfus-u emmare / nüfus-u emmâre

  • İnsana daima kötülüğü emreden, yasak zevk ve isteklere teşvik eden nefisler.

nüfus-u habise

  • Pis ve kötü nefisler.

nüfus-u islamiye / nüfus-u islâmiye

  • Müslümanların nefisleri, kendileri.

terbiye-i nüfus / terbiye-i nüfûs

  • Nefislerin terbiyesi.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın