LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te nasm ifadesini içeren 39 kelime bulundu...

aborda

  • İtl. Deniz teknelerinin rıhtıma, iskeleye veya başka bir tekneye yanlamasına yanaşması.

adem-i kabul

  • Kabule yanaşmama, bir hükme varmama.

adem-i tasdik

  • Tasdik etmeye yanaşmama; tasdiksizlik.

bünyan-ı mersus

  • Kaynaşmış sağlam bina. Birbirine kurşunla kenetlenmiş sağlam yapı.

cemş

  • Saçı yolmak veya traş etmek.
  • Gizli ses.
  • Parmaklarının uçları ile çekmek.
  • Gazel söylemek.
  • Oynaşmak.

gulgule / غلغله

  • Kaynaşma. (Farsça)

ihtilat / ihtilât / اختلاط / اِخْتِلَاطْ

  • Karışma. (Arapça)
  • Görüşme, kaynaşma. (Arapça)
  • İhtilât etmek: Karışmak. (Arapça)
  • Kaynaşma, karışma.

iktirab

  • (Kurb. dan) Yanaşma, yaklaşma, takarrüb.

iltiham / iltihâm

  • Kaynaşma.

iltiyam / iltiyâm

  • Kaynaşma.

imtina / imtinâ

  • Çekinme, yanaşmama, imkânsız olma.

imtizac / imtizâc

  • Birleşme, kaynaşma.
  • Uyuşma, kaynaşma.

imtizaç

  • Birbiriyle karışma, kaynaşma.

imtizac etmek

  • Kaynaşmak, uyum sağlamak.

imtizac-ı kimyevi / imtizâc-ı kimyevî / اِمتِزَاجِ كِمْيَوِي

  • Kimyasal kaynaşma, karışım.

imtizacat / imtizâcât

  • Kaynaşmalar.
  • Kaynaşmalar, uyuşmalar.

imtizackar / imtizackâr

  • Uyuşarak, anlaşarak, karışarak. Kaynaşmağa müsait surette. (Farsça)

iskele

  • Binada yüksek yerleri yapabilmek için kurulan geçici sal.
  • Deniz nakil vasıtalarının yanaşabilmeleri için deniz kıyısında yapılan yer.
  • Deniz kenarında ve deniz vasıtalarının yanaşmasına elverişli kasaba.
  • Bir memleketin deniz yolu ile yapılan ticaretine vasıta olan lima

istimzac / istimzâc

  • Kaynaşma, karışma.

istimzaç

  • Kaynaşmaya çalışma, uyum sağlamaya çalışma.

istimzaç etmek

  • Kaynaşmak, kaynaştırmak.

kademkeş

  • Ayağını çeken. Yanaşmayan, gitmeyen. (Farsça)

lett

  • Bağlama.
  • Karıştırma.
  • Vurma, dövme, dayak atma.
  • Yanaşma, yaklaşma.

memzuc

  • Kaynaşmış, birbiri içine girmiş, karışmış.

mübaale

  • Cilveleşme, oynaşma (karı-koca arasında).

mülaabe

  • (La'b. dan) Oynayıp eğlenme. Oynaşma.

mülaebe / mülâebe

  • (La'b. dan) Oynaşıp eğlenme. Oynaşma.
  • Oynaşma.

mülasaka

  • Ulaşma, yanaşma.
  • Bitişme, yapışma, iltisâk etme.

mümtezic / مُمْتَزِجْ

  • Kaynaşmış.

mümtezicen

  • Kaynaşmış olarak.

müttehid

  • Birleşmiş, kaynaşmış.

rıhtım

  • Gemilerin yanaşmalarına müsait şekle getirilmiş kıyı. (Farsça)

ruhi imtizac / ruhî imtizac

  • Ruhen kaynaşma, uyuşma, geçinme.

tekarün

  • (Karn. dan) Birbirinin yanına gelme. Birbirine yanaşma. Mukarenet.

telaub

  • (La'b. dan) Oynama. Oynaşma.

temazüc

  • Kaynaşma.

temazüç

  • Kaynaşma; iç içe geçme.

til'abe

  • Oynaşmak.

ülfet / الفت

  • Bir topluluğun din ve dünyâ düşüncelerinde inançlarında birbirlerine uygun olmaları. Dostluk, yakınlık kurmak, kaynaşmak.
  • Alışma, kaynaşma.
  • Görüşme, konuşma.
  • Dostluk.
  • Dostluk. (Arapça)
  • Kaynaşma. (Arapça)
  • Görüşme, konuşma. (Arapça)
  • Ülfet etmek: (Arapça)
  • Dostluk kurmak. (Arapça)
  • Kaynaşmak, alışmak. (Arapça)
  • Görüşmek, konuşmak. (Arapça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR